İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/773 E. 2025/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/773
- Karar No
- 2025/685
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2024/773 Esas KARAR NO :2025/685
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/11/2024 KARAR TARİHİ:29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden ve buna ilişkin sözleşmeden kaynaklı; ... numaralı ve 1.764,00-TL bedelli fatura ve ... numaralı 1.764,00 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 2 adet fatura bedellerinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin icra takibine konu alacağa ilişkin olarak sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu Haziran 2023 tarihli "... ve ... Alımı Sözleşmesi'nde" yüklenici sıfatıyla yalnızca davacı yetkilisinin imzasının olduğunu, müvekkilinin ise imzasının bulunmadığını, ayrıca sözleşmede sözleşmenin tarafı olarak "... Holding A.Ş." yazılı bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının icra takibinde talep ettiği faiz ve tazminat taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek; davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2 adet faturadan doğan toplam 3.528,00-TL (1764,00 * 2) asıl alacağın ödenmesi amacıyla 05/06/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 03/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/08/2024 havale tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 07/08/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2023 yılı yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal sürelerinde yerine getirildiği, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2023 yılı yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal sürelerinde yerine getirildiği, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı yasal defterlerinde davacı taraf davalıdan 3.528,00-TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken davalı yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 3.528,00-TL borçlu olarak göründüğü, taraf defterlerinin faturalar ve bakiye bakımından birbirini doğruladığı, davacı tarafından kesilen faturaların ve yapılan ödemelerin davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından kesilen faturalara ve faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlere davalı tarafından itiraz edildiğine ilişkin dosyada mevcut herhangi bir belgeye rastlanılmadığı ve bu faturalara karşılık davalı tarafından ödemeler yapıldığı, davalı şirketin davacı tarafından düzenlenen faturaları, kayıtlarına işlemekle ve ödeme yapmakla aradaki ticari ilişkiyi ve fatura içeriklerini kabul etmiş durumda olduğu kanaatine varıldığını, alacak konusu faturaların sözleşmeye uygun düzenlendiği, davacı şirketin davalıdan 3.528,00-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacının inkâr tazminatı talebinin takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; 1.764,00-TL bedelli 2 adet fatura sureti, taraflar arasındaki Haziran 2023 tarihli ... ve ... Alımı Sözleşmesi sureti, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Türkiye Noterler Birliği'nden gelen müzekkere cevabı -... holding A.Ş'den gelen müzekkere cevabı -... SGK'dan gelen davalı şirketin 2023 yılına ait çalışan listesinin gönderilmesine ilişkin müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında tanzim edilen faturaya dayalı alacak kapsamında başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, faturaya konu hizmetin verilmesine rağmen karşılığının ödenmediğini, davalı ise sözleşmenin muhatabı olmayıp hizmeti almadığını, bu nedenle borç doğmadığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir. Davacı ile ... Holding arasında yapılan sözleşmede davalının taraf olmadığı sabittir. Ancak sözleşmenin 4.2.2 maddesine göre faturaların iştirak adına kesileceği, iştirak tarafından faturanın kabul edilmesi halinde ödemenin yapılacağı belirlenmiştir. Dolayısıyla iştirak şirketlerinde adı geçen davalının bu sözleşmeyle bağlı olup olmadığının, faturaya itiraz edip etmediğinin irdelenmesi gerekecektir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Somut olayda ticari defterler incelenerek alınan mali bilirkişi raporu uyarınca davalının dava konusu faturaları defterlerine kaydettiği, böylece hakim şirketin politikası doğrultusunda sözleşmeye icazet verdiği, bu aşamadan sonra defter kaydının aksine olacak şekilde fatura nedeniyle hizmet alınmadığı veya faturadan dolayı borçlu olunmadığının yazılı veya kesin delillerle ispatlanması gerektiği, ispat yükü üzerinde bulunan davalının başkaca delil sunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, dava konusu asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; davalı defterlerinde kaydı bulunan dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra rakip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranın icra inkar tazminatı 405,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 615,40-TL harçtan 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.155,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.528,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 29/09/2025
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza