İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/573 E. 2025/773 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/573
- Karar No
- 2025/773
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/573 Esas KARAR NO :2025/773
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/09/2024 KARAR TARİHİ:03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin kurye hizmeti verdiğini, davalı ile müvekkili arasında kuryet hizmeti, hizmete ilişkin ödeme, delil sözleşmesi, sözleşmenin feshi ve diğer tüm esaslara ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye ve hizmete ilişkin olarak müvekkilince faturalar kesildiğini ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak bedelin tamamını ödemediğini, diğer yandan sözleşmenin feshine ilişkin de yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle alacaklarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile icra takibinin aynen devamını, davalının %202den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Usule ilişkin olarak; yetki itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak; taraflarına davacının iddia ettiği kadar kurye/lojistik hizmeti sağlanmadığını, ayrıca kuryelerin sürekli geç gelmesi bazı zamanlar hiç gelmemesi sebebiyle siparişlerin iptal olduğunu ve restoranların kapalı duruma gelmesine sebep olduklarını, diğer yandan taraflar arasında anlaşılmış olmasına rağmen davacının kilometre sınır koyduğunu, müvekkilinin iş ilişkisi sona erene kadar puantaj kayıtlarına itiraz ettiğini, davacının kuryelerinin sürekli değişmesinden dolayı kurye tahsilatlarını kendileri tarafından toplanacağını belirttiklerini ancak ilgili tutarları cari hesaptan düşmediklerini, davalının vermediği hizmetin karşılığını talep ettiğini, tarafların anlaşmalarının anlaşma bedelinin ödenmesi yükümlülüğünü doğurmadığını iddia ederek; davanın öncelikle usulden daha sonra esastan reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 190.382,03-TL borcun ödenmesi amacıyla 29/08/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 07/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/09/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Bilgisayar Mühendisi Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 09/07/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı taraf sistemi olan www.iletmen.com.tr adresli sistem incelenmiş ve Calzone Burger ... ve Calzone Burger Ataşehir olarak kaydedildiği görülen davalının iki ayrı şubesine ait kayıtlar incelenmiştir. Raporlama ekranlarında bulunulan günden 65 ve 95 gün geriye kadar listeleme yapabildiği görülmüştür, davalı taraftan sistemde görüntülenemeyen taşınan paket listesinin sunulması istenmiş ancak sunulmamıştır, İletmen sisteminde düzenlenmiş olan faturalar kayıt altına alınarak sayın mahkemenize sunulmuştur. 15 Aralık 2022 tarihinde taraflar arasında akdedilen sözleşmede aylık iletmen toplam hizmet bedelinin 46.500,00-TL+KDV olarak belirlendiği görülmüştür, sözleşmede “Fatura her ay başında kesilir. Ayın 7'sinde yarısı, 14'ünde kalan bakiye tahsil edilir,” ifadesi ile fatura düzenlenme şeklinin planlandığı görülmüştür. Sözleşmede Tam zamanlı İletmen olarak ifade edilen faturaya İletmen Dağıtım Bedeli işi için yansıtılan 39.000,00TL'ye ek olarak sözleşmede ayrı bir kalem olarak ifade edilmediği görülen İletmen Yazılım Bedeli kalemi için yansıtılan 24.780,00-TL’nin toplanması ile hazırlandığı görülen faturaların KDV dahil 70.800,00-TL olarak hesaplanmış olduğu, davalının ara ara ödemeler yaptığı ve tutarlara itirazda bulunmadığının görüldüğü, sözleşmede taşınan paket bazında hesaplama yapılmadığı, ay bazında ödeme planlaması yapıldığı, davacı tarafça sunulan taşınan paket listesinden de görüldüğü üzere çalışılan 3 ay gibi kısa sürede 9.115 paket taşınmış olduğu, sözleşme dahilinde anlaşılan işin yapılmış olduğu, davalı tarafça sunulan dilekçede ifade edildiği görülen sorunlara rağmen davacının taşıma işlemini gerçekleştirmiş olduğu, davalının eksik yapıldığını ifade ettiği işin ne derece eksik yapıldığının anlaşılabileceği yeterli delil tespit edilemediği, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2023 yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, ticari defterlerin delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafça yasal defterlerin maliyede incelemede olması sebebi ile incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davalı taraf yasal defterlerinde davacı ile ilgili kayıtların bilgilerinin yer aldığı muavin dökümünün incelemeye ibraz edildiği, bu muavin döküm üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapıldığı, davacı yasal defterlerinde davacı taraf davalıdan 190.382,03-TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken davalı yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 189.898,70-TL borçlu olarak göründüğü, taraf ticari defterlerindeki örtüşmeme nedenleri arasındaki farkın 483,33-TL olduğu, davalı ticari defterlerinde davalının davacıya 189.898,70-TL borçlu göründüğü, örtüşmeme farkının davalı firmaya ait borca eklenmesi gerektiğinin inceleme esnasında tespit edildiği, örtüşememe farkının davalı borcuna eklenmesi ile davalı firmanın davacıya borçlu göründüğü tutarın 483,33-TL+189.898,70-TL=190.382,03-TL olduğu, örtüşmeme farklarının düzeltilmesi sonrası davacı tarafın davalıdan 190.382,03-TL alacaklı, davalı tarafın davacıya 190.382,03-TL borçlu göründüğü, taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı, alacak konusu faturaların GİB tarafından davacı ve davalı şirkete ait BA-BS bildirimlerinde bildirildiği, alacak konusu faturaların tamamının davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından kesilen faturalara davalı tarafından itiraz edildiğine veya ayıp ihbarında bulunulduğuna dair dosyada mevcut bilgi ve belge bulunmadığı, bu sebeple faturaların ve muhteviyatı hizmetlerin davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalı şirketin davacıya 190.382,03-TL borçlu olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; muavin defter, 29.220,00-TL bedelli fatura, 30.483,77-TL bedelli fatura, 14.632,00-TL bedelli fatura, 70.800,00-TL bedelli fatura (8 adet), 7.080,00-TL bedelli fatura, 70.000,00-TL bedelli dekont, 40.800,00-TL bedelli dekont, 677,97-TL bedelli dekont, 30.483,77-TL bedelli dekont, Üye İşyeri Sözleşme Bilgileri, Whatsapp görüşmeleri, paket teslim kayıtları -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kurye hizmetine dair sözleşme kapsamında açık cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Somut olayda tarafların açık cari hesap ilişkisinde ticari defterleri incelenmiş ve faturaların, ba/bs bildirimlerinin, defterde kayıtlı alacaklılık ve borçluluk durumunun birbirini teyit ettiği, küçük bir meblağ (483,33 TL) yönünden uyuşmama gerekçesinin makul şekilde açıklanabildiği görülmüştür. Davalı her ne kadar eksik veya ayıplı iş savunmasında bulunmuş ise de somut bir vakıa ileri sürmediği, TTK 23 maddesine uygun ve süresinde ortaya konan bir ihtar veya ihbar bulunmadığı, defter kayıtlarına işlenen kayıttan ve bu aşamadan sonra hizmetin verilmediği iddiaların dinlenemeyeceği anlaşılmakla itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Hükmedilen bedel ve ticari ilişki itibariyle TTK 1530 maddesi anlamında bir tedarik ilişkisi ortaya konulmadığından avans faizi işletilecek şekilde takibin devamına karar verilmiştir. Alacağın likit ve belirli miktarı davalı defterlerinden açıkça okunduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline ile, takibin 190.382,03-TL asıl alacak üzerinden, takipten sonra asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 38.076,40 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Alınması gereken 13.005,00-TL karar ve ilam harcından 2.299,34-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.705,66-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 2.299,34-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.726,94-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 10.755,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.461,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 03/11/2025
Katip ... Hakim .... e-imza e-imza