İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/875 E. 2025/11 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/875
Karar No
2025/11
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/875 KARAR NO : 2025/11 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2019 KARAR TARİHİ : 07/01/2025 Mahkememizden verilen 23/11/2021 tarihli...Karar sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 14/10/2024 tarihli... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderildiği anlaşılmakla, yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ..., davacıya ait ... plakalı ticari taksi ile 10.03.2019 günü saat 03:45 sıralarında Gazı Osman Paşa Bulvarından İki Çeşmelik yönüne giderken, yeşil ışığı geçer geçmez kavşak içerisinde, Basmane istikametine giden siyah ...marka aracın davacı aracına sağ ön kısmından çarptığını, kaza sonrası çekilen fotoğraflarda ...marka aracın...plakalı araç olarak belirlendiğini, kaza raporu tutulurken ...marka aracın olay yerini terk etmesi nedeni ile sürücü araç bilgilerinin tutanağa işlenmediğini, ...marka aracın plakası araca ait olmadığından ... nolu soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan incelemede...plakalı aracın 24.07.2017-08.03.2019 tarihleri arasında ... adına kayıtlı olduğunu, 08.03.2019 tarihinde online satış ile ... adına...plaka ile tescil edildiğini ve halen tescilin ... adına devam ettiğini, çarpmanın etkisi ile müvekkilinin ticari taksisinde sağ ön kısmından parça koptuğunu ve göçme meydana geldiğini, aracın tamiri için toplam 4.515,00-TL harcandığını, taksinin kazayı takip eden 5 gün tamirde kaldığını, günlük ortalama 250,00-TL getiri x5 gün=1.250,00-TL tutarında müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, ticari taksisinde kaza sonucu değer kaybının da meydana geldiğini, davalı aracının kaza tarihinde davalı... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, davacının zararında davalı sigorta teminatları oranında müteselsilen sorumlu olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, kusur eksikliği nedeni ile talebin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bilirkişi tarafından inceleme yapıldıktan sonra arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL parça işçilik bedeli, 250,00-TL kazanç kaybı ile 250,00-TL değer kaybı olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın, sigorta şirketi için sigorta teminatı ile sınırlı olmak üzere, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinin özetle: davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerektiğini, aksi takdirde açılacak belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, 10.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karıştığı belirtilen...plaka sayılı aracın davalı müvekkili şirkette... poliçe numarası ile 08.03.2019-08.03.2020 tarihleri arasında Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu zarardan sorumluluğunun ancak sigortalı sürücüsünün kusunun bulunmasına bağlı olduğunu, meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın kusuru olduğuna ilişkin hiçbir belge mevcut olmadığını, kaza tespit tutanağının sadece davacı tarafın beyanına göre düzenlenmiş olduğundan geçerliliğinin de söz konusu olmadığnı, dava konusu trafik kazasının vuku bulmasında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, sigortalı...plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğu kabul edilse dahi müvekkili sigorta şirketinin ZMM sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup sadece ve sadece doğrudan zarardan sorumlu olduğunu, kaza sebebi ile oluşan bir kazanç kaybı var ise bu bedel dolaylı bir zarar olup dolaylı zararlar sebebi ile sigortalının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden müvekkili sigorta şirketinin kazanç kaybı bedelinden sorumlu olmayacağını, davacının müvekkili sigorta şirketinden talep ettiği faizin başlangı tarihinin olay tarihi değil, başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası itibariyle talep edilebileceğini beyan etmekle, davanın usulden reddine, aksi takdirde dava şartı yokluğundan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmisini talep etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde düzenlenen ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 10/03/2019 tarihli kaza nedeniyle davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, hasar dosyası ve varsa başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar, 3-Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 4-10/03/2019 Trafik Kazası Tespit Tutanağı, 5-İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü nezdinde...plakalı araç ile...plakalı araç ve... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil kayıtları, 6-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan ramer kaydı, 7-Keşif tutanağı, 8-Tanık beyanları, 9-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma sayılı dosyası, 10-Bilirkişi heyetinin 14/09/2021 havale tarihli raporları, 11-Davacı vekilinin 26/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi, 12-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 14/10/2024 tarihli ... Karar sayılı ilamı, 13-İzmir... İcra Dairesini...Esas sayılı dosyası, 14-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 10/03/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan parça işçilik bedeli ve değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen parça işçilik ve değer kaybı bedellerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kazanç kaybı bedelinin belirlenerek belirlenecek kazanç kaybı bedelinin davalı ...'den tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesine müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Davacı vekilince bildirilen iş yerlerine müzekkere yazılarak dava konusu araca ait tamirat işlemlerine ilişkin tüm evrak ve kayıtlar celp edilmiştir. Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak düzenlenen 10/03/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında...plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle beyanı alınamadığından kusur tespiti yapılmadığının belirtildiği dikkate alınarak, trafik kazasının oluşumunda araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdiklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde 30/04/2021 günü saat 09:30 itibariyle refakate bir trafik alanında uzman bilirkişi alınarak keşif icrasına karar verilmiş olup, mahallinde keşif icra edilmiştir. Mahallinde 02/07/2021 tarihinde icra edilen keşifte beyanı alınan davacı tanığı ..., davacıya ait... plakalı aracın şoförü olduğunu, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği anda aracı kendisinin kullandığını, sabaha karşı Alsancak tarafına yolcu bıraktığını, durağına dönerken kazanın gerçekleştiği Çankaya Kavşağında Eşrafpaşa istikametinde kırmızı ışıkta bekleme yaptığını, kendisine yeşil ışık yandığını, sağ tarafında bulunan araç ile birlikte harekete geçtiklerini, sağındaki aracın aniden fren yaptığını, sağ tarafında araç bulunduğu için sağ kısımdaki aracı göremediğini, sağındaki araç fren yapınca kendisinin de fren yaptığını, ancak Konak istikametiden gelmekte olan aracın kendisine yanan kırmızı ışığı farketmeyerek sevk ve idaresindeki aracın sağ kısmından çarptığını, aracın plakasını hatırlamadığını, ancak araç şoförünün kazadan sonra araçtan indiğini, kendisiyle görüştüklerini, adını sormadığını, ancak çarpan aracın plakasını içerir şekilde fotoğrafını çektiğini, çarpan şahsın eşinin arabada olduğunu ve kazadan ötürü korktuğunu söylediğini, akabinde aracına binerek kaza mahallinden uzaklaştığını, kaşı araç sürücüsünün alkollü olduğunu, alkol kokusunu aldığını, sürücünün olay yerinden kaçması akabinde polisi aradığını, polisin geldiğini, aracın plakasını kendilerine verdiğini, ancak aracın plakasının sistemde çıkmadığını, bu sebeple tutanağa geçilmediğini, polislerin araç plakasının sahte olabileceğini söylediklerini beyan etmiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir otomotiv alanında uzman bilirkişi ile keşfe iştirak eden trafik alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 10/03/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, keşif tutanağı, tanık beyanları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, tramer kayıtları, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odasının ticari taksilerin günlük ortalama gelirlerine ilişkin müzekkere cevabı ile sair deliller göz önünde bulundurularak,...plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu trafik kazasına sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda davacıya ait....plakalı araçta meydana gelen hasar oluşumunun ve dava konusu araca ait tamirat evraklarının birbiri ile uyumlu olup olmadığının, aracın tamirat süresinin, hasar bedeli, aracın tamirat süresince çalışamaması sebebiyle kazanç kaybı bedeli ve hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi heyeti 14/09/2021 havale tarihli raporlarında sonuç olarak, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesi açısından hasar dosya içeriğindeki 23.03.2019 tarihli fatura incelendiğinde turbo radyatörü V kayışı turbo seğmanı hariç ekspertiz raporu ile uyumlu olduğunu, ekspertiz raporundan indirim uygulandığını, içtihatlar gereği indirimsiz ve KDV dahil hesaplama yapılması gerektiğinden hasar tutarının KDV dahil 4.350,00-TL olduğunu, aracı bu kazadan önce 11 adet hasar kaydı olduğunu, dosya içeriğindeki kazaları incelendiğinde aynı yerden daha öncede hasarı olduğunu, 02.06.2017 tarihli kazasının ağır hasarlı kayıtlı olduğu dikkate alındığında içtihatlar gereği değer kaybı olmayacağını, aracın eksper raporuna göre 7 günde onarılacağı belirlenmiş ise de davacı vekilinin talep dilekçesinde onarımın 5 gün içinde yapıldığını beyan ederek 5 günlük kazanç kaybı talep ettiğini belirttiğini, aracın ticari taksi olduğu dikkate alındığında şoför, amortisman, yakıt gibi tüm giderler düşüldükten sonra 2019 Mart ayı itibari ile okulların açık olması, havanın yağışlı olabileceği, bu günlerde daha fazla taksi ihtiyacının olduğundan günlük 250,00-TL olmak üzere (250,00-TL*5) 1.250,00-TL kazanç kaybı olacağını mütalaa etmişlerdir. Davacı vekilinin 26/10/2021 havale tarihli ıslah dilekçesinde, davanın... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 4.350,00-TL'ye, ... yönünden ise 5.600,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve ıslah edilen bedel üzerinden hesaplanan eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir. Alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, dava konusu trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta 4.350,00-TL bedelinde hasar oluştuğu ve aracın tamiri süresince ikame araç bedelinin 1.250,00-TL olduğu, dava konusu aracın trafik kazasından daha önce karıştığı 11 adet trafik kazasında iş bu davaya konu trafik kazasında hasar gören parçalarının hasar görmesi neticesinde değer kaybına uğramayacağı mahkememizce kabul edilmiş olup, her ne kadar keşif sırasında alınan tanık beyanında sigortalı aracın kırmızı ışık ihlali yapmış olduğu belirtilmiş ise de, tanığın dava konusu aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu, dava konusu aracın maliki olan davacının çalışanı olduğu, beyanlarının sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğu, kazanın sigortalı aracın sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yapması sonucunda gerçekleştiğine ilişkin başkaca herhangi bir delil bulunmadığı hususları çerçevesinde, kazanın gerçekleşmesi açısından kırmızı ışık ihlali yapan aracın tespit edilememesi sebebiyle dava konusu trafik kazasının, kazaya karışan her iki araç sürücüsünün %50 oranında kusurları neticesinde meydana geldiği, tarafların %50 oranında kusurları neticesinde davacının talep edebileceği tazminat bedellerinin hasar bedeli yönünden 2.175,00-TL, ikame araç bedeli yönünden ise 625,00-TL olduğu belirlenmiştir. Mahkememizden verilen 23/11/2021 tarihli...Karar sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 14/10/2024 tarihli...Karar sayılı ilamı ile "Eldeki dava dosyasında, İlk derece mahkemesince HMK'nun 297 ve devamı maddelerine aykırı olarak, tefhim edilen kısa kararda hasar bedeli ve ikame araç bedeline ilişkin taleplerinin tamamı kabul edilmiş iken, karar gerekçesinde "kırmızı ışıkta hangi sürücünün geçtiği tam olarak belirlenemediğinden" hasar bedeli ve ikame araç bedelinin %50'sine karar verilmesi gerektiği belirtilmek sureti ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. İstinaf incelemesi yapılabilmesi için delillerin değerlendirildiğini gösterir biçimde usulüne uygun gerekçeli kararın bulunması zorunludur. Mahkemece, dosyada toplanan deliller tartışılıp değerlendirilerek, tefhim edilen hüküm sonucuna nasıl ulaşıldığının, gerekçede açıklanmalıdır. Kararda hiç ya da yeterli gerekçeye yer verilmemesi veya gerekçenin kendi içinde çelişir olması halinde istinaf incelemesi yapılabilecek usulüne uygun bir karar bulunmadığı için delillerin hiç değerlendirilmemiş olduğunun kabulü gerekir. Denetime elverişli usulün aradığı niteliklere haiz bir kararın bulunması istinaf incelemesinin yapılabilmesinin ön şartı olup, bu nitelikte olmayan bir kararla ilgili olarak istinaf denetim ve yargılaması yapılarak bir hüküm verilemesi de mümkün değildir. İstinaf incelemesi yapılan yukarıda yazılı kararın gerekçesinde, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillere, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin çelişkili olduğu anlaşıldığından HMK’nın 297. maddesinde belirtilen şekilde ve denetime elverişli gerekçe içerir ve denetlenebilir bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kabule göre de; somut olayda davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıkça belirtilmesine karşın, Mahkemece davanın kısmi alacak davası olarak değerlendirilerek sonuçlandırılması yerinde olmamıştır. Belirsiz alacak davasına konu alacaklar bakımından faiz başlangıç tarihi dava tarihidir. Bu itibarla davaya konu trafik kazası da haksız fiil olduğundan, kabul edilen alacak kalemleri için davalı işleten ... yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi için ihbarı takip eden 8 iş günü sonundan itibaren faiz yürütülmemesi isabetli olmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiş olup, kaldırma kararı akabinde dosya mahkememizin...Esas sayılı sırasına kaydı yapılarak devam olunmuştur. Davacı vekilinin 07/01/2025 tarihli duruşmadaki beyanında karardan sonra ilamı istinaf etmeyen davalı ...'in, ilamdan kaynaklı alacaklarını ödediği, davalı ...'in yaptığı ödeme ile tam kusurlu olduğunu ve haklılıklarını zımnen kabul ettiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığını beyan ettiği görülmektedir. İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı vekilinin icra dosyası borcunun borçlu ... tarafından haricen ödendiğini beyan ettiği ve tahsil harcını icra veznesine yatırdığı görülmekle, bu kapsamda davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmıştır. Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. Borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/19- 525 E., 2015/2839 K. Sayılı ilamı ) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...abuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 10/03/2019 tarihli kaza nedeniyle davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, hasar dosyası ve varsa başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 10/03/2019 Trafik Kazası Tespit Tutanağı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü nezdinde...plakalı araç ile...plakalı araç ve... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan ramer kaydı, keşif tutanağı, tanık beyanları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi heyetinin 14/09/2021 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 26/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 14/10/2024 tarihli ... Karar sayılı ilamı, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 10/03/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan parça işçilik bedeli ve değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen parça işçilik ve değer kaybı bedellerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kazanç kaybı bedelinin belirlenerek belirlenecek kazanç kaybı bedelinin davalı ...'den tahsili taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının davacı taraf sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı ticari aracı ile Gazi Osman Paşa Bulvarını takiben Eşrefpaşa istikametine seyir halinde iken Fevzi Paşa Bulvarı ışıklı kavşağına geldiğinde beyanına istinaden yeşil ışıkta geçtiği esnada kavşağın içinde aracının sağ ön yan kısımlarına, sağı Fevzi Paşa Bulvarından Basmane istikametine seyir halinde olan ve kaza anında üzerinde ...plaka takılı aracın sol ön kısımları ile çarpıp olay yerini terk etmesi neticesinde vuku bulduğu, dava konusu trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta 4.350,00-TL bedelinde hasar oluştuğu ve aracın tamiri süresince ikame araç bedelinin 1.250,00-TL olduğu, dava konusu aracın trafik kazasından daha önce karıştığı 11 adet trafik kazasında iş bu davaya konu trafik kazasında hasar gören parçalarının hasar görmesi neticesinde değer kaybına uğramayacağı, her ne kadar keşif sırasında alınan tanık beyanında sigortalı aracın kırmızı ışık ihlali yapmış olduğu belirtilmiş ise de, tanığın dava konusu aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu, dava konusu aracın maliki olan davacının çalışanı olduğu, beyanlarının sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğu, kazanın sigortalı aracın sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yapması sonucunda gerçekleştiğine ilişkin başkaca herhangi bir delil bulunmadığı hususları çerçevesinde, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile mahkememizin yerleşik uygulaması çerçevesinde kazanın gerçekleşmesi açısından kırmızı ışık ihlali yapan aracın tespit edilememesi sebebiyle dava konusu trafik kazasının, kazaya karışan her iki araç sürücüsünün %50 oranında kusurları neticesinde meydana geldiğinin kabulünün gerektiği, tarafların %50 oranında kusurları neticesinde davacının talep edebileceği tazminat bedellerinin hasar bedeli yönünden 2.175,00-TL, ikame araç bedeli yönünden ise 625,00-TL olduğu, İzmir...cra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin icra dosyası borcunun borçlu ... tarafından haricen ödendiğini beyan ettiği ve tahsil harcını icra veznesine yatırdığı, ödenen bedeller dikkate alındığında davanın hasar bedeli ve ikame araç bedeli talepleri yönünden konusuz kaldığı, değer kaybı bedeli yönünden ise davanın haklılığının bulunmadığı göz önünde bulundurularak, açılan davanın hasar onarım bedeli ve ikame araç bedeli talepleri yönünden konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, değer kaybı bedeli yönünden ise reddine karar vermek gerekmiş ve yapılan ödeme ile davacı tarafın haklılığının kabul edildiği dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın hasar onarım bedeli ve ikame araç bedeli talepleri yönünden konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Açılan davanın değer kaybı bedeli talebi yönünden REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, 44,40-TL peşin harç ve 78,56-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 492,44‬-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 91,50-TL elektronik tebligat, 517,00-TL normal tebligat, 392,80TL posta masrafı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 120,00-TL keşif yol ücreti, 419,90-TL keşif harcı, 78,56-TL tamamlama harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.708,56-TL yargılama giderinin verilen kararın niteliğine göre 2.486,54-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin 16,39-TL'sinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı... Sigorta Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı... Sigorta Anonim Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 250,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin verilen kararın niteliğine göre 1.211,80-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 108,20-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...'in yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/01/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/875, K. 2025/11, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-875-e-2025-11-k-c906105cea7c