İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/773 E. 2025/559 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/773
- Karar No
- 2025/559
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/773 Esas - 2025/559 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREÇEKLİ KARAR ESAS NO : 2024/773 Esas KARAR NO : 2025/559
BAŞKAN : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: Taraflar arasında malzeme satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu alışverişten kaynaklanan alacak sebebiyle iki adet fatura bedelinin tahsili için Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/8256 E. sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu, takibe dayanak faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve itiraza uğramadığını, fatura içeriklerinin davalı yetkililerine teslim edildiğine dair kantar fişlerinin bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı taraf; Davalı taraf savurmalarında fatura içeriğinin teslim edilmediğini belirterek davanın reddini ve ayrıca tazminata hükmolunmasını istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: İcra takibine konu faturalar sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, fatura içeriğinin davalıya teslim edilip edilmediği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır. Taraflarca bulunduğu yer bildirilerek sunulan ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden; her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarını ayrı ayrı yerinde inceleyerek, tarafların iddia ve savunmalarına ve sundukları delillere, icra dosyası kapsamına ve özellikle mahkememiz ön inceleme tutanağı kapsamına göre; Sakarya 2 İcra müdürlüğünün 2024/8256 esas sayılı dosyasında takibi dayanak yapılan dava konusu iki faturanın (13-06-2024 tarihli ve ... nolu Fatura ve 03-07-2024 tarihli ve ... nolu Fatura) tarafların ticari defter ve kayıtlarına nasıl yansıdığı, fatura içeriklerinin teslimine dair bir kayıt bulunup bulunmadığı, davacı tarafın sunduğu delillerle bu fatura içeriklerinin davalıya teslim edildiğinin sabit olup olmadığı, bu faturalar sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa alacak miktarı hususlarında rapor istenmiştir. Bilirkişi raporunda bahsi geçen faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında işli olduğu, tarafların defterlerinin birbirlerini doğruladığı, buna göre davacının davalıdan takibe dayanak faturalar sebebiyle 95.235,60 TL alacaklı olduğu, davalının ödeme yaptığına dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiştir. HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/11-328 Esas 2022/154 Karar sayılı kararı) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (Sakarya BAM 7 HD 2023/1937 Esas 2025/597 Karar) 6100 sayılı HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.[24] (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. ” şeklindedir. Somut olayda; faturanın alıcı davalı tarafından iade edilmeyip ticari defterlerine kayıt edilmiş olması ve davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin davalı kayıtları ile doğrulanması karşısında, akdi ilişkinin varlığı kabul edilmekle birlikte -ticari defterlerin sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılacağı kuralı gereği- alıcı davalının fatura içeriği malın teslim edilmediği yolundaki savunmasına itibar edilemez. Alınan bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil olma vasfını taşıdığı, dayanak faturaların davalı defterlerine işlendiği, bu haliyle fatura içeriğinin davalı tarafından teslim alındığının kabulünün gerektiği ve davalının fatura bedelini ödeme borcunun bulunduğu, davalının borcu ödediğini ispat edemediği, bu faturalara istinaden başlatılan icra takibinin usulüne uygun olduğu ve itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı, davanın özel şartlarının gerçekleştiği, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatının davalı tarafından davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalı şirketin Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/8256 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Alacak likit olduğundan koşulları oluşmakla 19.047,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 6.505,54-TL karar harcından peşin alınan 1.150,21-TL harcın mahsubu ile eksik 5.355,33-TL nispi karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 1.150,21-TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 716.00-TL posta gideri olmak üzere toplam 12.293,81-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 8-Gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/09/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza