İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/643 E. 2025/934 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/643
- Karar No
- 2025/934
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/643 Esas KARAR NO : 2025/934
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirketin... dünya çapında tanınan ve prestijli bir marka olarak "..." adı altında kalem tasarımı ve üretimi yapan, Almanya merkezli köklü bir firma olduğu, Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olan ... A.Ş. ("..."), ... markasına ait kalem ve kırtasiye ürünlerinin tanıtımını, pazarlamasını ve satışını Türkiye genelinde yürüttüğü ve Müvekkil şirkettim, sektörde kalite ve inovasyon anlayışı ile öne çıkan, geniş bir müşteri kitlesine sahip uluslararası bir marka olduğunu, Yapılan piyasa araştırmaları neticesinde, davalı şirketin, müvekkil şirkete ait ... marka kalemlerin birebir kopyasını üreterek çeşitli internet siteleri üzerinden satışa sunduğu tespit ettiklerini, davalı tarafından satışa sunulan bu ürünlerin, şekil, renk, tasarım ve fonksiyonellik açısından orijinal ... kalemlerinden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalı şirketin eylemleri, 21.08.2024 tarihinde ... 49. Noterliği tarafından ... yevmiye numarasıyla gerçekleştirilen e-tespit işlemi ile kayıt altına alındığını, Davalıya ait kalemlerin birebir kopya olup olmadığını somut delillerle ortaya koyabilmek amacıyla ... tarihinde üçüncü bir kırtasiye mağazasından davalı tarafa ait kalemler fiziken satın alındığını ve müvekkil şirkete ait orijinal ... marka kalemler ile kapsamlı bir karşılaştırma yapıldığı, yapılan teknik incelemeler sonucunda, davalı tarafa ait kalemlerin, müvekkil şirketin ürünleri ile birebir benzerlik taşıdığı, şekil, boyut, renk ve işlev açısından neredeyse ayırt edilemez olduğu tespit ettiklerini, Bunun Kanunu'nun 54 ve 55. maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil etmekte olup, dürüstlük kurallarına açıkça aykırı olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen rekabet düzenlemeleri, ticari hayatta adil rekabeti sağlamak ve tarafların ekonomik haklarını korumak amacıyla getirilmiş olup, davalının gerçekleştirdiği bu eylemler haksız rekabetin açık bir örneği olduğunu ve TTK madde 54 uyarınca, rakipler arasındaki rekabetin dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde kötüye kullanılması haksız rekabet olarak değerlendirilmekte ve hukuki yaptırımlara tabi tutulduğunun belirtildiğini Davalının bu eylemleri yalnızca müvekkil şirketin ekonomik çıkarlarına zarar vermekle kalmayıp, aynı zamanda tüketicileri yanıltmakta ve piyasadaki adil rekabet ortamını da ciddi şekilde bozmakta olduğunu ve müvekkil şirketinin, yıllar süren Ar-Ge çalışmaları ve inovasyon sonucunda tasarladığı özgün kalemlerin haksız şekilde kopyalanarak satışa sunulması nedeniyle maddi ve manevi zarar görmekte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkarıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Davacılar tarafından ... markasına ait kalemlerin davalı tarafından satışa sunulan kalemlerin tasarımsal olarak birbirinin aynı olduğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ile menine ve maddi tazminata karar verilmesi isteminden ibarettir. Mahkememiz ara kararı gereği davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraf vekillerine tebliğ edildiği ve davacılar vekilinin ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara kararı istinaf ettiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar ve 12/12/2024 karar tarihli kararında özetle: "Somut olayda, ileri sürülen iddiaların mahiyeti gereği ispata muhtaç durumdadır. Haksız rekabetin koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği hususları açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Dava ve ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, dava dilekçesi ekindeki delillere göre ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata yeterli değildir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin mahkemece yeniden değerlendirilebileceği gözetildiğinde; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, uyuşmazlığı esastan çözecek olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esasta reddine" karar vermiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı tarafa ait dolma kalem ucu ve diğer sistem tasarımına ait 2000 yılında almış oldu ... numaralı tasarım tescili, kapak ucu tasarımına ait 1996 yılında almış oldu 394 08 565 numaralı tasarım tescili "...", "...." ve "..." markalı ürünler ile davalı tarafın "...” markalı ürününde, "..." markalı ürünü ve "..." markalı ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları Davaya konu davacının tasarımı ... nolu tasarımı olduğu ancak bu tasarımın koruma tarihinin ... olduğu ve ... yıllık koruma süresinin sona erdiği, Davaya konu davacının bir diğer tasarımı ise ... nolu tasarımı olduğu ve bu tasarımında koruma tarihinin ... olduğu ve ... yıllık koruma süresinin sona erdiği, Süresi sona eren tasarımların benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı tasarım hukukunun tekelci anlayışına göre değil haksız rekabet hukukun ilgili hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, Koruma süresi sona ermiş tasarımın farklı marka altında piyasaya sürülmesi halinde ortalama tüketicinin davalının ürünleri ile ... markalı davacının ürünlerini karıştırmayacağı yani işletmeler arasında bir bağlantı kurmayacağından davalının eylemleri illiyet bağını kesileceğinden davacı aleyhine zarar ve/veya zarar tehlikesi bulunmayacağından TTK m. 54 ve m. 55/1-a-4 bendine aykırılık oluşturmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı, bilirkişilerin sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinde yapılan yeniden inceleme, yapılan itirazların değerlendirilmesi ve dosyaya sunulu...tarafından hazırlanan Hukuki Mütalaanın da değerlendirildiğinde; Kök raporumuzdaki görüşleri mizi ve varılan sonucu değiştirecek mahiyette bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulu olmadığı ve dolayısıyla kök raporumuzdaki görüşümüzü muhafaza ettiğimiz" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; ... markasının başkaca ülkelerde tescilli olduğu ve davalı tarafından markanın taklit edilerek kendi internet siteleri üzerinden satışa çıkarıldığından bahisle davacı tarafından dava ikame edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında ise; davacı tarafa ait dolma kalem ucu ve diğer sistem tasarımına ait 2000 yılında almış olduğu ... numaralı tasarım tescili, kapak ucu tasarımına ait 1996 yılında almış oldu ...numaralı tasarım tescili "...", "..." ve "..." markalı ürünler ile davalı tarafın "...” markalı ürününde, "..." markalı ürünü ve "..." markalı ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ancak davaya konu davacının tasarımı ...nolu tasarımı olduğu bu tasarımın ise koruma tarihinin 01.01.1995 olduğu ve 25 yıllık koruma süresinin sona erdiği, davaya konu davacının bir diğer tasarımı ise ... nolu tasarımı olduğu ve bu tasarımın da koruma tarihinin ... olduğu ve 25 yıllık koruma süresinin sona erdiği, koruma süresi sona ermiş tasarımın farklı marka altına piyasaya sürülmesi halinde ortalama bir tüketicinin davalının ürünleri ile ... markalı ürünleri karıştırmayacağı ve davacı aleyhine zarar ya da zarar tehlikesi bulunmayacağından haksız rekabet koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca davacı vekili tarafından alınan uzman görüşü de bilirkişilerce ek raporda değerlendirilmiş ve davacının ürünlerinin ve markasının Türkiye'de tescili bulunmadığından tasarımının marka hukukuna göre korunma ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının ürünleri ile davalının ürünleri arasında benzerlik bulunduğu ancak davacının tasarım koruma tarihleri dikkate alındığında 25 yıllık koruma süresinin sona erdiği ve davacı ürünleri ile davalı ürünlerinin ortalama tüketici tarafından karıştırılmayacağı da dikkate alınarak davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,80 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşıverilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır