İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/798 E. 2025/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/798
- Karar No
- 2025/699
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/798 Esas KARAR NO : 2025/699 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Söz konusu cari hesap kayıtlarına göre müvekkili şirketin alacaklı durumda olduğunu, her ne kadar cari hesaplarda müvekkili şirket alacaklı ise de, 25.10.2023 keşide tarihli,... Seri Numaralı, 253.500,00 TL bedelli çek için İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkilinin davalı şirketten alacaklı konumdayken haksız icra takibi tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ve mağdur duruma düştüğünü, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yolunda alacaklının daha elverişli bir durumda bulunduğunu, müvekkili şirketin haksız bir icra takibi ile karşı karşıya kalmanın yanı sıra bu takibi durdurmak için de icra dairesine itiraz yoluna başvuramadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.10.2023 keşide tarihli, ... Seri Numaralı, 253.500,00 TL çekten kaynaklı olarak çek ve buna bağlı ferileri yönünden müvekkili şirketin İİK m.72 uyarınca borçlu olmadığının tespitine, alacağın likit olması, cari hesaplara göre müvekkili şirketin alacaklı olmasına rağmen alacağın icra takibine konu edilmesi nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, müvekkili şirketin telafisi güç zararlara uğramaması adına İzmir ...İcra Dairesi...Esas Sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davaya konu çeki süresinde ilgili bankaya ibraz ettiğini ancak karşılığı olmaması sebebiyle ödenmediği hususunun çekin arkasına şerh edilerek iade edildiğini, söz konusu çek sahibi firmanın mersis.gov.tr adresinden sorgulandığını ve şikayete konu çek gibi bir çok mahkemede daha firma hakkında çek kısıtlaması şerhleri olduğunun görüldüğünü, yasal süresi içerisinde karşılıksız çek keşide etme suçu kapsamında şikayet başvurusunda bulunduğunu, bununla birlikte ilgili çekin icra takibine konu edildiğini, davalı müvekkilinin hukuki dayanaktan yoksun, gerekçesiz ve soyut bir işlem yapmadığını, yasal haklarını kullanarak alacağını tahsil etmek amacıyla hareket ettiğini, davacının birden çok dava dosyasında taraflar arasında ticari ilişki olduğuna dair ikrarı bulunduğunu, iş bu duruşma tutnakları ve yazılı belgelerin resmi belge statüsünde olduğunu ve davacının aksini ancak bir başka yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, davacının TTK. M.18/2 kapsamında basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, cari hesap dökümlerinin delil niteliği taşımadığını, davacı tarafın, dava konu ve miktarı göz önünde bulundurduğunda başkaca yazılı delil sunmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının-borçlunun haksız ve kötü niyetli hareket ettiğinden bahisle tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 25.10.2023 keşide tarihli,... Seri Numaralı, 253.500,00 TL çek, İzmir ... İcra Daires... Esas Sayılı Dosyası, Çine Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 20.05.2025 tarihli rapor, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.05.2025 tarihli rapor, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibine konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davacı tarafça açılan dava ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine konu keşidecisi dava dışı ... İnş....Ltd. Şti. olan ve davacı tarafından davalıya ciro edilen 253.500,00 TL bedelli 25.10.2023 keşide tarihli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı belirtilerek buna yönelik borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davacının birden fazla mahkemede ikrarının bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir. Dava konusu icra takibine konu çek davacı tarafından davalıya ciro edilmiştir. Dava konusu çek davalı hamil tarafından bankaya ibraz edilmiş, çekin karşılıksız olduğuna yönelik banka tarafından çeke karşılıksızdır şerhi beyan ve imza edilmiş ve davalı hamil tarafından çeke dayalı olarak keşideci lehtar ve davalı ciranta aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan dava konusu çekin tarafların ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi bakımından taraflara ticari defterlerin bulundukları yeri bildirmesi için süre verilmiş, taraflarca ticari defterlerin bulunduğu yer bildirilmiş, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yapılmış, davalı alacaklının ticari defterlerinin incelenmesinde, dava konusu çekin 31.08.2023 tarihinde davacı tarafından davalıya verildiği ve verilen bu çek tutarı kadar davacı şirketin borcundan düşüldüğü, bu durumun davalının ticari defterine 31.08.2023 tarih ve... yevmiye ile kaydedildiği, çek bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak 07.12.2023 tarihi itibari ile davacının davalıya 4.982.903,72 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde; dava konusu çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, muhasebe kaydının yapılmadığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibari ile davacının davalıya 3.126.027,01 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Dava konusu çek kambiyo niteliğine haiz TTK'da belirtilen çekte aranan unsurlara sahip bir çektir. Davalı hamil çekten dolayı alacaklı ve davacı ciranta çekten dolayı borçludur. Davalı alacaklı kambiyo senedi niteliği taşıyan çekte hamil olması nedeniyle alacaklı olduğunu yazılı delil ile ispat etmiştir. Davacı borçlu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığını aynı kuvvette delil ile ispat etmesi gerekir. Davacı genel olarak çekten dolayı borçlu olmadığını beyanla herhangi bir imza itirazında bulunmamış ve ödeme savunmasında da bulunmamıştır. Dava konusu çekten dolayı davalı alacaklı olduğunu çeke dayalı olarak yazılı delil ile ispat etmesi karşısında davalı çekten dolayı borçlu olmadığını ispat edememiştir. Davacı tarafça, davalının yazılı delil ile alacaklı olduğu sabit olan çekten dolayı borçlu olmadığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, -Koşulları bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin karar ve ilam harcı, başlangıçta alınan 4.329,15 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 3.713,75 TL'nin davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 40.560,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2025
Katip ... E-imzalıdır.
Hakim... E-imzalıdır.