İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/716 E. 2026/438 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/716
- Karar No
- 2026/438
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/716 Esas KARAR NO :2026/438
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/11/2024 KARAR TARİHİ:19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.08.2024 tarihinde Davalı ... Sigorta A.Ş'ne Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) kapsamında sigortalanmış olan dava dışı ...'a ait ve onun sevk, idare ve yönetiminde olan ... plakalı aracın KTK hükümlerine aykırı davranarak müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde bedeni/cismani hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalı sürücüsü tarafından asli ve tam kusurlu olarak gerçekleştirilen eylem sonucu müvekkili nezdinde bedeni ve cismani zarar meydana geldiğini belirterek, meydana gelen trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybına uğrayan müvekkilin uğradığı maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş görmezlik için 27.500,00 TL, geçici iş görmezlik için 2.000,00 TL, bakıcı giderleri için 250,00TL ve tedavi giderleri için 250,00 TL olmak üzere toplamda 30.000,00 TL maddi tazminat bedelinin 30.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren avans/ faizi ile davalı sigorta şirketinden külliyen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili müvekkili şirkete hukuka uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun dava şartı olup davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçede sadece sürekli maluliyet halleri teminat altına alındığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli sakatlığının adli tıp kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğundan kabul etmediklerini, SGK'dan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılması gerektiğini, ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, kusur yönünden müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ilgili başvuruda müvekkili şirkete yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faiz uygulanabileceğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Davanın; 30/08/2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri tedavi giderlerinden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; Hasar dosyası, Ceza dava dosyası, Sigorta Poliçesi, Kaza Tutanağı, Ekspertiz Raporları, Hastane Raporlar ve Tedavi Belgeleri, Emsal Kararlar, Bilirkişi, Keşif, Tanık ve Konuya temas eden her türlü yasal delile dayanmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...Adli Tıp Kurumu'nun 02/03/2026 tarihli raporunda; 21.10.1985 doğumlu, ...’nın 30.08.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Spesifik omurga hastalıklarına bağlı kısıtlılık, Tablo 1.7 (%5+%5)’ye göre kişinin özürlülük oranı Balthazard formülü ile %9,75 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 25/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...’ın olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, Davacı ...’nın olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 6.000,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 12.371,52 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 608.101,51 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 24.06.2024 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili 12/06/2026 tarihli dilekçesinde; tarafların sulh olduğunu, sulh kapsamında davalı tarafça kararlaştırılan ödemelerin gerçekleştirildiğini, dava konusu alacağa ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir bakiye alacak kalmadığını, açıklanan nedenlerle davalı yan ile sulh olunması neticesinde ve dosyada karşılıklı olarak alacak ve masraf (karşılıklı vekalet ücreti de dahil) kalmadığından usul ekonomisi ilkesi gereği davanın konusuz kalması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 16/06/2026 tarihli beyan dilekçesinde; davacı taraf ile sulh olunduğunu, bu kapsamda davacının feragat beyanı gereğince davanın reddine karar verilmesini, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi olmadığını belirtmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; yargılama devam ettiği süreç de davacı vekilinin 12/06/2026 tarihli beyan dilekçesi , davalı vekilinin 16/06/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davanın konusuz kalmasına karar verilmesi talep ettiği, davanın konusuz kaldığı hususu tespit edilmiş olduğundan davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Tarafların sulh olması nedeni ile dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 219,67 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına, 4-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA