İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/654 E. 2025/759 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/654
- Karar No
- 2025/759
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/654 Esas KARAR NO : 2025/759
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin birçok inşaat ürün yelpazesinden oluşan bir satış firması olduğunu, davalı borçlu ile inşaat malzemeleri satımından kaynaklı ticari bir ilişkinin olduğunu, bundan kaynaklı borçlu şahıstan alacaklarının mevcut olduğunu, davalının, müvekkili şirketten 66,55 ton kum malzemesi aldığını, ekteki faturalardan da anlaşılacağı üzere faturanın kesim tarihinin ... ve ödeme tarihinin de ... tarihi olarak belirlendiğini, bu süre zarfında davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm girişmelere rağmen ödemenin yapılmaması üzerine alacakların tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir sözleşme mevcut olmayıp ne sözlü ne de yazılı bir sözleşme bulunmadığını, kaldı ki davacının davalıya, faturaya konu malların teslim edildiğine dair bir belge de dosyaya sunmadığını, dosyada mevcut bulunan ve irsaliye faturası olduğu iddia edilen evrak ise imzasız ve adi bilgisayar çıktısı niteliğinde olduğunu, bu evrakın taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen ticari olguyu ispat edecek kabiliyette bir belge de olmadığını, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını belirterek haksız davanın esastan reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Kurumlar Vergi Dairesine, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine ... TL alacak yönünden ... tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak cari hesap ekstresinin gösterildiği, davalı tarafından ... tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalıya doğal kum malzemesi satıldığını ve teslim edildiğini, bu nedenle takip konusu faturanın düzenlendiğini, ancak davalının fatura bedelini ihtarnameye rağmen ödemediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise, taraflar arasında ilişki dahi olmadığını, malların teslim edildiğine dair belge sunulmadığını, borçlu olmadığını savunmuştur. Mahkememizce taraf ticari defterlerinin incelenmesi için dosyasının bilirkişiye tevdi edilmiş olup alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; "...dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; Davacı / Alacaklının 2024 Yılı E-defterlerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun şekilde hazırlandığı, e-Defterlerin geçerlilik kazanabilmesi için gerekli olan defter bilgileri, firma bilgileri, mali müşavir bilgileri ve vergi detaylarının yer aldığı, tüm ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, delil olarak kabul edilmesinin mümkün durumda olduğu, Davacı / Alacaklı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davalı / borçludan ... tarihli fatura kaynaklı ... icra takip tarihi itibariyle ... TL. miktarında alacağı bulunduğu, Faturalar ile uyumlu 2 adet e-irsaliye bulunduğu, içeriğinde araç plaka ve şoför bilgilerinin yer aldığı, Davacının; .../... döneminde davalıya 1 adet e-belge karşılığında Kdv Hariç ... TL. mal / hizmet satışı yaptığını beyan ettiği, Davacı / Alacaklının; ... TL. miktar ile ilgili ticari defter, fatura, bs formu ve irsaliyelerinin uyumlu olduğu, Davalı / Borçlu ... ...’in 2024 Yılı Ticari defterlerinin; Açılış Tasdiklerinin usule uygun yapıldığı, mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda olduğu, Davalı / Borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davacı / Alacaklı ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, ... tarihli ... TL. miktarında faturanın ticari defterlerinde yer almadığı, Davacı / Alacaklıya borcu bulunmadığı, ... ...’in şahıs şirketi olması nedeniyle Ba formu zorunluluğu bulunmadığı, Sayın mahkeme tarafından icra takibinin yerine olduğuna karar verilmesi halinde; davacı tarafından icra takibinde faiz türünün avans faiz oranı üzerinden yapıldığı, ticari ilişki kaynaklı fatura karşılığı olan alacağın TCMB resmi sitesinde yayımlanan 01.04.2024 tarihinden itibaren geçerli % 51,75 avans işlemlerinde uygulanan faiz üzerinden icra dairesi tarafından tahsil gününde güncel olarak hesaplanarak diğer fer’i alacakları ile beraber tahsil edilmesi gerektiği..." hususları tespit edilmiştir. HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura ise tek başına alacağın varlığına delil olmaz. Bu nedenle fatura konusu alacağını ispat külfeti davacıya aittir. Somut olayda, dava konusu fatura davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı defterlerinde kayıtlı değildir. Yine takip konusu faturanın davalı yasal defterlerinde yer almadığı ve BA bildiriminde bulunma zorunluluğu olmadığı belirtilmiştir. Davacının kestiği faturaya konu malları teslim ettiğine dair sevk irsaliyesi sunmuş, mutabakatname belgesi sunmuş ve malların teslim edildiğini iddia etmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Davacı vekiline ... tarihli delil dilekçesi ekinde sundukları fatura, irsaliye ve mutabakatname belgelerinde teslim alan ya da davalı tarafın imzası bulunmadığı görülmekle bu hususta beyanda bulunmak üzere süre verilmiş ve verilen sürede beyanda bulunulmadığı gibi karşı tarafça imzalandığı ileri sürülen bir belge mahkemeye ibraz edilmemiştir. İmzasız olarak sunulan belgeler her zaman tek taraflı düzenlenmesi mümkün belgelerdendir. Sonuç olarak, dava konusu faturanın davalı defterlerinde bulunmadığı, Vergi Dairesine BA formu düzenlemediği, sevk irsaliyesindeki imza bulunmadığı, satımın ticari satım olduğu, dava değerinin tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu ve tanık dinlenemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın yazılı deliller ile bu hususu ispatlayamadığı kanaati ile son olarak yemin delili değerlendirilmiştir. İspat yükü kendisine düşen taraf, yemin deliline dayandığını delillerinde açıkça bildirmelidir. Davacı taraf, dava dilekçesinde ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığından, tarafın yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve verilen kesin sürede ve sonrasında duruşma tarihine kadar davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı taraflarca kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuşsa da; takibin haksız ve kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından ve yasal koşulları oluşmadığından, davalı tarafların kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan ... TL harcın davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle henüz sarf kararı düzenlenmeyen ancak tarifeye göre hesaplanan ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025
Katip ... E-imzalı
Hakim ... E-imzalı