Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/766 E. 2025/873 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/766
Karar No
2025/873
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/766 Esas

KARAR NO: 2025/873

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 11/04/2025

NUMARASI: 2025/243 Esas

DAVANIN KONUSU:İHTİYATİ HACİZ

KARAR TARİHİ: 19/06/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, 13.10.2023 tarihinde kendisine ait ... ve ... plakalı araçlar ile müvekkilinin işlettiği Edirne istikametinde kusurlu bir şekilde geçiş yapmak suretiyle otokorkuluklara, levhalara, malzemelere vb. unsurlara ağır bir fiziksel bir hasar verdiğini, bu kapsamda, öncelikle İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdindeki ... Esas sayılı dosyası üzerinden 30.493,99-TL asıl alacak ve takip tarihi itibari ile 10.091,60-TL işlemiş avans faizi olmak üzere 40.585,59-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takip aşamasında işçilik ücretinin eksik hesaplandığını ve müvekkili şirketin yapmış olduğu son hesaplama sonrası, icra takibine göre asıl alacak üzerinde artırılan 2.452,50-TL miktarın da alacak davası olarak görülmesi gerektiğini, davalının takibe itiraz ederek takibi durduğunu, dosyaya sunulan deliller neticesinde yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olduğundan kazaya konu davalıya ait başta ... ve ... plakalı araçlar olmak üzere, diğer taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine; takdiren teminatsız, aksi kanaatte olunması durumunda ise uygun görülecek bir miktar teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 11/04/2025 tarihli ara kararı ile; dava, İİK 67 maddesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava dilekçesi ile davalı adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçlar üzerine ihtiyati haciz konulması talebinde bulunulmuş ise de HMK 389/1 gereği ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olduğundan ve haciz konulması talep edilen davalı adına mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığından ve ayrıca tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı vekilinin ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbir talebinin, delillerin toplanmamış olduğu, delillerin ön aşamada dosyada bulunmadığı görülmekle, varsa alacağın varlığı ve miktarı toplanacak delillerle birlikte yargılama neticesinde tespit edilebileceği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda davalının otokorkuluk hasarına kendi kusuru ile sebep olduğu, bu bağlamda haksız fiil sorumluluğunun doğduğu ve Yargıtay kararları uyarınca da söz konusu borcun hasar tarihi itibariyle muaccel olduğu ve yaklaşık ispat kuralının sağlandığından ihtiyati haciz talep edildiğini, davalının, müvekkili şirket tarafından işletilen otoyoldan kusurlu şekilde geçmek suretiyle hasara sebep verdiğinden, dosyaya sunulan "fotoğraf ve video" ile yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini, söz konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu konusunda bir çekişme bulunmamakla birlikte haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda borcun haksız fiil tarihi itibari ile muaccel hale geldiği de dikkate alındığında işbu kanun çerçevesinde ihtiyati hacze ilişkin olarak şartların gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından işletilen otoyol ve gişelerden geçiş, giriş ve çıkış anlarını gösterir görüntü kayıtları ve video kaydının 11.04.2025 tarihinde CD içerisinde dosyaya sunulduğunu, video kayıtlarının incelenmesi sonucunda da görüleceği üzere davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından işletilen otoyolda seyir halindeyken, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı neticesinde kusurlu olarak şerit dışına çıkıp otokorkuluğa çarptığı ve bu şekilde ilerlemeye devam ederek otokorkulukta ciddi boyutta hasar meydana gelmesine sebep olduğunu, Mahkemeye sundukları görüntü ve video kayıtları çerçevesinde müvekkili şirketin söz konusu haksız fiil sonucunda bir alacağı doğduğu açıkça ortada olduğu halde ihtiyati haciz kararı verilmesi taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedilmesinin müvekkili şirketin alacağını tahsil edememesi riskiyle karşı karşıya bıraktığını belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, haksız eylemden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve alacak istemine ilişkindir. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/243 E. sayılı dosyasında 11.04.2025 tarihli ara kararına karşı, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiştir. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır (Emsal: Yargıtay 4. HD - 2012/11633 Esas, 2012/18356 Karar).Buna göre, haksız fiil tarihi itibarıyla davacının alacağı muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haczin talep edildiği davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının net olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. Öte yandan, 2004 sayılı İİK. 257. maddesinde de ”Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, açıklanan nedenlerle ve hakkaniyet ilkesi gereği ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle kaldırılması gerekmektedir (Emsal: Yargıtay 4. HD - 2013/7068 Esas, 2013/9275 Karar). Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 11/04/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/243 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 11/04/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 3-a)Davacının İhtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanunun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünde KISMEN KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere, ... ve ... plakalı (davalıya ait olması halinde) araçlar olmak üzere, diğer taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine 40.585,59 TL ile sınırlı olmak üzere 40.585,59 TL üzerinden %15 teminat karşılığında İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 6-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19/06/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/766, K. 2025/873, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2025-766-e-2025-873-k-2fff84cc226a