İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/872 E. 2026/745 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/872
- Karar No
- 2026/745
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/872 KARAR NO : 2026/745
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... hizmet birimlerinde ... işlerini yürütmekte olan ... Şirketi(yeni ünvanı: ... Şirketi) nezdinde çalışmış olan ...(...) tarafından kıdem tazminatının tahsili amacıyla davacı ... ve ... Şirketi( yeni ünvanı: ... Şirketi) aleyhine Antalya ... İş Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası kapsamında açılan davada mahkemenin .../... E., .../... K., ... tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu karar aleyhine davacı ... tehir-i icra talepli olarak istinaf yoluna başvurduğunu, ancak Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi .../... E., .../... K., ... Tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen kararın kesinleştiğini, bahse konu mahkeme ilamına binaen ...(...) vekili ... hesabına kıdem tazminatı ve vekalet ücreti (stopaj kesintisi yapıldıktan sonra) olmak üzere toplam ...-TL, ... tarihinde ödendiğini, ödeme yapılırken de ...'ye ödenecek vekalet ücretinden ...-TL stopaj kesintisi yapılmış olduğunu, yani davacı ... nın zararının ...-TL+ ...-TL = ...-TL olduğunu, buna ek olarak davacı tarafça Antalya ... İş Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası için ...-TL masraf yapıldığını, bu masraftan kendi üzerine düşen miktardan da davalı firmanın sorumlu olduğunu, davacı kurumca hesaplamalara göre ödenen ...-TL'nin ...-TL'sinden ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ... Şirketinin( yeni ünvanı: ... Şirketi) sorumlu olduğunun tespit edildiğini, Antalya ... İş Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası için yapılan ...-TL masraftan ise herbir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek REESKONT AVANS faizi ile birlikte... Şirketinin( yeni ünvanı: ... Şirketi) ve diğer davalıların sorumlu olduğunun tespit edildiğini, yapılan masrafın ...- TL'LİK kısmından davalı ... Şirketinin( yeni ünvanı: ... Şirketi) firmasından tahsili gerektiğini, bu itibarla Mevzuata, sözleşme hükümlerine ve Yargıtay'a göre sorumluluk yüklenici ... Şirketinde( yeni ünvanı: ... Şirketi) olduğundan anılan şirket aleyhine sorumlu olduğu miktar üzerinden Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığını yüklenicilerden... Şirketi’nin( yeni ünvanı: ... Şirketi) ... tarihinde icra takibine kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilerek davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesi için iş bu davanın açıldığını, yüklenici- davalı şirketlerin davacı ... ya karşı taahhüt etmiş oldukları işi kendi personelleri eliyle yürütmekte olduğunu, Banka ile şirket elemanları arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, iş akitlerinin dava dışı işçi ile davalı firmalar arasında kurulduğunu, davalı firma işçisine Bankaca ödenen kıdem tazminatı konusunda, davalı alt işveren sıfatıyla sorumlu olduğundan, ödenen miktarın gerek Borçlar Kanunu hükümleri ve gerekse sözleşme hükümleri gereğince rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, dava dışı işçinin "özlük dosyası", "ücret bordroları", "puantaj kayıtları" ve "giriş kayıtları" gibi kayıtların de yüklenici firmalar tarafından tutulduğu ve yüklenici firmalar adına düzenlendiğinin de açık olduğunu, İzah edildiği üzere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücretinin ödemesi yapılan dava dışı işçinin, davacı ... nın hizmet alımı yaptığı davalı şirketlerin işçisi olup, davacı ... ile arasında herhangi bir akit bulunmadığından, davacı ... aleyhine sorumluluk doğması da yasa ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olacağını davalı firmalarla imzalanan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davacı ...'nın nihai sorumluluğu hizmet alım sözleşmelerinin bedelini ödemekten ibaret olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, “Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş ile İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları” başlıklı 22. maddesinde aynen; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” Denmekte olduğunu, Genel Şartnamesinin “Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları” başlığı altındaki “Çalışanların Özlük Hakları” nı düzenleyen 38. maddesinde çalışan işçilerin her türlü ücret ve özlük haklarından bizzat yüklenicinin sorumlu olduğunu en açık şekilde ifade ettiğini, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu olmadığını beyanla davanın kabulü ile Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ve davalı şirketin ünvanının, unvan tür değişikliği ile “ ... ... A.Ş “ olarak değiştini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla rücu isteminin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğradığını davacı tarafın ... tarihinde ödeme yapıldığını iddia etmesine karşın aradan 4 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra icra takibi yaptığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının sorumluluğunun işçinin devir tarihindeki ücreti ve kendi çalışma dönemi ile sınırlı olduğunu taraflar arasında işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olacağına dair bir düzenlemenin mevcut olmadığının, TBK 167 madde uyarınca dava dışı işçinin davalı şirket nezdindeki hizmet süresiyle sınırlı olan sorumluluğunun yarı oranında belirlenmesi gerektiğini iddia edilen alacağın likit bir alacak olmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği beyana davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki hizmet alımı sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçi ...'a kıdem tazminatı alacaklarının davacı tarafından ödenmesi nedeniyle rücu alacağına ilişkindir. Dava dışı işçi ...'ın özlük dosyası ve davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri getirtilmiştir. Bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; Davalı ... Şti ( Yeni Ünvanı: ... A.Ş)’nin ; ödenen kıdem tazminatından TAM SORUMLULUK esasına göre Brüt ... TL , Net ... TL ‘den, YARI YARIYA SORUMLULUK esasına göre ise; Brüt ... TL, Net ... TL ‘den sorumlu olacağı, Davacı kurumca, dava dışı ... tarihinde dava dışı işçi vekili hesabına “ ... /... E ... KID.TAZ.YARGILAMA GİDERİ ve HARCI ve FAİZİ “ açıklaması ile ödeme yaptığı ve ödeme emrinde ve dava dilekçesinde ödeme tarihinden takip tarihi olan ... tarihine kadar reeskont faizi işletildiği gözetildiğinde; TAM SORUMLULUK esasına göre Brüt ... TL’ye işleyecek reeskont avans faizinin ... TL, Net ... TL’ye işleyecek reeskont avans faizinin ... TL, YARI YARIYA SORUMLULUK esasına göre ise; Brüt ... TL’ye işleyecek reeskont avans faizinin ... TL, Net ... TL’ye işleyecek reeskont avans faizinin ... TL olacağı, Antalya ... İş Mahkemesinin .../... E, .../... K sayılı gerekçeli kararında yargılama gideri ve masraflar olmak üzere; Davalı ... Şti ‘nin net ... TL, net ... TL, net ... TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu belirtilmiş, Son olarak dosya kapsamından dava dışı işçi vekilince düzenlenen ... tarih, ... TL net bedelli Stopaj bedelli Serbest Meslek Makbuzu uyarınca stopaj bedelinin ... TL olduğu hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf vekilleriniin tüm iddia ve itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor hazırlanması istenilmiş, bilirkişi ek raporunda Davacının talebi olan, ödenen vekalet ücretinden yapıldığı belirtilen gelir vergisi stopajının rücu edilip edilemeyeceği hususunda takdir Sayın Mahkemenizde olmak üzere yukarıda belirtildiği gibi davalı şirketin sorumlu olduğu döneme yönelik oranlama esas alınarak hesaplanmıştır. Son olarak davacı taraf rapora karşı beyan dilekçesinde Ant ... İş mahkemesine sunulan vekaletnamelere yönelik vekalet suret harcı, dilekçenin Ankara Mahkemeleri aracılığıyla gönderilmesinden kaynaklanan posta pulu gideri, istinaf başvuru harcı, karar ilam harcı gibi masrafları da davalıdan tahsil edebileceğini iddia etmiş olmakla tabloda her bir alacak kalemi ve seçenekli olarak işleyecek faiz miktarları ayrı ayrı belirtilerek ve davalı şirketin sorumlu olduğu döneme yönelik oranlama esas alınarak yapılan hesaplaması Sayın Mahkemenize sunulmuş ve hangi alacak kaleminin rücu edilebileceği ve işleyecek faiz türü yönündeki hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenizde olduğu hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının işveren olan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcuttur. Dava, asıl işveren davacının, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin talebi sonrasında ödemek zorunda kaldığı alacağın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, işçiye karşı olan bu tazmin yükümlülüğü nedeniyle asıl ve alt işverenler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6.maddesi gereğince müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Burada Kanun’dan doğan bir teselsül hali söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2735 Esas, 2022/2436 Karar sayılı ve 26/04/2022 tarihli kararında belirtildiği gibi; "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. " şeklindedir. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.(Yargıtay 6.HD. 23/12/2021 tarih, 2021/1394 E, 2021/2540 K.) Eldeki dava dosyasında yapılan inceleme neticesinde; Taraflar arasında imzalanmış olan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğindeki şartnamelerde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel şartnamenin 6. Bölümüne göre belirleneceği kararlaştırılmış olup, yüklenicinin bunlara uymakla yükümlü olduğunun düzenlendiği görülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen Personel çalıştırmaya dayalı hizmet alım sözleşmeleri düzenlenmiş olup, Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş kararlarının 4857 Sayılı İş Kanunu'nda 6552 Sayılı yasa ile hizmet alım sözleşmesi ile çalıştırılan işçiye tazminat ve alacaklarının idarece ödeneceği yönünden getirilen değişikliğin işçiyi koruma amaçlı olduğu, emredici nitelikte olmadığı bu hükmün aksi yönünde tarafların her zaman sözleşme düzenleyebilecekleri, nitekim taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile şartnamenin 38. maddesi ile yüklenicinin çalıştırdığı işçinin kıdem tazminatı gibi işçilik haklarından sorumluluğunda mevzuat ve genel şartnameye işaret edildiği anlaşılmıştır. Teknik şartnameler ve Genel şartnamede ihale makamının denetim ve kontrol sorumluluğu dışında bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Böylece davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak üzere ödeme yapan idareye karşı sorumlu olduğu, bilirkişi raporu ile davalının dava dışı işçiye çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu olduğu tutarın hesaplandığı, işbu raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının sorumluluğunda olan ödemelerinin rücu isteminin yerinde, yine yukarıda içeriği paylaşılan Yargıtay kararı da emsal alındığından yapılan ödemelerin ferisi niteliğinde olan faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderinin de davalının sorumluluğunda olduğu, ayrıca ödemeden itibaren temerrüt gerçekleşeceğinden, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE davalının Antalya Banka İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden takibin DEVAMINA, 2-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli ... TL peşin harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile eksik alınan ...-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA , 4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek ...-TL yargılama gideri, ... TL ilk dava gideri ve ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, E- duruşma talep eden davacı vekili ... ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili ... ...'nun yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza