İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/668 E. 2026/232 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/668
- Karar No
- 2026/232
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/668 Esas KARAR NO : 2026/232
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin metal eşya satışı ile uğraşmakta olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait mağazada kullanılmak üzere bir dizi eşya satışının gerçekleştirildiğini, anlaşma çerçevesinde davalı şirkete ait züccaciye mağazasında kullanılacak tüm eşyaların eksiksiz olarak teslim edildiğini ve işbu ürün satışı karşılığında fatura kesilerek davalıya gönderildiğini, işbu mal tedarikinin bedeli ürünlerin işçilik ve hizmet bedeli dahil 522.638,52 TL olduğunu, işbu bedelin bir kısmının cari ilişki kapsamında davacı müvekkiline ödenmesine rağmen kalan 370.000,00 TL’nin davalı şirket tarafından ödenmediğini, 2022 yılından 2024 yılı başına kadar davalı borçlu şirket ile yürütülen ilişkiler çerçevesinde ödemelerin ertelendiğini, yapılan sözlü mutabakat ile cari bakiyenin ve geçmiş dönem faizinin toplam 15.000,00 EUR olarak müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, davacı müvekkilinin ticari ilişkinin devamlılığı ve müşteri ilişkileri yönetimi kapsamında iyi niyetle ödeme beklemesine rağmen geçen süre içerisinde davalı şirket tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, bu sebeple davacı müvekkili tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .../.... E. sayılı dosyası ile faturadan kaynaklı bakiye 370.000,00 TL asıl alacağın ve takip öncesi işlemiş faizin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, işbu takibe karşı davalı şirket tarafından 13.03.2024 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini belirterek; davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile asıl alacak, asıl alacağa işlemiş TTK 1530. madde uyarınca Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranı üzerinden işleyen faizi ve sair ferileri yönünden takibin devamına, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, takibe konu edilen faturaya ilişkin olan alım satım ilişkisinin kurulduğunu, faturaları ve faturalara konu malları müvekkili şirkete teslim ettiğini ispat etmekle mükellef olduğunu, davacının müvekkili ile ticari ilişkinin niteliğini belirleyen herhangi bir sözleşme sunmamış olmakla birlikte müvekkilinin fatura konusu malları talep ettiğine ilişkin sipariş/talep formu vb. belge sunamadığını ve sözleşmesel ilişkinin varlığını ispat edemediğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında, davacı satıcının faturada yazılı malı müvekkili ( davalıya ) teslim ettiğini ve bu tesliminde borç doğurucu bir hukuksal ilişki sonucu olduğunu ayrıca ispat etmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, icra takibinde işletilen faizin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK 1530. maddenin somut olaya uyarlanması halinde, davacı yanın ilk koşul olan edim yükümlülüğünü tamamlamaksızın müvekkilinden ödeme talep etmekte ve bu haksız ödeme taleplerine bir de temerrüt faizi işlettiğini, ürünlerin teslim şartını yerine getirmeyen davacının müvekkili şirketten ödeme talep etmesinin ve bu taleplere bir de faiz işletmesinin hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir cari hesap alacağı talebi için cari hesap sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, somut dava bakımından müvekkili şirket ile yapılmış yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından cari hesaba dayalı olarak alacak talebinde bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açılışında peşin harç eksik ödenmiş olduğundan tamamlatılması gerektiğini belirterek; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20’den az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..../....... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 370.000,00-TL cari fatura alacağı, 116.522,12-TL cari bakiye geçmiş dönem faizi alacağı olmak üzere toplam 486.522,12-TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari fatura alacağı nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "... 1- Davacının 2022 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2- Davalı tarafından 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin ibraz edilmediği, 2023 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin ibraz edilmediği, 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
3- Davacının 18.04.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 370.000,00 TL alacaklı olduğu, 4- Davalının 18.04.2024 takip tarihi itibarıyla davacıya 370.000,00 TL borçlu olduğu, 5- Davacının 2022 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu olduğu, 6- Davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememiz dosyası daha önce rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişiye faiz miktarına yönelik hesaplama yapmak ve ek rapor tanzim etmesi için tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "... Sayın Mahkemeniz davacının dava konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğu ve bu faturalardan kaynaklı alacağına ilişkin TTK 1530 md hükümlerine göre temerrüt faizi talep edebileceği kanaatindeyse, taleple bağlılık ilkesi kapsamında davacının asıl alacak + temerrüt faiz tutarı toplamının 370.000,00 + 116.522,12 = 486.522,12 TL olabileceği kanaatine varılmış olup takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça cari fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce her iki tarafın tarafın ticari defter ve belgeleri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yasal defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle 370.000,00-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalı yasal defterlerine göre de davacının davalı taraftan 370.000,00-TL alacaklı olduğu, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun bildirildiği ve bu kapsamda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında her iki taraf defterlerine kayıtlı olan ve icra takibine konu edilen tutarın ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının davasını ispat ettiği, taraflar arasındaki mal tedarik ilişkisi göz önünde bulundurularak davacının TTK 1530.maddesi uyarınca işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, bilirkişice yapılan hesaplama icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarının 116.522,12-TL olduğu ve bu tutarın icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .../..... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 370.000,00-TL asıl alacak, 116.522,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 486.522,12-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 97.304,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 33.234,32-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 830,86-TL peşin harç ve 7.477,72-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 24.925,74-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 8.796,98-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 77.843,54-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.420,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı tarafça yapılan 750,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza