İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/676 E. 2025/466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/676
Karar No
2025/466
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2025/466

DAVA : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 30/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkil Şirket, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ...-5 sicil numarası ile kayıtlı Davalı ...’nin ("Davalı Şirket") ticari unvanının üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak şekilde tescil edilmiş olduğunun tespit edildiği, Bunun üzerine Müvekkil Şirket, Davalı Şirket'e .... Noterliği aracılığıyla 29.3.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek ticaret unvanını derhal değiştirmesini talep etmiş ancak herhangi bir sonuç alamadığı, takiben müvekkil Şirket, 17.10.2024 tarihli dilekçesi ile ...Ticaret Sicili Müdürlüğüne başvurarak üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşıyan ve kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edilmiş olan Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ticaret unvanından ... isminin çıkartılmasını talep etmiştir.Ancak ...Ticaret Sicili Müdürlüğü, 28.10.2024 tarihli kararı ile " (…) ilgi yazınızda belirtilen ...'nin unvanından ... isminin çıkartılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan herhangi bir işlem yapılmamıştır" gerekçesiyle Müvekkil Şirket'in talebini reddettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (“TTK”) 32/3. maddesi uyarınca, ticaret sicili nezdinde tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiği, bu kapsamda Ana Şirket ... ..., “...” markasının sahibi olduğundan, Müvekkil Şirket de söz konusu marka korumasından faydalandığı, Dolayısıyla, Davalı Şirket tarafından “...” ibaresinin kullanılması sadece ve sadece kötü niyetli bir eylem olup, bu ibarenin kullanımı Müvekkil Şirket'in marka haklarını da ihlal ettiği, Davalı Şirket'in söz konusu hukuka aykırı ticari unvanı kullanmaktaki asıl amacı Müvekkil Şirket'in itibarı sayesinde ticari faaliyetlerde bulunmak, potansiyel müşterileri kandırmak olduğu, açıklanan sebepler kapsamında, TTK’nın 32, 33, 52 ve ilgili diğer uyarınca; Müvekkil Şirket'in ticari unvanının ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanılmasına son verilmesi amacıyla üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşıyan ve kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup kullanılan ... ... Ltd. Şti. ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkartılması, bu kapsamda Sayın Mahkememizin kararının sicil masraflarına Davalı katlanmak üzere ...Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği, TTK’nın 32, 33, 52 ve ilgili diğer maddeleri kapsamında; Müvekkil Şirket'in tescilli ticaret unvanlarının ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanılmasına son verilmesi amacıyla, davalarının kabulü ile Davalı’nın tescil edilmiş olup kullanılan ... ... Ltd. Şti. ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanıldığının tespit edilmesi ve yasaklanması, Üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşıyan ve kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup kullanılan ... ... Ltd. Şti. ticaret unvanından ... ibaresinin çıkartılması suretiyle hak ihlaline son verilmesi, mahkememizin ... ... Ltd. Şti.'nin ticaret unvanından ... ibaresinin çıkartılmasına ilişkin kararının gereği yapılmak ve sicil masraflarına Davalı tarafından katlanılmak üzere İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderilmesi, Davanın kabulü neticesinde kararın TTK m. 52(2) uyarınca gazetede yayımlanması, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiş olduğu görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Ticaret Mahkemesi kapsamında ikame edilen dava görevsiz mahkemede açıldığı, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğu, DAVA DİLEKÇESİNDE GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE DAVACI TARAF ... İBARESİNİN MARKA HAKLARINI DA İHLAL ETTİĞİNİ ileri sürdüğü bu sebeple yalnızca ticaret unvanındaki ibarenin silinmesi talebine dayanmayan; bununla birlikte markasal hakka da dayalı bir talebi bulunan davacının davasını Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde açılması gerekmekteyken Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması hasebiyle davanın usulden reddi gerektiği, müvekkil şirket, "..." adlı unvanını tescil ettirirken davacı şirketten haberdar olmamakla birlikte Türk Ticaret Kanunu'na uygun bir tescil yaptığını düşünerek hareket ettiği, dava neticesinde davacı şirketten ve aykırılıktan haberdar olan müvekkil şirket, hemen aksiyon alarak aykırılığı gidermiş ve ticaret unvanını değiştirdiği, 12.12.2024 tarihli 2 sayılı genel kurul kararı ile müvekkil şirketin ticaret unvanının değişikliğine karar verildiği, müvekkil şirketin yeni ticaret unvanı "..." olarak 20.12.2024 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak tescil edilmiştir. Mahkemeniz dosyası kapsamında ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03.04.2025 tarihli gelen yazısında da görüleceği üzere müvekkil şirketin son sicil kayıtları aykırılığın giderildiği, (Ek-1: 23.12.2024 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları) Dava dilekçesinde iddia edilen, .... Noterliği 29.03.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkil şirkete aykırılığın giderilmesi hususunun tebliğ edildiği ve aykırılığın giderilmediği gerçeği yansıtmadığı, müvekkil şirkete tebliğ edilmiş bir ihtarname bulunmadığında müvekkil şirketin aykırılıktan haberi olmadığı, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ihtarnameye ait tebliğ şerhi sunulmadığı, müvekkilin aykırılıktan dava aşamasından önce haberdar olması halinde aykırılığı anında gidereceği ve davaya sebebiyet vermeyeceği izahtan vareste olduğu, tüm bu açıklamalar ışığında müvekkil şirket davadan ve aykırılıktan haberdar olduğu an, ticaret unvanını "..." olarak 20.12.2024 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak tescil ettirdiği, müvekkilin iyi niyet kurallarına aykırı ve tecavüz kastı ile eski unvanını kullandığına ilişkin hiçbir delil yahut emare bulunmadığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, yukarıda arz ve izah edilen mahkememiz tarafından resen göz önünde bulundurulacak tüm diğer sebeplerle birlikte, görevsiz mahkemede açılan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil tarafından aykırılık giderildiğinden davanın esastan reddine karar verilmesi ve her türlü yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; ... ile ...'nin tüm sicil dosyalarının istenilmesi karar verilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosya örneğinin UYAP üzerinden celbine karar verilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İTO'ya müzekkere yazılarak, ... Tic. Ltd. Şti'nin sicil kayıtlarının celbine karar verilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, davacının ticaret ünvanının davalı tarafından haksız ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullandığının tespiti, maddi durumun ortadan kaldırılması, ilan edilmesi ve ticaret ünvanına yapılan haksız müdahalenin önlenmesine ilişkindir. Ticaret ünvanı kullanmak tacir olmanın sonuçları arasında yer almaktadır. Ticaret ünvanı kullanmak her tacir için zorunludur. Zira TTK md. 39 hükmü “Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır.” şeklindedir. Bu zorunluluk hiç şüphesiz tacirleri birbirlerinden ayırmak için getirilmiştir. Dolayısıyla bir tacirin kullanmakta olduğu ticaret ünvanı ile benzer ve karışıklık yaratabilecek bir ticaret ünvanını başka bir tacir kullanamaz. Bu yasağın temelinde dürüstlük kuralı bulunmaktadır. Ticaret ünvanlarının ayrılmasında tacirlerin ayırt edilmesi ile tacirin menfaati olduğu gibi, o tacirle iş yapan kişilerin ve dürüst ticari ortamın sağlanması ile toplumun da menfaati bulunmaktadır. Ticaret ünvanının korunmasına ilişkin TTK md. 50 hükmü “Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.” şeklindedir. Ticaret ünvanına tecavüz edilen tacirin hakları ise, aynı Kanun’un 52. maddesinde “Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında kararın ilan edilebileceği de öngörülmüştür. Somut olayda davacı banka, ticaret ünvanında yer alan ... ibaresinin davalı tarafından müşterilerde karışıklık yaratabilecek bir şekilde kullanıldığını iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde davacının bankacılık faaliyetinde bulunduğu, ABD merkezli olduğu ve Türkiye’de şubesinin bulunduğu, kullandığı ticaret ünvanının tescil edilmiş olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ise, 23/06/2022 tarihinde kurulduğu ve yatırım alanında faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının kullandığı ticaret ünvanında da yatırım ibaresi kullanılarak asıl faaliyet alanı belli edilmiştir. Davalının kullandığı ticaret ünvanının başında davacı ile aynı şekilde ... ibaresinin bulunduğu görülmüştür. Dava 18/11/2024 tarihinde açıldıktan sonra davalı taraf 20/12/2024 tarihinde ticaret ünvanını değiştirmiştir. Aşamalarda davalı tarafın beyanlarında da dava açıldıktan sonra durumun farkına varıldığı, kötü niyetin bulunmadığı ve hemen ticaret ünvanının değiştirildiği ifade edilmiştir. Davalının mahkememizin görevine ilişkin itirazının, ticari ünvanın korunmasına ilişkin davaların TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olması sebebiyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının ticaret ünvanını değiştirmesi ile müdahalenin sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Yargılama giderleri hususunda ise, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yapılan incelemede; davacının ticaret ünvanını daha önce tescil ettirdiği, davacının ünvanında yer alan ... ibaresinin aynı şekilde davalının ticaret ünvanında da yer aldığı, davalının ticaret ünvanında başka ayırt edici bir ek kullanılmadığı, davacının bankacılık alanında faaliyette bulunmasına karşılık davalının yatırım amaçlı faaliyette bulunduğu ve yatırım alanında müşterilere verilecek hizmet sebebiyle davacının faaliyet alanına yakın olduğu, her iki ticaret ünvanının karıştırılmaya müsait olduğu ve davacının tek başına kullanma hakkının bulunduğu ticaret ünvanının davalı tarafından dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanıldığı kanaatiyle, davacının davasını açmakta haklı olduğu anlaşıldığından yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Tüm talepler yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 795,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.650,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2025

Katip ...

Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/676, K. 2025/466, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-676-e-2025-466-k-b32f7381c498