İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/637 E. 2025/1143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/637
- Karar No
- 2025/1143
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/637 KARAR NO : 2025/1143
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02.09.2024 KARAR TARİHİ : 23.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ----- plakalı aracın 14.03.2024 günü saat 16.00 sıralarında dava dışı üçüncü kişi ---- sevk ve idaresinde bulunmakta - ait --- plaka sayılı aracın da aynı gün ---- sevk ve idaresinde bulunduğunu, sürücü , --- İli, -- İlçesi, ---- ışıklarının önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısımları ile kırmızı ışıkta beklemekte olan ---- sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ----- plaka sayılı araca arkadan çarptığını, sürücü ----- dikkatsiz ve kontrolsüz davranışı sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin aracında maddi hasar oluştuğunu, kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı sürücü tarafından "------ ışıklarda bekleyen aracı duramadım kayarak öndeki araca çarptım. Hata benimdir." ifadelerinin yer aldığını, bu nedenle söz konusu kazanın oluşumunda davalı şirketin sigortalısının %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını ancak müvekkiline ait aracın, meydana gelen kaza sebebiyle hasara uğradığını, değer kaybettiğini, bununla birlikte müvekkilinin ticaret unvanı ile araç kiralama alanında faaliyet gösterdiğini, bu sebeple söz konusu araç, ticari araç niteliğinde olup müvekkili tarafından iş amacıyla kullanıldığını, bu nedenle aracın kaza sonrasında tamiratta kalması sebebiyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, dava konusu trafik kazası sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın ----- Şirketi'nce yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde davalı sigorta şirketince müvekkiline ait araç için 29.04.2024 tarihinde değer kaybı ödemesi adı altında 20.000,01-TL tutarında ödeme yapıldığını, bu bedelin zararı karşılamaya yetmediğini, tüm bu nedenlerle; kaza sonucu müvekkilinin aracında oluşan hasar, değer kaybı, kazanç kaybı ve benzeri zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL kısmının olay tarihi olan 14.03.2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 27.10.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 2.000,00-TL hasar bedelini KDV hariç olmak üzere 12.528,86-TL'ye artırdıklarını, 2.000,00-TL değer kaybı talebini 27.630,00-TL'ye artırdıklarını ve 1.000,00-TL kazanç kaybı talebini 13.574,23-TL'ye artırdıklarını, toplam 53.733,09-TL'nin olay tarihi olan 14.03.2024 tarihinden itibaren işletecek ticari avans (temerrüt) faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ----- Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru konusu araca ilişkin hasar bedelinin ödendiğini, bu nedenle işbu başvurunun reddi gerektiğini ayrıca başvuranın kendisi tarafından tercih edilen serviste aracın onarımını yaptırdığını ve taraflarına sunulan faturaya istinaden başvurana ödeme yapıldığını, bu kapsamda başvuranın talebinin eksiksiz giderildiğini, faturanın cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla; başvuran tarafından müvekkili sigorta şirketinin onarımı sonrasında yeni bir onarım yapılmadığından başvuranın taleplerinin bilirkişi incelemesi yapılmadan reddi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla; hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, değer kaybı bedelinin başvuran tarafa ödenmiş olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, değer kaybı tespitinde önceki hasarlarının olup olmadığının araştırılarak dikkate alınmasını, araç mahrumiyet bedelinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuru konusu aracın hususi kullanıma özgülendiğini, herhangi bir kazanç getirmesi amacıyla kullanılmadığını, tüm bu nedenlerle; davacının hasar ve değer kaybı bedeline ilişkin zararı karşılandığından işbu haksız davanın reddini, davacının hasar bedeli onarım suretiyle karşılandığından işbu haksız davanın bilirkişi incelemesi yapılmadan reddini, davacının hasar bedeli faturası sunulması suretiyle karşılandığından işbu haksız davanın bilirkişi incelemesi yapılmadan reddini, her halde kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, hasar bedeli zararının ödendiği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalılar ---- ve ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalılar ---- ve ---- davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava; davacıya ait araç ile karşı tarafın ZMMS poliçesi ile sigortalayanı, araç işleteni ve sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçtaki hasar bedeli ve değer kaybının davalılardan, araç mahrumiyet bedelinin davalı araç işleteninden ve sürücüsünden alınmasına ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. 14.03.2024 tarihinde saat 16:00 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı otomobili ile ------ İli ---- İlçesinde seyir halinde iken ön kısımlarıyla, önünde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ----- plakalı araç kaza tarihinde davacıya aittir. ---- plakalı araç kaza tarihinde davalı ---- ait olup, davalı ---- araç sürücüsüdür. ----- plakalı araç, 04.07.2023 tarihi ile 04.07.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------ poliçe numarası ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı ---- Şirketi tarafından sigortalanmıştır. Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporun kusur yönüyle dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve ----- plaka sayılı araç sürücüsünün seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, yolu, çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmediği, tehlikeleri ön görmediği, önünde aynı istikamette seyreden ---- plaka sayılı otomobilin konumunu, mesafesini dikkate almadığı, gerekli manevraları zamanında yapmadığı, ilerlemesi için uygun emniyetli, tehlikesiz şartların oluşmasını beklemediği, kontrolsüz ilerlemesine devam ederek aracının ön kısımlarıyla, önünde seyreden ----- plaka sayılı otomobilin arka tampon kısımına çarptığı ve buna göre trafikte seyir, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, tehlikeli durumu ortaya çıkardığı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacıya ait araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve aracın makul onarım süresi ile araç mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya makine bilirkişiye tevdi edilmiş ve hazırlanan raporda hasar bedelinin 13.034,63 TL olduğu, değer kaybının 15.000,00 TL olduğu, makul onarım süresinin 7 gün olduğu, kaza tarihindeki günlük ikame araç bedelinin 800,00 TL olduğu, toplam ikame araç bedelinin 5.600,00 olduğu belirtilmiştir. Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor hazırlanması için dosya makine bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; hasar onarım tutarının KDV hariç 12.528,86 TL (KDV dahil 13.034,63 TL) olduğu, taşınmazın kaza tarihi itibariyle değer kaybının 27.630,00 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin 7 (yedi) gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 13.574,23 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kaza sebebiyle davacıya ait araçtaki hasar onarım tutarının KDV hariç 12.528,86 TL (KDV dahil 13.034,63 TL) olduğu, taşınmazın kaza tarihi itibariyle değer kaybının 27.630,00 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin 7 (yedi) gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 13.574,23 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Cevap dilekçesi ekinde sunulan dekontlardan davalı sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 13.034,63 TL hasar bedeli ve 20.000,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığı anlaşılmıştır. Yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacının dava konusu kaza sebebiyle hasar bedeli zararının kalmadığı, değer kaybı zararının 7.630,00 TL olduğu, araç mahrumiyet zararının 13.574,23 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Zorunlu mali mesuliyet sigortasının doğrudan zararları kapsaması ve dolaylı zararları kapsamaması sebebiyle hasar onarım zararı ile değer kaybı zararları zorunlu mali mesuliyet sigortasından karşılanabilir olup araç mahrumiyet bedeli zararı dolaylı zarar olduğundan zorunlu mali mesuliyet sigortasından karşılanamayacak ve zarara sebep olan araç malikinden talep edilebilecektir. Somut davada davacının değer kaybı zararı davalı sigorta şirketinden (sigorta poliçesindeki teminat ile sınırlı olmak üzere) ve davalı araç maliki ile sürücüsünden, araç mahrumiyet bedeli zararı ise davalı araç malikinden ve sürücüsünden talep edilebilecektir. 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle davalılar araç maliki ve sürücüsü yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır.Davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi, davaya konu kazanın sigorta şirketine ihtar ya da ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasıdır. Sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda başvuru kayıt tarihi olarak 20.03.2024 tarihinin kaydedildiği, sekiz iş günü sonunda 02.04.2024 tarihinde temerrüt gerçekleşmiş olup davalı sigorta şirketi yönünden 02.04.2024 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; A) Hasara bedeli talebinin reddine, B) 7.630,00 TL değer kaybı talebinin davalı ---- Şirketi'nden yönünden 02.04.2024 tarihinden, davalılar ---- ve ---- yönünden 14.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, C) 13.574,23 TL araç mahrumiyet bedelinin 14.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ---- ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.448,46-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan ve 1.081,00-TL harcından mahsubu hazineye gelir kaydına, artan 60,14-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.508,60-TL peşin ve tamamlama harcın davanın kabul ret oranına göre; 542,84-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 965,76-TL'nin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 17.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.737,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 19.725,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 2.801,04-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 4.983,22-TL'nin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11.941,64-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ---- Şirketi tarafından 60,80-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 49,25-TL'nin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi'ne verilmesine, 11,55-TL'nin davalı ----- Şirketi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar ------ ve--- tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 21.204,23-TL vekalet ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 7.630,00-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 13.574,23-TL'nin davalılar ---- 8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(3) Maddesine göre davalı ---- Şirketi lehine takdir olunan 21.204,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi'ne verilmesine, 9-Karar tarihinde davalılar ---- kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden davalılar ----- lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 784,21-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.395,15-TL'nin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen, 1.420,64-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.