İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/616 E. 2024/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/616
Karar No
2024/768
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/616 Esas - 2024/768 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/616 Esas KARAR NO : 2024/768

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 24/09/2024 tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davalı ile müvekkili arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin Sakarya 2. İcra Dairesi 2024/8672 esas sayılı icra dosyası ile takibe dayanak teşkil eden 21/05/2024 tarih ve ... nolu ekte sunulan fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturaya yasal süre içerisinde bir itirazda bulunulmadığını; davalı şirket tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin hiçbir ödeme yapılmamış olup bu fatura alacağının tahsili amacıyla Sakarya 2. İcra Dairesi 2024/8672 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini; Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2024/8672 Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emri davalı şirkete tebliğ edildiği ve davalı şirket tarafından da yasal süresi içerisinde icra dosyasında borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini; haksız ve kötü niyetli olarak yukarıda esas numarası verilen icra dosyasında borca ve borcun ferilerine itiraz edildiğini belirterek davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Av. ...tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 09/10/2024 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacının davası haksız olup reddi gerektiğini, Zira davacının böyle bir alacağı olmadığını; davacı yan haksız şekilde faiz talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar: Dava; faturaya dayalı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında, akdi ilişkiye ve mal teslimine ilişkin açıkça itiraz edilmediğinden akdi ilişki ve mal teslimi hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Ayrıca davalı taraf, ödeme definde bulunulmamıştır. Uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığına ve davacı tarafın faiz talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller: Sakarya 2. İcra Dairesi 2024/8672 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhinde, faturaya dayalı 102.000,00.-TL asıl alacak ve 3.898,36.-TL takip çncesi faiz olamk üzere toplamı 105,898,36.-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine süresinde borçlu vekili tarafından icra dairesine sunulan itiraz dilekçesiyle borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı şirkete ait BA formları celp edilerek incelenmiştir. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar: Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 25/10/2018 Tarih, 2018/2599 Esas 2018/5261 Karar Sayılı ilamında, "... davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği..." belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı ilamında "...davalı tarafından dava konusu olaya ilişkin düzenlenen üç adet faturanın davalının mal ve hizmet satın alınan firmaları beyan ettiği BA formunda ve davalının mal ve hizmet satılan firmaları beyan ettiği BS formunda yer aldığı belirtilmiş olup, davalı yanca bu açıklamaya açıkça itiraz edilmemiştir. Bu itibarla, davacının dava konusu münazaalı hususla ilgili iddiasını bizatihi davalı kayıtları ile ispat ettiğinin kabulü gerekmekte olup...." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. Maddesinde bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılacağı, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Yine anılı maddenin 2. fıkrasında kanuni bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğu belirtilmiş; kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın kanuni karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmiştir. Kanuni karine, belli bir vakıadan, belli olmayan diğer bir vakıa için kanun tarafından çıkarılan sonuçtur. Kanuni karineler de adi kanuni karine ve kesin kanuni karine olarak ikiye ayrılmaktadır. Adi kanuni karineler aksi ispat edilebilen karineler iken, kesin kanuni karinenin varlığı hâlinde karşı taraf bunun aksini ispat edemez (K., Baki: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ocak 2021, S. 244 vd.). Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyetinden değil, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2021 Tarih 2017/(19)11-926 Esas 2021/177 K. Sayılı ilamı) 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmemesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Bakınız Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 11.11.2020 T. 2019/3926 E. 2020/2954 K. Sayılı ilamı). V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler: Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının huzurdaki dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde ve takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, alacaklı görünün tarafa müvekkil borçlu şirketin herhangi bir borcunun olmadığı, bu nedenle, takibe, borca, faize itiraz ettiklerini beyan ettiği, ancak ödeme defiinde bulunmadığı gibi akdi ilişki ve mal teslimine ilişkin açıkça itirazı da söz konusu olmadığı, davalının BA kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek olmadığı, zira münazaalı hususlar bizatihi davalının kayıtları ile ispatlandığı, asıl alacak miktarının 102.000,00.-TL olduğu halde, davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 100.000,00.-TL olarak belirlediği anlaşılmakla taleple de bağlı kalınarak davanın kabulüne, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalı borçlunun Sakarya 2. İcra Dairesi 2024/8672 esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazın kısmen İPTALİ ile, Takibin talep ile bağlı kalınarak 100.000,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına, 100.000,00.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken toplam 6.831,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.178,26-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.652,74-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'e göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.178,26-TL Peşin/nisbi Harcı, 100,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.705,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avansın karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 7-Arabuluculuk ücretine ilişkin sarf kararının yazılmadığı görülmekle arabuluculuğa başvuru tarihi ve tarife dikkate alınarak takdiren 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin davalı vekilinin (e-duruşma) yüzünde verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 26/12/2024

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/616, K. 2024/768, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-616-e-2024-768-k-379336c22dc3