İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/662 E. 2026/186 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/662
Karar No
2026/186
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/662 Esas KARAR NO : 2026/186 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: Davalı tarafından ticari faaliyet yürütülen tutanak konusu iş yerinde sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanılması nedeniyle tahakkuk ettirilen 6.287,67 TL. tutarındaki faturanın ödenmemesi akabinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile baştatılar takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine huzurdaki itirazın iptali davası açılmış davalının ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, Davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABI : Huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmekte olduğu, dava yetkisiz mahkemede açıldığı müvekkili olduğu şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, dava dilekçesinde iddia olunanın aksine herhangi bir kaçak kullanım söz konusu olmadığı, müvekkili olduğu şirket hiçbir suretle kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirmediği icra takibine dayanak olarak gösterilen ve fakat tarafımıza tebliğ edilmeyen kaçak elektrik tespit tutanağına ve tutanakta yer alan hesaplamalara ettiği, Müvekkili olduğu şirket aleyhine başlatılan icra takibi haksız olduğundan müvekkil şirket...Tic. Ltd. Şti'nin ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itiraz yerinde olduğu, dolayısıyla davacının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı istemlerinin reddini talep etmiş, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketi- ... Tic. Ltd. Şti nin Adi Ortaklık sözleşmesine göre ortaklık payı %30 olduğu Dolayısıyla iddia edilen alacak miktarının %30 luk kısmı müvekkili olduğu şirket ...Ltd. Şti'den talep edilebileceği, bu yönüyle de davacının taleplerine itiraz etmiş, bu nedenle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 01/09/2026 tarihli raporunda; Dava konusu mahalde, tutanak tarihi itibariyle, davalı tarafça herhangi bir perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmaksızın, yasal şekilde tesis edilmemiş sayaç üzerinden elektrik tüketildiği, bu suretile yapılan tüketimin mevzuata aykırı olduğu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/a maddesi uyarınca kaçak elektrik tüketimi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, Takibe konu asıl alacak, tutanak konusu adreste sayaç tarafından kayıt altına alınan 4.521 kWh'lik toplam tüketim dikkate alınarak, sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle düzenlenen, 30.12.2019 son ödeme tarihli, 6.287,67 TL tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturasıdır. Tutanak tarihi itibarıyla tesisata takılı bulunan dava konusu ... marka ... seri numaralı sayaç üzerinden gerçekleştirilen elektrik tüketiminin, hangi abonelik kapsamında ve hangi faturalara dayalı olarak ödendiği hususunda davalı tarafça herhangi bir açıklık getirilememiş, Fatura içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, 25.11.2019-20.12.2019 dönemine ilişkin ya da 25.11.2019 tarihi öncesine ait olarak tutanakta tespit edilen sayaç tarafından kaydedilen 4.521 KWh'lik tüketimin ödendiğine dair fatura, ödeme makbuzu veya benzeri bir belge sunulmamış, bu nedenle, mükerrer davacı talebinden söz edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmış, sayaç üzerinde 4.523 kWh tüketim tespit edilmiş olup, davalının tutanak konusu mahalde elektrik tüketimi gerçekleştirdiği sabit olduğu, tahakkuka esas tüketim, tutanak mahallinde yapılmış olduğundan, bu tüketimden kaynaklanan sorumluluk davalı kullanıcıya ait olacağı, Açıklanan gerekçelerle; ... 9. İera Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası bakımından, takibin 6.287,67 TL asıl alacak, 623,74 TL gecikmiş gün faizi ve 112,27 TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 7.023,68 TL tutar üzerinden, davalı ... A.Ş. — ... Şti. Adi Ortaklığı adına devam edebileceği, Görüş ve kanaatimi belirtir rapor sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Öncelikle davada taraf ehliyetinden maksat bir davada davacı veya davalı olarak yer alabilme ehliyetidir. Bu kavram medeni hukuktaki hak ehliyetinin medeni usul hukuku alanındaki uzantısını oluşturur (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, c.I, Ankara 2016, s. 485). Dava takip yetkisi ise hukukumuzda davanın taraflarının tayininde şekli taraf kuramının kabul edilmesinin sonucu olarak taraf ve taraf sıfatı kavramlarının birbirlerinden ayrılmasının sonucu olarak varlık kazanmıştır. Kişinin taraf ehliyetinin bulunması, taraf olarak yer aldığı davasını yürütebilmesi için tek başına yeterli değildir; kişinin dava ehliyetine de sahip olması gerekir (Erişir, Evrim: Medeni Usul Hukukunda Taraf Ehliyeti, İzmir 2007, s.57). Dava ehliyeti ise bir kişinin bizzat yahut tayin edeceği temsilcisi aracılığı ile dava açabilmesi, davayla ilgili usul işlemleri yapabilmesi ve kendisine karşı dava açılması hâlinde de hakkını koruyucu beyanlarda bulunabilme yani savunma yapabilme ehliyeti olarak tanımlanabilir (Tanrıver, s. 496). HMK’nın 51. maddesine göre dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. Adi ortaklık ise tüzel kişiliği bulunmadığı için fiil ve taraf ehliyetini haiz değildir. Bu nedenle, adi ortaklık için yahut ortaklığa karşı dava açılacak ise adi ortaklığı oluşturan her bir gerçek veya tüzel kişiye dava dilekçesinde yer verilmesi zorunludur ve adi ortaklık tarafından açılacak davaların el birliği mülkiyeti kuralları gereğince (TBK m. 638., BK m. 534., 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.702) bütün ortaklar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak (HMK m. 59) birlikte hareket edilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1/09/2023 tarih, 2022/11-920 esas ve 2023/806 karar sayılı ilamı.) Gerek taşınır ve taşınmaz mallara, gerekse salt para alacağına ilişkin takip ve davalarda adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunduğundan, aksine hüküm bulunmadığı hallerde adi ortaklığa ait mallardaki rejimin iştirak halinde olduğunun kabulü zorunlu olduğundan ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından ortakların tümünün davacı-alacaklı veya davalı-borçlu olmaları gerekir. Salt para alacağı olan takip ve davalarda böyle bir zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunmadığının ve alacaklının, müteselsil sorumlu olan bu şirketlerden birini tercih ederek takip ya da dava açabilmesinin mümkün olduğunun kabulü doğru olmayacaktır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 03/04/2023 tarih,... esas ve... karar sayılı ilamı) Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece tüm ilgililer için aynı şekilde ve tek bir hüküm verilmesi gereken hallerde dava arkadaşlığı maddi bakımdan mecburidir. Burada dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkıdır ve dava arkadaşları davada hep birlikte aynı şekilde hareket edebilirler. Mahkeme de dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek hüküm verir. Bu nedenle birlikte dava açılması veya onlara karşı birlikte dava açılması sadece şekli bir zorunluluk değil, aynı zamanda maddi bir zorunluluktur. Dolayısıyla adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada, ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda da davacı tarafın adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine itirazın iptali davasını da ortaklığı oluşturan şirketlere karşı yönelttiği anlaşılmakla davalının husumete yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. Dava haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup davalı tarafından sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükümleri mevcuttur. Davacı ... Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davalı işyerinin kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin H/272026 Seri nolu tutanak ile tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı işyerinde kayıtsız şekilde kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak, a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi olarak düzenlenmiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması konusundaki 44. Maddesinde ise (1) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanacağı hesaplanır. 3. 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre konusunda ise 45. Maddesinde (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. MADDE 46 — (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu hedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. Düzenlemeleri bulunmaktadır. İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesinin... esas, ... karar sayılı, 18/05/2021 tarihli ilamı ile, " mahkemece, kaçak ve ek kaçak tüketim miktarının hesaplanması bakımından öncelikle davacının kaçak kullanım başlangıç tarihinin tespiti açısından, dosya arasında bulunmayan kaçak tutanağı öncesi döneme ilişkin davacıya ait tüm tüketim ekstreleri dosya arasına alındıktan sonra yeni bir bilirkişiden/bilirkişi heyetinden; kaçak tutanak tarihindeki EPTHY uyarınca kaçak kullanımın başladığı yani ihtilafsız dönemin sona erdiği tarihin saptanması, ,bunun saptanamaması halinde, toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak esas alınarak kaçak ve ek tüketim bedelinin hesaplanması hususunda rapor alınması gereklidir." şeklinde karar verilmiştir. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; tutanak tarihi itibarıyle tesisata takılı bulunan dava konusu... marka... seri numaralı sayaç üzerinden gerçekleştirilen elektrik tüketiminin 25.11.2019-20.12.2019 dönemine ilişkin ya da 25.11.2019 tarihi öncesine ait olarak tutanakta tespit edilen sayaç tarafından kaydedilen 4521 kwh olduğu, sunulan fatura örneğinden sayaç üzerinde tespit edilen 4520 kwh. tüketime tekabül eden 6287,67 TL. tutarın, davalı adına 30.12.2019 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketim faturası olarak tahakkuk ettirilmiş olduğu tespit edilmiş olup, yapılan hesaplamalara Mahkememizce de itibar edilerek davanın kabulü ile İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına karar verilmiştir. Ancak icra takibinin konusu kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığından alacağın varlığı ve miktarı, yapılan yargılama sonucu (bilirkişi raporuna) saptanmış olmakla, alacak likit kabul edilemeyeceğinden, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 2-İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 4-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 304,4-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 7.023,68-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacının yapmış olduğu 427,60-TL harç gideri ve 5.347,50- TL yargılama gideri toplamı olan toplam 5.775,10- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.600,00- TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 9- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 12/03/2026 12/03/2026

Katip ¸E-İmzalıdır

Hakim ¸E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/662, K. 2026/186, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-662-e-2026-186-k-a50ba34bcbf9