İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/856 E. 2025/1009 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/856
Karar No
2025/1009
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/856 Esas KARAR NO : 2025/1009 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin, davacı müvekkilinin yaralanmasına neden olan ... plakalı aracı... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, davalı ...'nın ise aracın maliki ve sürücüsü olduğunu, davalı araç sürücüsü...'nın sevk ve idaresindeki... plaklı aracı ile 19.03.2023 tarihinde İzmir ili, Karabağlar ilçesi,... Kavşağı istikametinden ...Petrol Kavşağı istikametine giden... plakalı aracıyla seyir eden davacı müvekkilinin aracına çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davalı araç sürücüsü malik ...'nın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracının bu kazada kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin aracında yaklaşık 123.000 TL'lik hasar meydana geldiğini ve bu nedenle aracın değer kaybına uğradığını, kaza sonrası müvekkilinin aracında yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen ekspertiz raporuna göre müvekkilinin aracında yaklaşık 123.000 TL'lik maddi hasarın oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin, davalı araç sahibine ulaşarak zararın giderilmesini istediğini ancak herhangi bir sonuç alamadığını, yine davalı sigorta şirketine 27.09.2023 tarihli dilekçe ile kaza ihbarında bulunulduğunu ve araçta meydana gelen değer kaybının talep edildiğini, ihbar dilekçesinin davalı sigorta şirketine 29.09.2023 tarihinde teslim edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle aracından 3 ayı aşkın süre mahrum kaldığını, müvekkilinin bu nedenle davalı araç maliki sürücüsünden ikame araç bedeli talebinin de olduğunu belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400,00 TL değer kaybı alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zararla sınırlı olmak üzere) hasar gününden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, 100,00 TL ikame araç bedelinin münhasıran davalı araç maliki sürücüden kaza gününden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, adli yardım taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 19.03.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirtilen... plakalı aracın 17.02.2023 - 17.02.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere...numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile...adına kaza tarihi itibarıyla, hasar halinde araç başına 120.000,00 TL azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın meydan gelmesi akabinde davacı tarafından araç hasarı ve değer kaybına ilişkin müvekkili şirkete yapılan başvuru doğrultusunda... nolu hasar dosyasının açıldığını, aracın maddi hasarına ilişkin... nolu dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından davacı ile mutabık kalınarak aracın tamir edildiğini ve ekspertiz raporu doğrultusunda davacıya 90.000,00-TL araç hasarı ödemesi yapıldığını, değer kaybına ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin olarak ise söz konusu kazanın davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine ihbarı sonrasında müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve davacı vekiline 30.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile kaza tarihi itibariyle teminat limiti olan 120.000-TL'nin ödeme yapılarak tüketildiğini, müvekkili sigorta şirketinin, işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, mahkemece öncelikle araç hasarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespitine yönelik olarak bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacıya ait aracın değer kaybı hesabının yapılabilmesi için gerekli bilgilerden olan davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının, aynı bölgeye daha önceden hasar almış olup olmadığının ve kaza tarihinde kilometresinin kaç olduğunun tespitini talep ettiklerini, davada talep edilen davalıya ait araç maddi hasarlı trafik kazası sonucu ikame araç bedelinin hem trafik sigortalı genel şartları hem de KTK'ya göre teminat dışı olduğunu, kazanç kaybına ekonomik geleceğin sarsılmasına dayalı tazminat taleplerinin ise müvekkil şirketçe karşılanma olanağının bulunmadığını, davacının kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, her halde faize hükmedilecek ise müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen trafik poliçesindeki kaza tarih itibariyle 120.000-TL'lik teminat limitinin tükenmiş olması sebebiyle müvekkili şirket yönünden davanın reddine, izah edilen hususun tespiti için davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının SBM'den talep edilerek SBM'den talep edilmesine, dolaylı zararların trafik poliçesinden tazmin edilemeyeceğinin tespitine, mahkemece resen seçilmek üzere araç maddi hasar hesaplamalarında sigortacılık alanında uzman 64 kod numaralı bilirkişiye tespit için atanmasına karar verilmesine, diğer cevaplarının da göz önünde tutularak karar verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, 19.03.2023 tarihinde davalı ... Anonim Şirketinden Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları bulunan... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen, ikame araç bedelinin ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sahibinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya otomotiv uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 28/04/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından kazaya karışan...plakalı araç sürücüsü...a'nın Kanununun asli kusurlardan Madde 84 “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” ve diğer Madde 57 “Kavşaklarda geçiş hakkı” kurallarını ihlal ettiğinden dolayı bu kazanın oluşumunda ana etken olduğu, kazaya karışan... plakalı araç sürücüsü...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun diğer kusurlardan Madde 52 “Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak” kuralını ihlal ettiğinden dolayı bu kazanın oluşumunda etken olduğu; Değer Kaybı Bakımından 2011 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, Mart 2023 kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 310.000 TL ile 315.000 TL olduğu, ortalama değerinin 312.500 TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (360.000 TL) onarım sonrası rayici (312.500 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 47.500,00-TL olduğu; Araç Mahrumiyet Zararı / İkame Araç Bedeli Bakımından davaya konu aracın makı iresinin 15 gün olduğu, yapılan piyasa araştırmasında, davaya konu aracın kaza tarihinde aynı özellikteki muadil benzerinin günlük (sürücü, yakıt vs. hariç olmak üzere) ortalama 800 TL/gün bedele kiralanabileceği, buna göre davaya konu aracın onarımı esnasında ortaya çıkacak ikame araç bedelinin (15 gün x 800 TL/gün) toplam 12.000,00-TL olduğu, 2023 yılı KMA ZMMS trafik sigortası poliçe limitinin hasar durumunda araç başına 120.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ... nolu hasar dosyası kapsamında davacıya 12.06.2023 tarihinde 90.000,00-TL hasar ödemesi,...numaralı hasar dosyası kapsamında 17.10.2023 tarihinde 30.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığı, buna göre, davalı sigorta bakımından toplam ödemenin 120.000,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı hususlarında görüş bildirilmiştir. TBK'nun 74. maddesi uyarınca kusurun varlığı ile kusur oranının belirlenmesinin hukuk hakimine ait olduğu göz önünde tutularak Mahkememizce 24/06/2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının ise %25 kusurlu olduklarının tespitine" şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur. 24/06/2025 tarihli duruşmada davacı vekili talep artırım dilekçesi sunmak üzere taraflarına süre verilmesini talep ettiğini beyan etmiş mahkememizce aynı duruşmanın 2 nolu ara kararı ile davacı vekiline ıslah talebinde bulunması için bir haftalık kesin süre verilmiş ancak davacı vekili tarafından dava ıslah edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü, yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle yapılan değerlendirmede tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü davalı ...nın %75, davacı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin 47.500,00-TL, ikame araç bedelinin ise 12.000,00-TL olduğu, mahkememizce 24/06/2025 tarihli duruşmada davacı vekiline talebi üzerine ıslah dilekçesini sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından kendisine verilen kesin süre içerisinde davanın ıslah edilmediği anlaşılmakla, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da kabul edildiği üzere, trafik kazasının gerçekleşmesinde kusuru bulunan araç sürücüsü ve maliki ile aracın sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketinin, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatiyle taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile, 1-300,00-TL değer kaybı tazminatının, davalı ... Anonim Şirketi yönünden (poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 12/10/2023 tarihinden itibaren, davalı ...yönünden kaza tarihi olan 19/03/2023'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-75,00-TL ikame araç bedelinin, davalı ...dan kaza tarihi olan 19/03/2023'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 85,00-TL elektronik tebligat, 175,00-TL tebligat posta masrafı, 5,00-TL (KEP) posta masrafı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.620,20-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 375,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/10/2025

Katip... ¸e-imza

Hakim... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/856, K. 2025/1009, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-856-e-2025-1009-k-aac2f51f249d