İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/686 E. 2026/291 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/686
Karar No
2026/291
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/686 Esas KARAR NO : 2026/291 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ---------- yazılımının ve diğer yazılım hizmetlerinin ve bunların bakımı için sözleşme akdedildiği, davalıya eksiksiz olarak yazılım, kurulum ve bakım hizmetlerinin verilip karşılığında, ----------4 nolu ve 885,00 USD, GİB2022..5 nolu ve 4.817,35 USD, GİB2022..6 nolu ve 4.000,00 TL bedelli faturaların düzenlendiği, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığı, ancak davalının itirazı ile takibin durduğu, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığı belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine, haksız itiraz nedeniyle ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, her hangi bir alacağa hak kazanmamış olup, haksız davanın reddi taleplerinin bulunduğu, müvekkili şirketin halihazırda --------- isimli şirket tarafından kurulmuş olan bir yazılım sisteminin bulunduğu, davacı şirketin taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi ile yalnızca müvekkili şirkete teknik destek sağlamayı üstlenmiş olup, dava dilekçesinde iddia ettiği gibi her hangi bir yazılım kurulumunun yapılmadığı, müvekkili şirketin, davacı şirketten yeterli bir teknik destek görmediğinden, eskiden çalıştığı yazılım firmasına geri döndüğü, müvekkil şirketin davacıdan her hangi bir hizmet alamadığından eskiden çalıştığı ---------- isimli firma ile çalışmaya devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılması için ve faturaya konu hizmetin alınıp alınmadığının tespitine yönelik bilirkişilerden kök ve ek rapor aldırılmış olup alınan son rapordan özetle, incelenen e-posta yazışmalarına göre, davacı şirketin davalı şirkete hizmet verdiği ve davacı şirketin davalı şirketten alacak talebinde bulunabileceği, davacının takipten önceki faiz isteminin yerinde olmadığı, davacının 5.702,35 USD alacak için 28.12.2023 takip tarihi itibariyle 555,71 USD faiz isteyebileceği, davacı taraf takipten önce 541,94 USD faiz istediğinden, davacının bu talebi ile bağlı olduğunun söylenebileceği ve davacının 4.000,00 TL alacak için 28.12.2023 takip tarihi itibariyle 1.216,83 TL faiz isteyebileceği, davacı taraf takipten önce 1.103,32 TL faiz istediğinden, davacının bu talebi ile bağlı olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinden; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davaya konu ---------- İcra Dairesinin---------- esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacak yönünden tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve faturaya konu hizmetin alınıp alınmadığının tespiti için dosyanın mali müşavir ve yazılım mühendisi bilirkişilere tevdine karar verilmiştir.Yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, davalı şirketten 31.12.2022 tarihi itibariyle 82.595,30 TL tutarınca alacağının raporlandığı, Davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, davacı şirkete 31.12.2022 tarihi itibariyle 82.595,29 TL tutarınca borcunun raporlandığı anlaşılmıştır. Tarafların BA / BS bildirimleri üzerinde yapılan incelemede; Davalı şirketin 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV hariç 65.996,01 TL tutarında davacı şirketten hizmet alındığı ile ilgili bildirimde bulunduğu, Davacı şirketin 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV hariç 65.996,01 TL tutarında davalı şirkete hizmet verildiği ile ilgili bildirimde bulunduğu görülmüştür. Her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan 16.03.2022 tarihli ----------- nolu ve 4.720,00 TL tutarındaki fatura KDV hariç 5.000,00 TL tutarın altında kaldığından, her iki tarafın da bu faturayı bildirim zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapılan teknik inceleme ve taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında davacı şirketin davalı şirkete hizmet verdiği anlaşılmıştır. Teklif formunda hizmet bedelinin ABD doları üzerinden kararlaştırıldığı, faturaların TL olarak düzenlendiği ancak faturaların alt kısmında bedellerin USD cinsinden yazdığı ve USD kurunun belirtildiği, dolayısıyla davacının USD cinsinden alacak talebinde bulunabileceği anlaşılmakla incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalıdan 28.12.2023 takip tarihi itibariyle 5.702,35 USD ve 4.000,00 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davacının davalıdan bu tutarları talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Her ne davacı tarafça işlemiş faiz talep edilmiş ise de; TTK'nın 1530 maddesi tedarik sözleşmeleri için getirilen bir düzenleme olup dava konusu ticari ilişkide uygulanamayacağı, asıl alacağa faiz yürütülebilmesi için borçlunun TBK'nın 117.(BK'nın 101.) maddesi uyarınca temerrüde düşürülmesinin gerekli olduğu, TTK'nın 1530. maddesinde de bu esastan ayrılmamak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmede varsa öngörülen tarihte veya sürede borcun ödenmemesi halinde temerrüt durumunun oluşacağının öngörüldüğü, somut uyuşmazlıkta ise izah edilen şekilde borçlunun takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir kanıt ibraz edilmediği anlaşılmış olup işlemiş faiz talep edilemeyeceği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının icra inkar tazminatı talebi incelendiğinde ise; dava konusu alacağın likit olduğu (taraflarca ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile tespiti rahatlıkla mümkün olduğu), itirazın haksız olduğu ve itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının,--------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı icra sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen İPTALİNE, takibin 4.000,00 TL asıl alacak ve 5.702,35 USD asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 4.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi, 5.702,35 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 33.710,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar harcı olan 11.513,7 TL'nin peşin harç olarak alınan 2.238,28 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 9.275,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 2.665,88 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 11.107,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 10.103,72 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 16.736,78 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davalı vekille temsil edilmediğinden ret oranı nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve reddolunan kısım yönüyle hesap olunan 3.274,81 TL'sinin davalıdan; 325,19 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde--------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacının yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/686, K. 2026/291, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-686-e-2026-291-k-c3246cc19103