İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/741 E. 2025/975 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/741
- Karar No
- 2025/975
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/741 Esas KARAR NO : 2025/975 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan 51.454,79-TL alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla 25.03.2024 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, Davacı firmanın, davalı ya 28.11.2023 tarihinde 2011 Model...Marka ... olarak tabir edilen iş makinesini (ikinci el olarak) 150.000-TL artı KDV yani 180.000-TL ye satmış ve teslim ettiğini, satışa ilişkin müvekkili şirket tarafından ek te sunulu 28.11.2024 tarihli ... numaralı e arşiv faturası düzenlendiğini, davalının anılan iş makinesinin bedelinin bir kısmınını (130.000-TL sini) Halk Bankası aracılığı ile 28.11.2023 tarihinde müvekkiline ödediğini, fakat kalan bakiye 50.000-TL yi ödemediğini, Müvekkilinin ile davalı arasında ki satış ve satıştan kalan bakiye 50.000-TL alacağın gerek müvekkili şirketin gerekse davalının arasında ki cari hesap ekstresinde ve resmi kayıtlarında göründüğünü, bu nedenlerle haksız olan itirazının iptali ile icra takibinin devamına, haksız itirazda bulunan borçluya %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 19/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yukarıda Yapmış olduğum tespit ve incelemeler sonucunda; Dava konusu olayda Davalının ''Dosya hesabına herhangi bir borcum bulunmamaktadır'' iddialarının Ticari defter ve Dosya içeriği belgelerle ispat edilemediği bu nedenle Davacının 25.03.2024 Tarihinde İzmir...İcra Dairesi Müdürlüğü nezdinde... sayılı Dosya gereği 50.000,00.-TL Asıl Alacak 1.454,79.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 51.454,79.-TL tutarında başlattığı icra takibinin aynı miktarlar üzerinden devam etmesi gerektiği kanaatine varılmış olup..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 09/10/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dava dosyası ve ekleri ile davacıdan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır; DAVACI TARAF AÇISINDAN; DAVACI FİRMAYA AİT TİCARİ DEFTERLER, DAVALI AÇISINDAN 2023-2024 (01.01.2024-03.09.2024) YILLARI İLE İLGİLİ OLARAK İNCELENDİĞİNDE; Ticari Defterlerin ispat kuvvetinden yararlanmak için; Noter açılış onaylarının yapılmış olması, Defterlere yapılacak kayıtların usulüne uygun gerçek ticari belgelere dayandırılması, Yasal süresi içinde kapanış onaylarının yapılmış olması gerekmektedir. Yasal defterler ile ilgili yapılan tespitler neticesinde, Davacı...TEKSTİL İNŞ. TAAH. LTD. ŞTİ.’nin yukarıda listelenen 2023-2024 yıllarına ait yasal ticari defterlerinde; 2023 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikleri ile Yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, 2024 yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı, 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirip getirmediği, söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdirinin Sayın Mahkeme’nize ait olduğu, 2023 YILI İLE İLGİLİ OLARAK; - Davacının davalıya kdv dahil olmak üzere 1 adet fatura karşılığında 180.000,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, - Davalının davacıya 1 adet havale ile toplamda 150.000,00 TL ödeme yaptığı, - Davalının ilgili yıl cari hesap bakiyesinin 30.000, TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU) 2024 YILI İLE İLGİLİ OLARAK; - 2023 yılından devreden borç bakiye tutarı olan 50.000,00 TL’nin 2024 yılı başında açılış fişinde aynı tutarla kayıtlı olduğu, - Davacı ticari defterlerinde 30.06.2024 tarih ... nolu yevmiye fişi ile davalının cari hesap bakiye tutarı olan 50.000,00 TL tutarının ... Kasa hesabı kullanılarak nakit tahsilat olarak sıfırlandığı, DAVA VE TAKİP KONUSU EDİLEN FATURA: Davacının T.C. İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile davalıdan takip tarihi olan 25.03.2024 tarihi itibariyle 50.000,00 TL alacak talebinde bulunduğu, Dava ve takip konusu edilen 1 adet faturanın dökümü aşağıdaki gibi olup 28.11.2023 tarihli, ... fatura nolu, 180.000,00-TL Yukarıda dökümü yapılan, davacının dava ve takip konusu ettiği faturanın, davacı taraf ticari defterleri ile talimat raporu tespiti üzere davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TAKDİR SAYIN MAHKEMENİZE AİT OLMAK ÜZERE; DAVACININ; 25.03.2024 TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE ALACAK BAKİYESİNİN: 50.000,00 TL, 03.09.2024 DAVA TARİH İTİBARİYLE ALACAK BAKİYESİNİN: 0,00 TL, olduğu tespit edilmiş olup takdiri mahkemenize aittir. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, ticari nitelikte satış sözleşmesi nedeniyle oluşan fatura alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin davacıdan 180.000,00-TL bedel ile satın aldığı iş makinesinin 130.000,00-TL'lik kısmını ödediği halde bakiye 50.000,00-TL borcunu ödemediğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davaya cevap sunulmadığı görülmüştür. 4-İcra dosyası içeriğinin incelenmesinde, takibe itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı görülmüş, bu nedenle itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafça takipte icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunduğu görülmüş ise de itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesinin gösterilmemiş olduğu, geçerli bir yetki itirazıın bulunması için yetkili olduğu ileri sürülen icra dairesinin de gösterilmesi gerektiği anlaşıldığından icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığına karar verilmiştir. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce her iki tarafa ticari defterlerin ibrazı hususunda süre verilmiş ancak tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler incelemeye sunulmuş ve bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmıştır. 6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davacı şirket ticari defterlerinde1 adet fatura nedeniyle 180.000,00-TL alacak kaydı bulunduğu ve 130.000,00-TL davalı ödemesinin kayıt altında olduğu, davacının bakiye 50.000,00-TL alacağının bulunduğu, Yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür. 7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 50.000,00-TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmediği gibi cevap dilekçesi ve başkaca bir savunma da sunulmadığı, bu haliyle davacının kendi ticari defterleriyle 50.000,00-TL alacaklı olduğunu ispat etmiş olduğu, her ne kadar aracın noter satış senedinde bedelin tamamının alındığı belirtilmiş ise de davalı tarafça cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunulmadığı gibi davacı ticari defterlerinde alacak bakiyesi bulunduğu ve yalnızca 130.000,00-TL ödeme kaydının yer aldığı, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olması nedeniyle davacının alacak bakiyesini ispat ettiği değerlendirilmiştir. Davacı tarafça takip ve davada işlemiş faiz isteminde bulunulmuş ise de takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, buna göre takip öncesinde temerrüt bulunmadığı anlaşıldığından işlemiş faize yönelik istemler yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiştir. 9-Davacı alacağı faturalardan kaynaklanan alacak ilişkisine dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 50.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, fazlasına dair istemin reddine, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında belirlenen 10.000,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50-TL harçtan peşin olarak alınan 621,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.794,05-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 621,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 2.117,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 10.044,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 9.760,60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 3.498,21-TL'sinin davalıdan, 101,79-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır