İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/770 E. 2025/336 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/770
- Karar No
- 2025/336
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/770 Esas KARAR NO : 2025/336 Karar
DAVA KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle;davalı şirket tarafından Silivri İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık süre içerisinde işbu davayı ikame ettiklerini, davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., müvekkil ... Tekstil Ltd. Şti.'ne aralarındaki tekstil sektörü ticaretinden ötürü cari hesap nedeniyle 81.315,27 TL borçlu olduğunu, yapılan tüm uyarılara rağmen, davalı tarafın söz konusu borcu ödememe konusunda direndiği ve bunun sonucunda son çare olarak müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak davalı-borçlu tarafından işbu icra takibinde borca, faize ve diğer fer'ilerine haksız bir şekilde itiraz edildiğini, davalı tarafından borca, faize ve diğer ferilerine yapılan itirazı kabul etmediklerini, müvekkili şirket ile davalı şirket tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalar olduğunu, aralarındaki tekstil ürünleri alım satımı neticesinde müvekkili şirket üzerine düşen tüm yükümlülükleri basiretli bir tacir olarak yerine getirdiğini, fakat, davalı şirket basiretli bir tacir gibi davranmayarak üzerine düşen yükümlülükleri ifa etmeyerek borcunu ödemediğini, işbu durumun bilirkişi incelemesi ve ileri sürdükleri deliller ile de sübut bulacağını, davalının hukuki dayanaktan yoksun olan işbu itirazının iptali için arabuluculuk görüşmeleri de yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, işbu sebeple de mahkemeye başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, izah edilen nedenlerle, icra dosyasına haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tamamen takibi uzatmaya yönelik olarak itirazda bulunan davalı-borçlunun kötü niyeti de göz önüne alınarak alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Silivri .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/08/2024 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen cari hesap ekstresi nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Silivri Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında; 07/03/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Silivri İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 81.315,27-TL asıl alacak, 4.912,33-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 86.227,60-TL alacak yönünden 28.12.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap ekstresi olarak gösterildiği, davalı tarafından 08/01/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Davacı; ticari ilişki kapsamında cari hesap ekstresi nedeni ile alacaklı olduğu ileri sürmüş; davalının süresinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesap nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 25/02/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup ticari defterler üzerinde inceleme yapılmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı tarafından davalı yanan kesilen faturaların E-Arşiv Portalından davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görüldüğü, bu hususta nihai takdir mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin 2023-2024 yasal defter ticari münasebet kayıtlarında 184.231.27 TL fatura kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı yana 102.916,00TL, ödemelerin yapıldığı, faturaların davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip Öncesi itirazının olmadığı, davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, netice olarak; davacının yanın davalıdan kaydı olarak 81.315,27TL tutarında alacaklı olduğu, alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirildiği, ancak mahkemenizce davacı tarafın “Kapalı faturada gecikme faizi, ödemenin vadesinde yapılmaması durumunda alacaklı tarafından uygulanır” ve TTK 1530/4 MD hükmü gereğince faiz talep edeceği hasıl olacak olursa davacı tarafın davalı taraftan 4.912,33TL faiz talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre Bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre avacının yanın davalıdan kaydı olarak 81.315,27TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu cari hesabaa faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı, bir kısım ödemelerin yapıldığı ve bu ödemelerin cari hesaptan düşüldüğü bunlar da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları, söz konusu cari hesaba konu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının asıl alacak yönünden davasını ispat ettiği ancak icra takibine faiz alacağını da eklediği faiz alacağı bakımından ise takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 81.315,27-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin faiz alacağı talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 16.263,05- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.554,64-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.041,42-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.513,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 1.041,42 TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.529,82-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 5.229,00-TL toplam yargılama giderlerinin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 94,30'u olan 4.930,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %94,30'u olan 3.394,80-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 205,20-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır