İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/832 E. 2025/914 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/832
Karar No
2025/914
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ...'ın 31/03/2024 tarihinde ... plakalı araç ile Konya ili ... ilçesi Beyşehir Caddesi çevre yolu istikametinde seyir halindeyken zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ... plakalı davalı ...'a ait daalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın davacının aracına çarpması sonucu davacı ...'ın ağır bir şekilde yaralandığını, diğer davacı ...'a ait ... plakalı araçta da maddi hasar meydana geldiğini, kaza sebebiyle davacı ...'ın vücudunda çok sayıda hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğini, davacının kaza tarihi itibariyle çiftçilik ve hayvancılık yaptığını, herhangi bir sigorta kaydı olmadığını, davacı ...'ın ... plakalı aracın hurdaya çıktığı gibi nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ...'ın maluliyeti, efor kaybı ve sürekli iş göremezliği sebebiyle uğradığı maddi zararlarına karşılık şimdilik 1.000,00TL belirsiz alacağın, iyileşme süresi içinde sürekli malul kaldığından geçici iş göremezliği sebebiyle uğradığın maddi zararlarına karşılık 1.000,00TL belirsiz alacağın, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan zorunlu tedavi giderlerine karşılık şimdilik 1.000,00TL belirsiz alacağın, bakıcı giderleri için 1.000,00TL belirsiz alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ...'ın ... plakalı araçta meydana gelen hasara karşılık şimdilik 1.000,00TL belirsiz alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya verilmesini, ... plakalı aracın hurdaya çıkması sebebiyle davacının yeni araç satın alma süresi belirlenerek araç mahrumiyeti bedeline karşılık şimdilik 1.000,00TL belirsiz alacağın kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan alınıp davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hesabı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın tescil kayıtlarının istenilerek aracın ZMMS poliçesinin tespitinin gerektiğini, davacının dava açmadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapmadığından dava şartını yerine getirmediğini, aleyhlerine hüküm kurulması durumunda davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili kurumunun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiği gibi nedenlerle cevap dilekçesinin kabulü ile davacının davasının reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Kazanın meydana gelişiminde araç sürücüsü müvekkillerine atfedilebilecek herhangi bir kusurunun olmadığını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmadığı içinde davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin emniyet kemerinin takılı olduğunun tespit edilmiş olmasına karşın davacının emniyet kemerinin takılı olduğunun tespit edilemediğini hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiğini, Konya . ASCM'nin ... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ...'ın tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği ve kazanın gerçekleşmesinde davacıya atfedilebilir bir kusur bulunmadığı ortaya çıkacağından davanın reddini, farklı kanaatte olunması durumunda hakkaniyet indirimlerinin uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 31/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan davacı ... yönünden cismani zararın (sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, belgelendirilemeyen tedavi masrafı) tazmini ve davacı ...'a ait araçta oluşan hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazmini olduğu görülmüştür. Konya Cumhuriyet Başsavcılığına, Meram İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Meram İlçe Jandarma Komutanlığına, Konya Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne, Konya . Asliye Ceza Mahkemesine, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine, Türkiye Sigortalar Birliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 26/05/2025 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişi heyetine ve ATK'ya tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 21/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda %25 kusurunun olduğu, davalı ... Hesabının maddi hasar taleplerinden sorumluluğunun bulunmadığı, ... Plakalı aracın pert işleminin uygun olduğu, aracın onarımının ekonomik olmayacağı, aracın rayiç değerinin kaza tarihi itibarı ile 150.000,00 TL olarak belirlendiği, bu tutardan 50.000,00 TL olarak belirlenen sovtaj-hurda bedelinin mahsubu ile 100.000,00 TL tazminat rakamı kaldığı, davacı kusuru olan %25'e tekabül eden 25.000,00 TL nın mahsubu ile 75.000,00 TL kaldığı, bu rakamdan ZMMS Sigortası olmadığından davalı (Araç Sürücüsü) ... Ve (Araç Maliki) ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava konusu ... Plakalı aracın yeniden edinmeden kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 30 gün, günlük araç kirasının 800,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 24.000,00 TL olarak tespit edildiği, 3.637,20 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 20.362,80 TL olacağı, bu tutardan davacı kusuruna tekabül eden 5.090,70 TL'nın mahsubu ile 15.272,10 TL kaldığı, bu rakamdan ZMMS Sigortası olmadığından ve ZMMS olsa bile poliçe teminatlarında olmadığından davalı (Araç Sürücüsü) ... Ve (Araç Maliki) ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 17/07/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinini sürekli iş göremezlik oranının %7 olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı bu sürenin ilk 4 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, bakıcı giderinden doğan maddi zararın 80.010,00TL olarak değerlendirildiği, kaçınılmaz tedavi giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 06/11/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle; mahkemece PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba itibar edilmesi halinde davacının 114.764,31TL geçici iş göremezlik, 60.007,50TL bakıcı gideri ve 13.500,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 188.271,81TL tedaevi gideri ile toplam 565.880,66TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminat limiti dahilinde kaldığı, mahkemece TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba itibar edilmesi halinde davacının 114.764,31TL geçici iş göremezlik, 60.007,50TL bakıcı gideri ve 13.500,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 188.271,81TL tedaevi gideri ile toplam 741.517,73TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminat limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. DAVACI ... YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. ... hesabının sorumluluğu yönünden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Mahkememize sunulan 21/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda %25 kusurunun olduğu belirlenmiş olup, KTT ve ceza dosyasında alınan rapor ile işbu rapor aynı doğrultudadır. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. Mahkememize sunulan 17/07/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinini sürekli iş göremezlik oranının %7 olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı bu sürenin ilk 4 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, bakıcı giderinden doğan maddi zararın 80.010,00TL olarak değerlendirildiği, kaçınılmaz tedavi giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Bu rapora itibar edilmiştir. Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Mahkememize sunulan 06/11/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle; mahkemece TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba itibar edilmesi halinde davacının 114.764,31TL geçici iş göremezlik, 60.007,50TL bakıcı gideri ve 13.500,00TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 188.271,81TL tedaevi gideri ile toplam 741.517,73TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar tedavi gideri zararı ile sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminat limiti dahilinde kaldığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı tarafın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Somut olayda, müterafik kusur indirimi yapılacak bir durum ispatlanamadığından ve bulunmadığından indirim yapılmamıştır. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 29/05/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. DAVACI ... YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli zararının karşı araç maliki ile sürücüden varsa tazmini hususunda olduğu anlaşılmıştır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın araç işleteni ve maliki olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile yapılan hesaplamalar ve arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı ...'ın davasının KABULÜ İLE, a- 114.764,31TL geçici iş göremezlik tazminatı, b-741.517,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, c- 60.007,50TL bakıcı gideri tazminatı, d-13.500,00TL tedavi gideri tazminatı, olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 929.789,54TL'nin DAVALI ... HESABINDAN; sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 29/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... VE ...'dan kaza tarihi olan 31/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ile bu DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Davacı ...'ın davasının KABULÜ İLE; Davacının 31/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 75.000,00 TL hasar bedeli ve 15.272,10TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararı olmak üzere toplam 90.272,10TL'nin DAVALILAR ... VE ...'dan kaza tarihi olan 31/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE buDAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 69.680,41TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan toplamda 855,20-TL peşin harcın ve 4.669,60TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 64.155,61-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ... Hesabı'nın(929.789,54/1.020.061,64) oranına isabet eden 58.478,05-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'nın tamamından sorumlu olduğuna,) 4-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar tarafından karşılanan 855,20-TL başvuru harcı, 855,20-TL peşin harcı, 4.669,60TL tamamlama harcı, 891,00-TL posta ve tebligat gideri, 11.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 6.353,70TL NEÜ fatura gideri ve 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 25.185,50-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... Hesabı'nın (929.789,54/1.020.061,64) oranına isabet eden 22.956,67-TL'den diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'nın tamamından sorumlu olduğuna,) 6-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 145.468,43-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, 7-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair, davacı vekilinin davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2025

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/832, K. 2025/914, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-832-e-2025-914-k-ed2a71001609