İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/806 E. 2025/572 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/806
- Karar No
- 2025/572
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/806 Esas KARAR NO : 2025/572
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından icra takibine dayanak cari hesap hareket dökümü ile faturalar içeriğinde bulunan mal satışları ve hizmetlerin sağlandığını, borçlu davalı tarafından malların teslim alındığını ve verilen hizmetlerin yerine getirilmiş olmasına karşın müvekkilinin ısrarlarına rağmen borcun ödenmemesi sebebi ile alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini ve davalı borçlu tarafından haksız olarak icra takibi ile yetkiye itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun yetki itirazının kabul edilemeyeceğini, bahse konu icra takibi yetkili icra dairesinde açıldığını, takip konusu bir para alacağı olduğunu ve aksine bir anlaşma olmadığında para borçları alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden davalının yetki itirazının reddinin gerektiğini, davalı borçlu ... tarafından icra takibine konu alacağın dayanağı fatura ve de fatura içeriğindeki mal ve hizmetlerin teslim alındığını, davalı borçlu tarafından ... tarihli, ... tarihli, ... tarihli ve ... tarihli faturalara karşı itiraz edilmediğini, davalı borçlu tarafından mal ve hizmet alındığını fakat ödenmediğini, kaldı ki borçlu ve müvekkilinin kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının olduğunun tespit edileceğini bildirerek öncelikle davanın kabulü ile borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, karşı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı alacaklının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu ve bu doğrultuda icra takibi yaptıklarını ve borca itiraz üzerine iş bu davayı ikame ettiklerini ve davacı alacaklının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin bildirmiş olduğu bilgi ve beyana göre davacı alacaklının müvekkili şirketten alacaklı olmadığını ve herhangi bir borca olmadığını yapılacak defter incelemeleri sonucu müvekkili şirketin borçlarının olmadığının anlaşılacağını beyan ettiğini bildirerek davacının davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davanın faturadan kaynaklanan cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava şartlarının mevcut olduğu, tarafların herhangi bir ilk itirazının bulunmadığı anlaşıldı. Tarafların uyuşmazlık noktasının davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haklı olup olmadığı, davacı tarafça fatura konusu hizmetin verilip verilmediği ve takibe devam edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşıldı. Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların elektronik ortamda davalı şirkete teslim edildiği, davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin tayin ettiği defter inceleme gününde, davalı tarafın ticari defterleri mahkeme kalemine ibraz etmediği ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği anlaşıldı. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine ...-TL asıl alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından sunulan ... tarihli dilekçesi ile borca, faiz, faiz oranı, tüm ferileriyle birlikte yetki ve imzaya da itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 esas 2017/261 karar sayılı içtihadında da açıklandığı şekilde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı belirtilmektedir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı cari hesaba ve faturalara dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca, ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının TBK'nın 89. maddesi uyarınca dava ve takip konusu uyuşmazlık para borcuna ilişkin olduğundan davacının ikametgahı mahkemesi ve icra dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılmış olmakla yerinde görülmediğinden reddine karar verildiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği, davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların elektronik ortamda davalı şirkete teslim edildiği, davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan olduğunun belirtildiği, defter ibrazından kaçınan davalı karşısında davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin talebi aşmamak üzere aynen devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, -Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin talebi aşmamak üzere aynen devamına, 2-Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si olan ...-TL İCRA İNKAR TAZMİNATININ DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harcı ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)