İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/717 E. 2025/916 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/717
Karar No
2025/916
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/717 Esas KARAR NO : 2025/916

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, davalıya ait .... ultrasonik branda kaynamk makinasının onarımı ve bakım hizmetlerini yerine getirdiğini, bu hizmetler karşılığında iki adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafın bu faturaları ticari defterlerine kaydetiğini, kdv mahsuplarını kullandığını ve bedellerini ... Sigorta A.Ş. Nezdindeki poliçe kapsamında tahsil edildğini, buna rağmen davalının müvekkile herhangi bir ödeme yapmayarak borca soyut ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, müvekkil tarafından itirazın iptali amacıyla arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak uzlaşma sağlanmadığını, davalının faturalara, ticari defter kayıtlarına ve vergi beyanlarına karşı hiçbir itirazı bulunmadığından borcun varlığı sabit olduğunu, davalının itirazı, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıyan kötü niyetli bir itiraz olduğunu, bu sebeple Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 172.713,96 TL yönünden iptaliyle takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahlisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Karşı taraf, alacağının dayanağı olarak aynı anda faturaları, cari hesabı, ticari defter ve sigorta kayıtlarını gösterdiğini, Müvekkile ait makine Eylül 2023’te arızalandığını, karşı taraf arızayı gidermek amacıyla inceleme yapmış ancak tamir işlemini gerçekleştiremediğini, makinenin sağlam şekilde teslim edildiğine dair herhangi bir teslim belgesi de mevcut değil olmadığını,karşı taraf, tamir etmediği makine için haksız ve kötü niyetli şekilde fatura düzenlediğini, müvekkil, makinenin onarımını yurt dışında bir firmaya yaptırdığını, bu kapsamda teknik personel ve yedek parça temin etmiş, masraflara ilişkin belgeleri dosyaya sunulduğunu, sigortadan alınan kısmi ödeme de bu masraflarda kullanıldığını, karşı taraf, hizmeti sunmadığı hâlde alacak iddiasında bulunarak kötü niyetli davrandığını, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, arz edilen nedenlerle, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, müvekkil lehine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep olunur. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 172.713,96-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı ve Davalı Şirketlere ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı yana ait ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 10.05.2024 itibariyle davalı şirketten 172.714,21 TL alacağının bulunduğu, davalı yana ait ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 10.05.2024 itibariyle davacı şirkete 172.714,21 TL borcunun bulunduğu, Zincirlikuyu ve avcılar vergi dairelerinden gelen ba-bs formlarına göre; takip konusu faturaların davacı ve davalı şirket beyanları ile uyumlu olduğu, taraflar arasında kaynak yapıştırma makinesi onarımı ve servis bakımına ilişkin bir ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin davalı şirketten 172.713,96 TL fatura alacağı ve 32.929,29 TL işlemiş faiz miktarı alacağının bulunduğu, Davalının icra takibine itirazında haklı olmadığı, Davacı/alacaklının Davalı Borçludan takip tarihi olan 10.05.2024 itibariyle 172.713,96 TL asıl alacak ve 32.929,29 TL İşlemiş faiz miktarı olmak üzere toplam 205.643,25 TL talep edebileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Tarafların BA-BS formlarının ve defterlerinin birbirini doğruladığı ve usulüne uygun tutulan her iki taraf ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 172.713,96 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 172.713,96 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, 2-172.713,96 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 11.798,10 TL ilam harcından peşin alınan 2.949,53TL harcın mahsubu ile bakiye 8.848,56 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 773,00 TL posta masrafı, 427,60TL başvuru harcı, 2.949,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.150,13TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025 Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/717, K. 2025/916, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-717-e-2025-916-k-07a3a588e761