İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/787 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/787
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/787 Esas KARAR NO : 2026/141 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 30/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin uzun yıllar boyu ticaretle uğraşmış ve 2014 yılında iflas ederek ticaretten çekilmek zorunda kaldığını, müvekkilinin 2014 yılında ticaretten çekildiği dönemde basılmış olan ve kullanmadığı çek yapraklarının kaybolduğunu, müvekkilinin iflasının ve çek yapraklarının kaybolmasının üzerinden uzun yıllar geçmesi (10 YIL) nedeniyle müvekkili kaybolan çek yapraklarının zayi olduğunu düşündüğünü, bahse konu çek yaprakları boş olduğundan ve müvekkili tarafından içeriği doldurulmadığından çek iptali konusunda herhangi bir hukuki müracaat da yapılmadığını, çek yaprağının basıldığı ve kaybolma işleminin meydana geldiği tarih üzerinden yaklaşık 10 yıllık bir süre geçtikten sonra ... ... Şubesinden Müvekkilim aranarak ... tarafından düzenlenen ... numaralı ve 10.10.2024 keşide tarihli 500.000,00TL(Beşyüzbintürklirası) tutarlı çekin Takas merkezi tarafından sordurulduğu, kendisine iletildiği, bilgi üzerine Bankaya geçen müvekkilinin, ibraz edilen çek görüntüleri kendisine gösterildiğinde çek altında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı, çekin 10 yıl önce kaybolduğu ve çeki bulan ve ele geçiren kötü niyetli 3. Kişilerce imzası taklit edilmek suretiyle çekin içeriğinin doldurulduğunu beyan ederek imza sirkülerini bankaya ibraz ettiğini, bu durumla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ilerleyen zaman diliminde .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasıyla yukarıda bahsi izah edilen çekle ilgili olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin hiç bir nam ve ad altında borcu olmadığını, ilgili İcra dairesinde alacaklı görünen davalı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilini zarara uğratma çabası içinde olduğunu, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması için söz konusu takibin teminatsız olarak dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; öncelikle Müvekkilimin Telafisi imkansız zararlara uğramaması için söz konusu takibin teminatsız olarak dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı Dosyasında belirtilen borcumuzun olmadığının tespitine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 07/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya ve icra takibine konu çek bizzat davacı tarafından ve müvekkile olan borcunun ödenmesi amacı ile verildiğini, aynı şekilde davacı tarafından müvekkile verilen bir kısım çekler de vadesi geldiğinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılığı bulunduğundan tahsil edildiğini, enteresan olan ise bahsi geçen / ödenen çeklerdeki imzaların da dava konu çekteki imza ile aynı olduğunu, bu bahsi geçen çeklerin müvekkiline borç ödeme amacı ile verildiğine dair olaya şahit olan şahitlerin isim ve diğer bilgileri de sayın mahkemeye bildirileceğini, davacı hakkında banka aracı kılınarak nitelikli dolandırıcılık vs şikayet haklarının saklı olduğunu, bu nedenlerle; müvekkili aleyhine açılan iş bu haksız ve yersiz davanın reddine, davacının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkaz tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yük- lenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları, -Grafoloji uzmanları; ... tarafından sunulan 09/12/2025 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına dayanak çek nedeniyle davacının borçlu olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak kambiyo senedinin 500.000,00TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır. Davacı, dava konusu kıymetli evrak üzerinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiğinden, bunun tespiti için mahkememiz huzurunda davacı şirket yetkilisinin imza örnekleri alınmış, bunun yanında ilgili banka ve kamu kuruluşlarından getirtilen imza örnekleri ile birlikte dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Grafoloji uzmanları ... tarafından hazırlanan 09/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...İnceleme konusunu oluşturan 10.10.2024 keşide tarihli ve 500.000 TL meblağlı çek aslı ön yüzde yer alan keşideci imzası ile ...”a ait örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından birbirlerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imzalar olması nedeniyle 10.10.2024 keşide tarihli ve 500.000 TL meblağlı çek aslı ön yüzde yer alan keşideci imzasının ...”'ın eli ürünü olduğu, Diğer bir ifadeyle inceleme konusunu oluşturan 10.10.2024 keşide tarihli ve 500.000 TL meblağlı çek aslı ön yüzde yer alan keşideci imzasının ... tarafından imzalandığı,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporları dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, davaya ve takibe konu çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davacının keşideci konumunda olduğu, arada başka bir cirantanın bulunmadığı ve takibin lehtar tarafından başlatıldığı, çekin sahteliğine yönelik bir iddia ve delil de bulunmadığından davacının ticari ilişkiye yönelik talepleri, senedin sebepten mücerret ilkesi uyarınca dikkate alınmamış ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 732,00TL karar harcının peşin alınan 8.538,75TL harcın mahsubu ile artan 7.806,75TL harcın karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 80.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/02/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır