İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/765 E. 2025/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/765
- Karar No
- 2025/278
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/765 Esas KARAR NO : 2025/278 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç arkaya bakmadan ve sinyal vermeden öndeki aracı sollamaya çalıştığı esnada...’un sevk ve yönetimindeki... plakalı araç çarpıştığını, çift taraflı kaza meydana geldiğini ve müvekkil .. 'un yaralandığını, müvekkilinin daimi sakat kalması nedeni ile işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, söz konusu kaza ile ilgili açılan soruşturma dosyasının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından celbini talep ettiklerini,... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu, bu sebeple işbu dava, davalı sigorta şirketine yöneltildiğini, müvekkilinin davalıdan istemiş olduğu tazminat, sürekli iş göremezlik tazminatıdır ve 2918 sayılı KTK, Borçlar Kanunu, TCK., Trafik Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası 107.maddesi ile diğer ilgili maddeleri gereğince davalı sigorta şirketine dava açmış bulunduklarını, 14/04/2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirildiğini, “MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” Gereğince davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, yapılan başvuruya istinaden davalı şirket tarafından olumlu bir cevap verilmediğini, bu nedenle hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı Sigorta Şirketi ile görüşmeler olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... arabuluculuk numaralı tutanak yer aldığını, tüm bu sebeplerle yazılı başvuru şartını ve arabuluculuk dava şartını yerine getiren davacı müvekkili adına işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, ikame ettikleri davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olduğunu ve davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcın taraflarına ikmal edileceğini, müvekkiline ait tazminat miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacaklarının tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zaman aşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası niteliğinde yukarıda anılan kanun maddesinden yararlanarak iş bu davayı açmış bulunduklarını, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden...un sakatlığına ilişkin belgelerin istenmesine, Gaziemir İlçe Emniyet Müdürlüğü Sarnıç Polis Merkezi Amirliği dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere istenmesine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili soruşturma dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere istenmesine, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına,... plaka sayılı aracın davalıda kaza tarihini kapsar ZMMS poliçeleri olup poliçe asıllarının istenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; HUSUMET MESNEDİnin:... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet Trafik Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının her ne kadar arabuluculuğa başvurmuş olsa da yeterli ve gerekli evrakla başvuru yapılmaması ve evrakların tarafımıza iletilmemesi sebebiyle süreç olumsuz sonuçlandığını, arabuluculuk aşamasından önce; geçerli başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava öncesi müvekkili şirkete gerekli belgeler ile başvuru yapmadığını, 26.04.2016 tarihli yasanın 6.maddesi ve poliçe genel şartlarının B.2.1 maddesi hangi evraklar ile başvuru yapılması gerektiğini açıkça düzenlediğini, davacı tarafa eksikliklerin giderilmesi için dilekçe ekinde sunulan yazının iletildiğini, ancak davacı tarafın eksiklikleri gidermeksizin işbu davayı açmış bulunduğunu, İlgili kanun maddeleri ve poliçe genel şartları uyarınca başvurusu bulunmayan davacının davasının usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket bakımından husumetin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ihdas edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olup, kanunun ikinci bölümü sigorta başlığı altında 91. ile 101. madde arasında hükümler içerdiğini, 6704 sayılı yasanın 3.maddesi ile 26/04/2016 tarihinde değişikliğe uğrayan Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmadan dava ve/veya tahkime başvuru yolunu ortadan kaldırmış bulunmakta olduğunu, bu bakımdan ilgili düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin ikinci (2.) bendine tabi olarak getirilmiş olan dava şartlarından olduğunu, savunmalarını desteklemek amacıyla, Gaziantep... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vermiş olduğu ve davanın usulden reddedildiğ...K. sayılı emsal karar ekte sunulduğunu, sayın mahkeme’nin ön inceleme safhasına geçmeden önce, dava şartı noksanlığı sebebiyle davayı usulden reddetmesine karar vermesini talep ettiklerini, zira kanunun açık düzenlemesinin de bunu gerektirdiğini, davacının kaza esnasında motosiklet sürücüsü konumunda olduğunu, davacının kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, bu hususun tespit edilerek davacının kask,dizlik vs koruyucu tertibat kullanmadığı için müterafik kusur indirmi uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, Bu Sebeple Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden Kusur raporu alınması gerektiğini, Sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkili Sigorta Şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık/ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, dolayısıyla davaya konu somut olay bakımından; davacının Adli Tıp Kurumu...iresi’ne sevkinin sağlanarak, kazadan sonra gördüğü tedavilere ilişkin, teşhis ve tedavi dosyalarının da ikmal edilmek suretiyle; muayenesinin yapılması ve dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile malul kalıp kalmadığının ve 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ‘e göre Maluliyet Oranının Tespiti için heyet raporu alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla zarar hesabının aktüerya bılım dalı ıle uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, Poliçede belirtilen bedel her halükarda ödenecek bir bedel olmayıp eğer bir zarar oluşmuşsa yapılacak aktüer hesabı sonucunda oluşan zarar ile orantılı olarak ödenebileceğini, hiç bir zaman zararın oluşup oluşmadığı irdelenmeden ve aktüer hesabı yapılmadan doğrudan tazminat ödemesi yapılmadığını, temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun başlayabilmesi için müvekkili şirkete öngörülen şekilde ve gerekli belgelerle birlikte bir müracaatın varlığı ve bu müracaatı takip eden 8 iş günlük sürenin geçmiş olması, böyle bir müracaat olmaması halinde ise ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, bu durumda, dava öncesi başvuru neticesinde sorumluluğunu yerine getirmek isteyen müvekkili şirketin temerrüde düşmeyeceği aşikar olduğunu, müvekkili sigorta şirketi poliçe teminatı ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunu yerine getirmek istediğini, ancak davacıların buna izin vermediğini, bu sebeple müvekkili şirketin, temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiklerini beyan ettiğini, davacı tarafın avans faiz talebi hatalı olduğunu, kaza tespit tuynağı ve poliçeden de anlaşılacağı üzere kazaya karışan araç hususunun kullanım için olduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerekeceğini, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini, uzlaştırma sağlanmış ise açılan davadan feragat edilmiş sayılacağından davanın esasına girilmeden davanın reddinin gerekeceğini, izah edilen sebeplerle; ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini öncelikle KTK 97. madde gereği yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartı, davacı tarafça yerine getirilmemiş olması nedeniyle, HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek koşulu ile; kusur durumunun tespiti için dosyanın ceza dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine gönderilmesine, erişkinler için engellilik tespiti için dosyanın Adli Tıp İhtisas Dairesine gönderilmesine, dosyanın tüm bu eksiklikler tamamlandıktan sonra zararın oluşup oluşmadığı ve var ise ne kadar olduğunun tespiti için aktüer bilirkişiye gönderilmesini, anılan kazada müterafik kusur,hatır taşıması gibi tazminatta indirim sebebi olacak sair hususların mahkemece re’sen tesbitini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami police limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını vekil sıfatıyla verilmesini talep ve beyan etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, 22/05/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davacının yaralanıp yaralanmadığı, davacının vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, davacının yaralanması sebebiyle kalıcı işgöremezlik oranı göremezlik süresinin belirlenmesi, davacının varsa sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerin ne olduğu, bu kazadan kaynaklı davalının sorumlu olup olmayacakları, sorumlu ise ne şekilde sorumlu olacağının değerlendirilmesine yönelik sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik belirsiz alacak davasına ilişkin olduğu tespit edildi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekilinin, 10/03/2025 tarihli dilekçesi ile bu dava kapsamında davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden doğan ve doğacak bütün alacaklarından bu dava ile ilgili bütün taleplerinden feragat ettiklerini, feragatleri nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeni ile sona erdirilmesini, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmolunmamasını saygıyla arz ve talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin 10/03/2025 tarihli dilekçesi ile iş bu dava dosyasından yapılan yargılama konusu alacak bakımından, haricen davacı vekili ile varılan mutabakat neticesinde, davaya hadise nedeni ile müvekkili şirketçe, davacılar vekiline asıl alacak, faiz ve ferileri, ve vekalet ücreti ile birlikte ödenmiş ve müvekkili şirketin dava konusu tazminat bakımından poliçe tamamen, gayri kabili rücu olmak üzere, mutlak ve kesin şekilde ibra edildiğini, müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini ve davacı vekili tarafından da ibra edilmiş olmakla müvekkili için, işbu ... E. sayılı dava maddi tazminat hususunda konusuz kaldığını, açıklanan nedenler dolayısıyla, konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini ve ayrıca vekalet ücreti ve yargılama masrafı talebimiz olmadığını beyan etmiştir. Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili tarihli dilekçesinde, tarafların sulh olmaları nedeniyle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 15/11/2024 havale tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olmaları nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı vekilinin 10/03/2025 tarihli feragat dilekçesi, davalı sigorta şirket vekilinin 10/03/2025 tarihli sulh olunduğuna dair beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 10/03/2025 havale tarihli feragat dilekçesindeki beyanı ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği, karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan ettiği, vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş, taraf vekilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, arabuluculuk ücretinin davalı sigorta tarafından ödeme olması nedeni ile arabulucuk ücreti davalıya yükletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 2/3 oranında alınması gereken 410,26 TL harcın, davanın açıldığı sırada peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 17,34 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri anlaşıldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri anlaşıldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7- Dosyanın 04/02/2025 tarihli duruşmasında verilen ara karar gereği dosyanın trafik bilirkişisine tevdine karar verildiği ve 06/02/2025 tarihinde bilirkişi ücretinin davacı tarafça dosyaya yatırıldığı, ancak bilirkişinin dosyayı inceleyerek kaza raporunun olmadığına yönelik ön rapor sunduğu ve belirtilen eksikliğin giderilmesi aşamasında dosyanın feragat nedeniyle karara çıktığı anlaşılmakla, bilirkişinin dosyayı kalemden almak için yaptığı yol masrafı ile dosyayı inceleyerek ön rapor sunması sebebiyle bu aşamada 2.000 TL ücret takdirine, bakiye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 8-Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/03/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim... ¸e-imza