İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/696 E. 2024/1006 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/696
Karar No
2024/1006
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/696 Esas KARAR NO: 2024/1006 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/09/2024 KARAR TARİHİ: 17/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu -------- sayılı dosya ile ---- tarihinde icra takibi başlatıldığını, borçlunun ------- tarihinde borca itiraz ederek haksız ve kötü niyeti olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereği -----nolu Faturaya yapılan hatalı ödemenin geri alınması" konulu ------- bedelli fatura kesildiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle ---- tarihinde ------ sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu tarafından------ tarihinde itiraz edildiğini, itiraz akabinde icra dosyası yetkisizlik ile kapatılarak ------sayılı dosya numarası ile kaydedildiğini, Borçlunun, ------ tarihinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, itirazların hukuken dayanaksız olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ------ sayılı dosyası ---- sisteminden celp edilmiştir.------yazıları dosya içerisindedir.6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunması gerekir. Bu düzenlemeden anlaşılan "ticari dava" ve "ticari iş" ayrı ayrı kavramlardır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Türk Ticaret Kanunu’nun 14/1 Maddesinde;" Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir.” denilmiştir.Tüm dosya kapsamından; Huzurdaki davanın faturaya dayalı alacağın konu edildiği icra takibine ilişkin itirazın iptali istemiyle açıldığı, davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlık konusunun iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın da tacir olması gerektiği, bu şartlar birlikte bulunmadıkça uyuşmazlık konusunun yalnızca ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılmasının davanın ticari dava olması için yeterli olmadığı,----------kararında da belirtildiği üzere, TTK hükümleri gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, bu kapsamda yapılan değerlendirme ile Mahkememizce yapılan tacir araştırması ile davalının esnaf odası kaydı bulunduğu, vergi dairesi müdürlüğünün cevap yazısından davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve beyannamede yer alan gelirinin tacir sınırı altında kaldığı, davalının tacir olmadığı ve somut uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, GÖREVLİ MAHKEMENİN----------ASLİYE HUKUK Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE, 3-)6100 Sayılı HMK m.21 kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-) 6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 17/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/696, K. 2024/1006, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-696-e-2024-1006-k-46f763f92296