İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/789 E. 2025/498 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/789
- Karar No
- 2025/498
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/789 Esas KARAR NO : 2025/498 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; “07.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM Trafik poliçesiyle sigortalı bulunan ve davalı --------- işleteni/maliki olduğu ---------- plakalı aracı sevk ve idaresinde bulunduran davalı --------- --------- ------------ istikametine seyir halinde iken yaya konumunda bulunan müteveffa ---------- çarparak vefatına sebep olduğunu, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında ve ------------ soruşturma numaralı dosyasında alınan kusur raporunda davalı sürücünün 2918 sayılı KTK m.74/1-b görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği, müteveffanın ise kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, meydana gelen vefat nedeniyle müvekkiller müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, şöyle ki müvekkil ------------- müteveffanın eşi; müvekkil---------- ise müteveffanın çocuğu olduğunu, müteveffanın ölümüne neden olan kaza sebebiyle davalı şirkete destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile başvuruda bulunulduğunu ve ------------ numaralı hasar dosyası açılmışsa da şirket tarafından müvekkilin zararını tazmin eder nitelikte herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine dava öncesi ikame edilen---------- arabuluculuk numaralı dava şartı arabuluculuk aşamasında da herhangi bir şekilde anlaşma sağlanamadığını, destekten yoksun kalmaya ilişkin belirsiz alacak davası olarak şimdilik ----------- için 100,00-TL, ---------- için 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesini, müvekkillerinin manevi zararının tazmini için müvekkil ------------ için 2.500.000,00-TL, ------------ için 2.500.000,00-TL olmak üzere toplam 5.000.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ------------ ve davalı malik/işleten ------------- müştereken ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ------------ ve ------------ vekili, cevap dilekçesinde özetle: Davacıların, davalı müvekkillerin söz konusu trafik kazasında davacıya çarptığını dile getirerek asli kusurlu olduğunu ileri sürmüş iseler de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, her ne kadar kaza yeri yaya geçici olarak gösterilmişse de , ceza yargılaması sırasında dinlenecek tanık beyanları ve diğer delillerle kusur oranın değişme ihtimalinin mevcut olduğunu, böyle bir durumda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 52/1 maddesine göre tazminat yükümlüsünün durumu değişecek olup hakim tazminatı bu nispette indirebileceğini, davacıların fahiş maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı -----------Ş. Vekili, cevap dilekçesinde özetle: “07.08.2024 tarihinde meydana gelen ve müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olan ----------- plakalı araç ile müteveffa ---------- karıştığı trafik kazası neticesinde ---------- vefat ettiğini, müteveffa ---------- desteğinden yoksun kalan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ---------- plaka sayılı aracın, müvekkil şirket nezdinde 02/07/2024 - 02/07/2025 tarihleri arasında ------------ nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluluklarının sigortalılarının kusur oranı ve kaza tarihi olan tarihindeki poliçe limitimiz olan kişi başı teminat ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket nezdinde--------nolu hasar dosyası açıldığını, esasa ilişkin incelmeye geçilerek kusur konusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi halinde kusur raporunun --------- Dairesi'nden alınmasını, dava konusu olayda vefat eden ----------- kaza sırasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının incelenerek, müterafik kusur olması durumunda bahisle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin Davalı ---------- ve ------------ vekiline karşı cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı sürücünün kusuruna ilişkin --------- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilirkişi raporu düzenlendiğini, bu rapor ile davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müteveffanın ise herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple davalı sürücünün ölüm olayının meydana gelmesinde tek kusurlu olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil yargılamasının ceza hukuku ile ilişkisini belirten 74. maddesinde mevcut "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir." düzenlemesi ile hukuk hakiminin, ceza hakiminin kararı ve yargılaması ile bağlı olmadığının altı çizildiğini, bu sebeple işbu mahkeme kusurun değerlendirilmesinde bağımsız olmakla ceza dosyasının bekletici mesele yapılmaması gerektiğini, manevi tazminat talep miktarımız fahiş olmadığını, dava dilekçesinde belirtilmek üzere müvekkili ------------ gözlerinin önünde gerçekleşen kaza ile eşini kaybettiğini, Müvekkili--------- ise beklenmedik bir anda, üstelik uzakta iken annesinin zamansız kaybını yaşadığını, davalı sürücüsünün kusuru ile annesiz kaldığını, pek tabii ki mevzuat ve yerleşik içtihat doğrultusunda manevi tazminat miktarı kusur oranları, tarafların sosyo-ekonomik durumları ve her olayın özgün koşulları altında değerlendirileceğini, burada dikkat edilmesi gereken ortada bir anne ve eş olan ---------- herhangi bir kusuru olmaksızın, tamamen davalının kusuru ile vefat ettiği olduğunu, üstüne üstük bu kazanın müvekkil ------------ tanıklığında gerçekleşmiş olduğunu, bu hususlar göz önüne alındığında ve üstelik paranın değerinin kalmadığı, asgari ücretin dahi 6 ayda bir yenilenme ihtiyacı duyulduğu ülkemizde talep edilen miktarın fahişliğinden söz edilmemesi gerektiğini, davalıların itirazlarının reddini, dava dilekçesinde talep edilen hususları tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin sigorta şirketine karşı cevaba cevap dilekçesini özete; Taraflarınca davalı sigorta şirketine 23.08.2024 tarihinde destekten yoksun kalma tazminatı talepli hasar başvurusu yapılmış olduğunu, ----------- sayılı hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketine bu başvuruları kapsamında kaza tespit tutanağı, tahkikat evrakı, olay fotoğrafları, ölü muayene tutanağı, ölüm belgesi, veraset ilamı gibi belgeler ibraz edildiğini, kaldı ki arabuluculuk sürecinde de istenilen tüm belgeler sigorta şirketi vekiline, şirkete hitaben iletildiğini, bu sebeple davalı şirketin hasar başvurusunun usulüne uygun yapılmadığına yönelik itirazlarını kabul etmediklerini, davalı sürücünün kusuruna ilişkin ------------Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilirkişi raporu düzenlendiğini, bu rapor ile davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, müteveffanın ise herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiğini, olayın oluşu incelendiğinde müteveffaya kusur atfı mümkün olmadığı gibi müterafik kusur indirimini gerektirecek bir vaka da mevcut olmadığını, Savcılık dosyasında uzlaşma yapılmadığını, bununla CMK m.253/19. Fıkrasında yer alan “... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz...” hükmü ---------- Sayılı kararı iptal edildiğini, bu sebeple her halükarda davalı şirketin söz konusu itirazı yersiz olduğunu, dava dilekçesinde manevi tazminat taleplerinin sadece davalı sürücü ve işletene yöneltildiğini, davalının itirazlarının reddini, dava dilekçesinde talep edilen hususları tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı yan tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddine karar verilmesini, Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde açıkça sigorta şirketine yapılacak başvuru sırasında sunulması gereken belgeler sayıldığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi ile dava açmadan ya da tahkim yoluna başvurmadan Sigorta Şirketi'ne başvuru yapılması dava şartı haline getirildiğini, İlgili kanun maddesinde de açıkça belirtildiği üzere söz konusu madde hükmü ile dava açmadan önce şirkete başvuru dava şartı haline getirilmiş olup, genel şartlarda da başvuruda bulunması gereken evrakların belirtildiğini, müvekkil Şirket tarafından yapılan başvuru neticesinde ----------- nolu hasar dosyası açılmış olduğunu, eksik evrakların temini amacıyla e-mail gönderildiğini ve "Hak sahibine ve/veya vekile ait banka hesap bilgileri (banka - şube adı, Iban numarası) ifade tutanakları, Savcılık soruşturma aşamasında düzenlenmiş olan belgelerin tasdikli sureti, varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı veya mahkeme kararı, Ölüm nedeninin belirtildiği ölü muayene otopsi raporu, Ölüm belgesi, Defin ruhsatı, Anne ve baba bilgisini de gösterir güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği, Ölen kişiye ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi/barkodlu ---------- Hizmet dökümü, Alkol raporu ve/veya Toksikoloji Raporu, Ehliyet, Ruhsat(varsa)" belgelerinin gönderilmesinin talep edildiğini, davacı tarafça eksik evrak ile başvuru yapıldığından, (İletilen belgeler arasında, ölü muayene tutanağında klasik otopsi yapılmasın karar verilmiş olup, ilgili rapor iletilmemiştir.) müvekkil sigorta şirketine yapılmış başvurunun geçerli bir başvuru olmadığını, ilgili Mevzuat hükümleri uyarınca, dava sürecinden önce başvuran tarafından aleyhine başvuruda bulunulan müvekkil şirkete sunulan eksik evrak nedeniyle müvekkil şirkete yapılan başvurunun da geçerli olmadığı ve bu itibarla da başvuru şartının yerine getirilmediği kanaati ile başvurunun HMK 114. Maddesi uyarınca başvuru şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ---------- vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçemizdeki usule ilişkin itirazlarımızı aynen tekrar ettiklerirni, davanın zamanaşımı, görev, yetki ve husumet yönünden usulden reddi gerektiğini, müteveffa aracını emniyet şeridinde en sağdaki şerit çizgisine çok yakın şekilde durdurulduğunu ve aracı durdurduktan sonra dörtlü ikaz lambasını yakmaması sonucu kaza meydana geldiğini, müvekkilin herhangi bir tazminat sorumluluğu söz konusu olmadığını, müvekkilin sonucu öngörmemiş ve istememiş olması durumları göz önüne alındığında maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi durumunda uygun bir hakkaniyet indiriminin yapılması gerektiğini, karşı yanın maddi ve manevi tazminat ta lebi sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek derecede fahiş nitelikte olduğunu, söz konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilin ağır kusurlu bir eylemi olmamakla herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, somut olayın şartları ve kusur oranları göz önünde bulundurulmak suretiyle davanın tüm talepler yönünden reddini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini özetle; Bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi doğrultusunda doğrultusunda ek rapor alınmasına, kusura ilişkin itirazları uyarınca dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının değerlendirilmesi için ------------ Dairesi'nden alınmasına karar verilmesini, davanın reddini, davacı yanın kaza tarihinden işleyecek faiz talebinin reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacıların murisinin ölümü nedeni ile 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sürücünün sevk ve idaresindeki araç bilirkişi raporları, kaza raporu ve Başsavcılık tespitleri doğrultusunda 07.08.2024 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı tam kusurludur (%100 kusurludur) . Yaya geçidinde yavaşlamayarak veya yol vermeyerek, yasal olarak geçen ve hiçbir kusuru olmayan ------------ çarparak trafik kurallarını (KTK md. 47, 52, 74) ihlal etmiş olup dava konusu kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, ayrıca ceza dosyasında da davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına uygun, ayrıca ceza mahkemesinden alınan rapor ile de bir bir birini doğrulaması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli yasal ve yeterli bulunmuş, bu yöne ilişkin tüm itirazların reddi gerekmiştir. Aktüerya bilirkişi raporu mahkememizce usul ve yasaya uygun olarak kabul edilmiş bu rapor doğrultusunda davacı eş lehine maddi tazminata hükmedilmiştir. Davacı---------- için destekten yoksun kalma tazminatı talebi 29 yaşında olması ve Yargıtay içtihatlarına göre 25 yaş sınırını geçmesi gerektiğinden bu davacı açısından maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK)'nıun 85. Maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklindedir. Ancak, işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.(KTK Madde 86) İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.(KTK Madde 3) Davacıların manevi tazminat talebi yönünden : bilindiği gibi Yargıtay kararlarına göre manevi tazminatın özgün bir nitelik taşıdığı belirtilmekte ----------- Hukuk Dairesinin kararında belirtildiği üzere: Hükmedilecek bu para zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sırını onun amacına göre belirlenmelidir, taktir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kusur tazminat için bir şart ya da engel olmamakla birlikte tazminatın belirlenmesinde gözetilecek bir unsurdur, şu halde hakim olayın özelliklerini tarafların özel hallerini gözeterek adalete uygun bir biçimde tazminatı belirleyecektir. Özel hal ve şartlardan maksat , olayın özellikleri olup her olaya göre değişir. Ölen şahıs muris ölüm tarihinde 54 yaşında ve geride eşi ve çocuğu kalmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosyada tarafların tespit edilen sosyo ekonomik durumlarına göre aşadaki miktarlarda davacıların yaşları, yakınlık dereceleri davalı sürücünün kusur durumu, sosyo ekonomik durumları değerlendirilerek eş ve çocuk lehine manevi tazminata hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ------------- maddi tazminat talebinin kabulüne, 2.242.506,76 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi açısından 06.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti 1.800.000,00 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2- Davacı --------- manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 500.000,00 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihi olan 07.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- Davacı --------- manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminat bedelinin olay tarihi olan 07.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminatın ve maddi tazminatın reddine 4-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 210.069,46 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 17.078,19 TL peşin harç ve 7.658,94 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 24.737,13 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 185.332,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketi 128.142,37 TL'sinden sorumlu) 5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 17.078,19 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 7.658,94 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 25.592,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 27.000,00 bilirkişi masrafı, 583,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 27.583,00 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 11.206,34 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketi 6.835,86 TL'sinden sorumlu) 7-Maddi tazminat yönünden yargılama sırasında davacı ----------- taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 306.675,74 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ----------- verilmesine, (davalı sigorta şirketi 245.340,59 TL'sinden sorumlu) 8-Manevi tazminat yönünden yargılama sırasında davacı ---------- taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 79.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı --------- verilmesine, 9-Manevi tazminat yönünden yargılama sırasında davacı ------------ kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ------------ verilmesine, 10-Maddi tazminat yönünden davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ---------- alınarak davalılara verilmesine, 11-Manevi tazminat yönünden davalı --------- ve ---------- kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 79.000,00 TL vekalet ücretinin davacı --------- alınarak davalı ---------- ve ------------ verilmesine, 12-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.25/06/2025