İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/754 E. 2025/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/754
- Karar No
- 2025/514
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/754 Esas KARAR NO :2025/514
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/12/2024 KARAR TARİHİ:01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekindeki fatura ve Davalı şirket tarafından gönderilen sipariş formları mailler incelendiğinde; Müvekkil Davacı şirketçe temin edilen ürün ve malzemelerin Davalı şirkete teslimi ile tamamlanan işler nedeniyle hak edilen dava konusu bedel Davalı tarafından ödenmediğinden ".... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı" dosyası ile Davalı aleyhine icra takibi ikame edildiğini, Müvekkil Davacı şirket tarafından temin edilen hizmet karşılığında dava konusu alacağa ilişkin olarak 10 adet fatura düzenlendiğini, Müvekkil Davacı şirket tarafından verilen hizmete dair düzenlenen ve Davalı şirkete iletilen faturalara karşın Davalı şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, Müvekkil Davalı şirket tarafından defaeten Davalı şirket ile iletişime geçilmiş ve işbu fatura alacak bedellerinin hangi tarihte ödenebileceği ile ilgili olarak bilgi alınmaya çalışılmış ancak herhangi bir dönüş alınamadığını, Açıklanan nedenlerle likit alacak talebimiz için peşinen ve kötü niyetle, takibi sürüncemede bırakma maksadıyla yapılan işbu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamı ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve Yargılama sonuna kadar alacağın korunması amacı ile teminatsız bir şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan 09/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle, Davacı Şirket, iddia ettiği fatura alacaklarına istinaden Müvekkil aleyhine .... İcra Dairesi... E. sayılı dosyası ile iddia edilen 398.079,75-TL tutarın lıaksız olarak tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, Borcun kabulü anlamına gelmemek üzere, taraflar arasında sadece teslimin ne zaman yapılacağı belirlendiğini, ödemenin ne zaman yapılacağına ilişkin herhangi bir belirleme henüz yapılmadığını, Davacı tarafa kendi borcunun iddia ettiği üzere ifası sırasında herhangi bir ihtirazı kayıt veya ödemenin kendi ifası ile aynı anda yapılması gerektiğine veya belirlenen herhangi bir süre içinde yapılmasına ilişkin herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, Müvekkil'in henüz muaccel olmayan bir borcun ifası için icra yoluyla veya herhangi bir başka hukuki yöntem ile ödeme yapmaya zorlanamayacağını, Bu sebeple, karşı tarafın iddia ettiği borcun vadesini belirlemede kusurlu olması ve vadenin belirlenmesine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmaması, sonuç olarak borcun muaccel olmaması sebebiyle; icra takibi yoluyla iddia edilen alacağı talep edilmesi hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. DELİLLER Delil olarak; icra dosyası, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 13/08/2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile 398.079,75 TL toplam alacağın. Takip tarihinden itibaren Asıl Alacağa(Cari Hesap Alacağı) Yıllık (%51,75) oranında değişen oranlarda işleyecek Reeskont Avans Faizijcra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda özetle, Tarafların uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla, davacı tarafından davalı aleyhine 13/08/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşılmakla ürünlerin teslim edilip edilmediği hususunda bir itilafın olmadığı ödeme hususunda bir itilaf olduğu, davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan ve onay durumları yukarıda gösterilen 2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, 2024 yılı kapanış tasdikinin yasal süresinin 14/05/2025 tarihi olduğu, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, Davalı tarafça incelemeye tieati defter sunulmadığı, 13/08/2024 tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 398.079.75 TL (üçyüzdoksansekizbinyetmişdokuz Türk Lirası yctmisbcş Kuruş) tutarında alacaklı olduğu, Söz konusu alacağın, belirtilen 30 (otuz) günlük vade hitamında muacceliyet kesbedip etmediği hususunun takdiri mahkemeye ait olduğu belirlenmiştir. GEREKÇE Dava İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından davalı aleyhine 13/08/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacının davalı adına düzenlediği faturaları E-Fatura olarak düzenlendiği, Fatura içeriğinde mal hizmet, miktar, birim fiyat, banka, sipariş yetkilisi bilgilerinin ve İrsaliye yerine geçer ibaresinin yer aldığı, vade bilgisine yer verilmediği tespit edilmiştir. Davacı tarafından dava dosyası ekinde davalıya ait 10/05/2024 tarihli Ödeme Talep Formunda; Ödeme Planı: Siparişten Sonra 1 Ay Vadeli Ödeme Son Ödeme Tarihi: 13/06/2024 Perşembe olarak yazılmış ve formda; ..., ... imzasının var olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda Davalıya ait olduğu anlaşılan ödeme talep formunda 30 (otuz) günlük bir ödeme vadesinin öngörüldüğü, işbu 30 günlük vadenin taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair cari hesap ekstresinin tetkikinde; davalının en son 18/04/2024 tarihinde gerçekleştirdiği 250.000,00 TL (ikiyüzellibin Türk Lirası) tutarındaki ödemenin, 05/02/2024 tanzim tarihli faturaya (fatura vadesinden 43 gün sonra, toplam 73 gün içerisinde) tekabül ettiği tespit edilmekle aynı ödemenin, 22/03/2024 tanzim tarihli faturayı da (fatura vadesinden 3 gün önce, toplam 27 gün içerisinde) kapsadığı görülmekle bu durumun davalının ödemelerini münferit fatura bazında değil, cari hesaba mahsuben toplu olarak gerçekleştirdiği olarak kabulü gerekmiştir. Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan davacı tarafından davalı aleyhine 13/08/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususları bakımından yapılan incelemede ürünlerin teslim edilip edilmediği hususunda bir itilafın olmadığı ödeme hususunda bir ihtilaf olduğu anlaşılmakla davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan ve onay durumları gösterilen 2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları ve anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetleri olduğu tespiti ile BA- BS formlarına ilişkin müzekkere cevaplarında, hem davacı hem de davalı tarafça beyan edilen BA- BS tutarlarının birbiriyle mutabık olduğu ve davalı tarafça incelemeye ticari defter sunulmadığı hususu da dikkate alınarak 13/08/2024 tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 398.079.75 TL (üçyüzdoksansekizbinyetmişdokuz Türk Lirası yctmisbcş Kuruş) tutarında alacaklı olduğu kanaati ile davacının iddiasını ispatladığı kanaati ile bu kapsamda icra dosyasına yönelik itirazın iptali ile belirlenen bu miktar üzerinden takibin takip koşulları ile devamı gerektiği alacağın likit belirlenebilir bir bedel olması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Davacı tarafın yargılama esnasında yeniden ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmakla yaklaşık ispat şartını yerine getirdiği kanaati ile talebi belirlenen teminat karşılığında kabul edilmiştir. ) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının .... İCRA DAİRESİ ... ESAS sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, TAKİBİN aynen DEVAMINA, 2-asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE, İİK’ nun 257/1 inci maddesi gereğince dava konusu alacak miktarı ile sınırlı biçimde 398.079,75 TL karşılığı davalıların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına iş bu dava sonuna dek kayden ihtiyati haciz konulmasına, bu haciz işleminden borçlu şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık olmak üzere HMK’ nın 87 ıncı maddesine göre nakit veya kabul olunacak banka teminatı olarak davacıdan alacağın % 20'si oranına karşılık gelen teminat karşılığında alacağa yeter miktarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, -İhtiyati haczin takip dosyası üzerinden infazına, -Kararın verildiği tarihten itibaren on gün içerisinde icra dairesinden kararın infazını istenmediği taktirde, 2004 sayılı İ.İ.K. 261/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının talep eden vekiline İHTARINA, -İhtiyati haciz görülmekte olan dava sırasında tesis edildiğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 27.192,83-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile eksik kalan 22.385,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 63.692,76 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ilk gider, tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 19.964,71-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır