İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/672 E. 2024/672 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/672
Karar No
2024/672
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/672 Esas - 2026/463 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/672 Esas KARAR NO: 2026/463

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02.10.2024 KARAR TARİHİ : 03.07.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17.07.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in tıbbi ve ... cihazlar ile laboratuvar ürünlerinin ithalatını ve satışını yapan bir şirket olduğunu, davalının da tıbbi ve ... cihazlar ile laboratuvar ürünlerinin üretim ve satışını yaptığını, taraflar arasında ...'nin ürettiği ürünlerin ... tarafından .... yapacak olduğu ... ihalesi kapsamında satışında tek yetkili firma olmasına ilişkin 06.12.2022 tarihli "Proje Bazlı Satış Yetkilendirme Sözleşmesi" akdedildiğini, davalı şirketin sözleşmeyi ihlal ettiğini ve 3. şirketle bizzat kendisinin çalışmaya başladığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini, somut olayda davalı tarafından sözleşme haksız bir şekilde feshedildiği için müspet zarar kapsamında müvekkilinin mahrum kaldığı kârı talep ettiklerini, bu zararın tespitinde, davalının sözleşme konusu olan ... ihalesi kapsamında yaptığı satışlar, elde ettiği kazanç ve karın tespiti için ticari defterlerinin incelenmesi, ilgili kurumlara müzekkere yazılarak sözleşme konusu ve benzeri işlerdeki karlılık oranının sorulması ve mahkemece takdir edilecek delillerin toplanması gerektiğini, davalı taraf ile haricen görüşme girişimlerinin sonuçsuz kalması ve gönderilen ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine .... sayılı icra takibi başlatıldığını davalının ise icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı akeyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüş olup 15.06.2026 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 400.000,00-TL'ye çıkararak davasını alacak davasına dönüştürdüğünü bildirmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.12.2022 tarihli sözleşmenin müvekkili şirket yönünden bağlayıcı olmadığını, müvekkili şirket yönünden müşterek temsil kuralına uyulmadığını, bunun yanında davacının 06.12.2022 tarihli sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dosyaya davacı tarafından kazandırılan .... Noterliği'nin 31.08.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının dava dışı ... Mad. A.Ş.'ye müvekkili ve davacı tarafından akdedilmiş olan 06.12.2022 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak ... sayılı ihalenin bir kısmının istekli dava dışı ... A.Ş.'nin üzerinde kaldığı, söz konusu eylem ve işlemlerin hukuka ve ticari ahlaka aykırılık teşkil ettiği ve sair hususların ihtar edildiğinin görüldüğünü, ancak söz konusu ihtarname ile esasen davacının ... sayılı ihale için dava dışı ... A.Ş.'ye teklif götürmediğinin karşı tarafça da tevilli olarak ikrar edildiğini, sözleşmede belirtildiği üzere davacının, ürünlerin etkin ve efektif bir şekilde satışını yapmak adına gerekli gayreti ve özeni göstermesi gerektiğini, davacının .... sayılı ihale için dava dışı ... A.Ş.'ye teklif götürmemesi ile 06.12.2022 tarihli sözleşmeye açıkça aykırı davrandığının ortada olduğunu, ayrıca ... ihalesinin büyük bir kısmını davacının görüşme yapmadığı firmaların aldığını, sözleşmede taraflar arasındaki bildirimlerin yazılı olmasının esas alındığını, tarafların madde 1'de belirtilen adreslerin yasal tebligat adresleri olduğunu kabul ettiklerinin düzenlendiğini, ancak tarafların birbirlerinin yasal tebligat adreslerine sipariş, teslim, ödeme ve sair süreçle ilgili olarak herhangi bir şekilde bildirimde bulunmadığını, özellikle 29.04.2023, 30.04.2023 ve 01.05.2023 tarihlerindeki mesajlaşmalar incelendiğinde dava dışı ... firmasına da davacı tarafından teklif götürülmediği, dava dışı ... firmasına teklif götürülerek müvekkili şirketin dezavantajlı duruma düştüğü gibi hususların yazışıldığının görüldüğünü, davacı sözleşmede belirtilen yükümlülükleri ifaya yönelik olarak herhangi bir adım atmadığını, müvekkilinin cihaz ve ürünlerini müvekkilinden sipariş etmediğini ve üçüncü kişilere satmadığını, davacının müspet zararının bulunmadığını, somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliği dahi tartışmalı iken davacının taleplerinin haklılığının yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan kazanç kaybına yönelik müspet zararın tazmini talebine ilişkin olup mahkememizce taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, dava dışı idareden ihale işlem dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve sektör bilirkişisinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dosyaya sunulan “Proje Bazlı Satış Yetkilendirme Sözleşmesi”nin hukuki niteliği bakımından tek satıcılık sözleşmesi olduğu, TTK md. 370/1’in “(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.” hükmünü içerdiği, davalı Şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinden ....’e temsil yetkisi devredildiğini ve çift imza ile yetkilerinin sınırlandırıldığını, ancak dava konusu sözleşmede davalı şirketi temsilen tek imzanın bulunduğu, tek satıcının en önemli yükümlülüklerinden birinin sürümü artırıcı faaliyetlerde bulunması olduğu, bu kapsamda tek satıcının, sürümün artışı için pazarlamacı faaliyetlerde bulunmak zorunda olduğu, tek satıcının, sözleşme konusu malların satış ve sürümünü artırmak için daima aktif olması gerektiği ve yapımcının kendisinden talep ettiklerini de yerine getirmesi gerektiği, yapımcı/imalatçının, tek satıcının bu yükümlülüğünü aksatması halinde, ilgili pazarda yeni bir fırsatın farkına varması durumunda ve sürümü artırıcı bir bilgiye sahip olursa, pazarlamacı faaliyetlerin yapılmasına ilişkin tek satıcıdan bir talepte bulunabileceği, bununla beraber tek satış hakkının karşılığı olarak, yapımcının/imalatçının tekel bölgesi içerisinde satış yapmaması gerektiği, yapımcının/imalatçının tek satıcının bölgesinde kendisinin satış yapma hakkını saklı tutmamış olsa dahi öğretide bazı özel durumların ortaya çıkması halinde yapımcının/imalatçının sözleşme bölgesinde doğrudan satış hakkını saklı tutmadığı hallerde dahi bu hakkı kullanabileceğinin kabul edildiğini, dosya içerisinde yer alan ihale evrakları incelendiğinde davacı ... …. Ltd. Şti. ve davalı ... ... A.Ş. firmalarının ihalede belirtilen kalemlerden hiç birine teklif vermediklerinin görüldüğü, ihaleye giren firmalara teklif verip vermedikleri ise ihale dosyasından yer almadığından tespit edilemediği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Takiben dosya heyete bir biyokimya uzmanı bilirkişinin dahil edilmesi suretiyle yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetince sunulan 28.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " ... taraflar arasında yapılmış olan tek satıcılık sözleşmesinin geçerliliği bakımından kök raporda belirtilen görüşleri koruduklarını, mahkemece tek satıcılık sözleşmesi geçerli kabul edildiği takdirde yapılan teknik incelemeye göre her iki tarafın dilekçeleri ve sunulan delilleri dikkate alındığında; davacı ve davalı firmanın bazı firmalarla yazıştığı, davalı firmanın da kendisinden fiyat teklifi isteyen firmaları (....), fiyat teklifi konusunda, sözleşmeye uygun olarak davacı firmaya yönlendirdiğinin anlaşıldığı (17 -26 Nisan e-posta yazışmaları), .... şirketlerine davacı firma tarafından fiyat tekliflerinde bulunulduğu (28.04.2023 tarihli e-postalar), İlk ihaleyi kazanan firmalardan biri olan ...'ya davacı tarafından 28.04.2023 tarihinde e-posta ile fiyat teklifinin gönderildiği, aynı firmaya (...) davalı firma tarafından da 01.05.2023 tarihinde) e-posta ile fiyat teklifinin iletildiği, ancak incelenen belgeler arasında ihaleyi kazanan firmalardan ... firması ile davacı ve davalı firma arasında yapılmış bir görüşme, yazışma veya anlaşma belgesine rastlanılmadığı, bunula beraber davalı ...'nin ... ... Sağ. Hiz. Şirketi'ne 2024 yılı içinde 19.549.881,97-TL mal/hizmet satışı yaptığı dosya kayıtlarında görüldüğü, kök raporda da belirtildiği üzere yapımcının/imalatçının tek satıcının bölgesinde kendisinin satış yapma hakkını saklı tutmamış olsa dahi öğretide bazı özel durumların ortaya çıkması halinde yapımcının/imalatçının sözleşme bölgesinde doğrudan satış hakkını saklı tutmadığı hallerde dahi bu hakkı kullanabileceğinin kabul edildiği, müşterilerin tek satıcıdan mal almayı reddetmeleri, satıcının satım işini kendi kusuru ile başaramadığı hallerde yapımcının/imalatçının, sözleşme bölgesinde doğrudan satış yapabileceği ve tek satıcıya belli bir karşılık ödenmesinin gerekmeyeceği hususunun bu duruma örnek verildiği, davacı vekili dilekçesinde “İlk ihalenin kalan son 1 bölgesini kazan ... isimli şirket ise müvekkil şirketin görüşme çabalarını sonuçsuz bırakmıştır. Sonrasında anlaşıldığı üzere davalı ... ve ... haricen görüştüğü için müvekkil şirketin görüşme çabalarını dikkate almamıştır.” ifadelerine yer verilmişse de davacı tarafından dava dışı ... Kimyaya teklif verilip verilmediğinin dosya içeriğinden tespit edilemediği, tüm bu açıklamalar ışığında davalının tek satıcılık sözleşmesini ihlal edip etmediğinin Mahkemen takdirinde olduğu, davalının sözleşmenin ihlalinde kusurlu olduğu kanaati hasıl olursa zarar miktarının 1.002.908,93-TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacı özetle, davalının taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesine rağmen üçüncü kişilere teklif götürüp satış yapmaya devam ettiğini ve bu şekilde müvekkilinin sözleşme kapsamındaki faaliyetlerinin engellenerek zarara uğratıldığını iddia ederek kar mahrumiyeti talebinde bulunmuş, davalı ise özetle, sözleşmenin geçerli olmadığı yanında davacının akde aykırı davrandığını, kendilerinden bir ürün veya cihaz talep edilmediğini, etkin bir faaliyet göstermediğini, sözleşme konusu ... ihalesinin büyük kısmınını da davacının görüşme yapmadığı firmaların aldığını savunarak davanın reddi istenmiştir. Taraflar arasında 06.12.2022 tarihinde imzalanan "Proje Bazlı Satış Yetkilendirme Sözleşmesi" ile ... Laboratuvarları ihalesi kapsamında davalının ithal ve imal etmekte olduğu ürünlerin davacı tarafından pazarlama ve satış faaliyetlerinin icrasında davacının tek yetkili kılındığı görülmüş, bilahare davacı tarafından keşide edilen .... Noterliği'nin 01.05.2023 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacının davalıya sözleşme gereğince başka şirketlere teklif yapılmamasının ihtar edildiği ve sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği, ayakta olmadığı görülmüştür. Davalı tarafından sözleşmenin, şirketin müşterek temsili ile imzalanmadığından geçerli olmadığı savunulmuş ise de, tarafların karşılıklı beyanları ile dosya kapsamından, davalı tarafından sözleşmenin benimsendiği ve sözleşmenin ifasına yönelik olarak taraflar arasında yazışmalar yapıldığı nazara alındığında, davacının, davalı tarafından yaratılan hukuki görünüşe güveninin TMK md. 2 gereğince korunması gerektiği kabul edilmiş ve davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Belirtildiği üzere davacı, müspet zarar kapsamında kar mahrumiyeti talebi ile eldeki davayı ikame etmiş olup kural olarak, sözleşmenin feshi ile tarafların bu minvalde tazminat talep edebilmeleri için sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirmiş olmaları ve fesihte kusursuz olmaları gerekir. Ortak kusur halinde dahi tazminat talep edilmesi olanaklı değildir (.... sayılı ilamı). Bu bağlamda somut olaya gelindiğinde, dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin ifası sürecinde davalı şirketin kendisinden fiyat teklifi isteyen .... ve ... unvanlı bir kısım şirketi davacı şirkete yönlendirdiği, bu şirketlerden ihaleyi kazanan ... unvanlı şirkete tarafların fiyat teklifinde bulundukları, ancak anlaşma yapıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, bu şirketler dışında ihaleyi kazanan ... isimli şirkete ise tarafların fiyat teklifinde bulunduğuna dair bir kayıt bulunmamakla beraber davalı tarafından adı geçen şirkete 2024 yılı içerisinde 19.549.881,97-TL tutarında mal satışında bulunulduğu görülmüştür. Davacının eldeki davada talep edildiği şekliyle kar kaybına dayalı müspet zarar talebinin haklı görülebilmesi için davacının dava dışı şirketlere yönelik pazarlama faaliyetlerinin bir satış anlaşmasıyla sonuçlanması, davalı tarafından engellenmiş ise pazarlama faaliyetine ilişkin bir girişimde bulunulmasına rağmen davalının faaliyetleri nedeniyle sonuca erdirilemediğinin kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda ise, davacı tarafından ... ihalesi kapsamı herhangi bir şirket ile satış anlaşması yapılmadığı, davalı tarafından satış yapıldığı görülen ... unvanlı şirkete ise somut bir pazarlama girişiminde bulunulduğunun kanıtlanamadığı görülmüştür. Hal böyle olunca davacının sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirdiğinin ve kusurunun olmadığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut hukuki durum karşısında, davacı tarafından haklılığı kanıtlanmayan müspet zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli harç 732,00-TL olmakla davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL harçtan düşümü ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 64.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03.07.2026

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/672, K. 2024/672, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-672-e-2024-672-k-02ab5f95361c