İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/610 E. 2024/654 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/610
- Karar No
- 2024/654
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/610 Esas - 2024/654 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/610 Esas KARAR NO : 2024/654
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya ait .... plakalı araçlara çeşitli tarihlerde akaryakıt alındığını ve müvekkili şirketin davalı adına faturalar kestiğini, davalının faturalara itiraz etmemekle birlikte bu faturalardan bazılarını ödemediğini ve ödenmeyen miktar için faturalara dayanarak ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini belirterek, öncelikle akaryakıt alınan ve davalıya ait mezkur araçlar üzerine tedbir konulmasına, takibe itirazın iptali ile takibin devamına, 138.716,47-TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Dosya üzerinden inceleme yapılmış olmakla davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkemenin görevli olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.) “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” (HMK 115. Md.). HMK 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmekte olup görev yönünden bu incelemenin en erken değil, en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir. Konuya ilişkin HMK 138. maddenin Kanun gerekçesi şöyledir: “Usule ilişkin hususlar, şeklî nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında, dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ancak, mahkeme, kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunu da tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacaktır. Böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan, ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanması amaçlanmıştır.” Bu gerekçe ile de her aşamada görev hususunun incelenebileceğine açıklık getirilmiştir. Son tahlilde kanunda açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır (Emsal: .... 'nın 11/04/2019 tarih ve .... . sayılı ilamı). Açıklanan ilkeler kapsamında usul ekonomisi gözetilerek, dosya üzerinden öncelikle görevin incelenmesi gerekmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Somut olayda; dava, davacı tarafından davalıya yapılan akaryakıt satımından kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yönelik olup bu mahiyetteki davanın mutlak ticari davaya niteliğini haiz olduğuna dair TTK'nın 4. maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. O halde tarafların tacir olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sermaye şirketi olan davacının tacir sıfatını haiz bulunduğuna şüphe bulunmamakta olup davalı bakımından mahkememizce tacir araştırması yapılmıştır. Bu kapsamda ...'nün bila tarih yazısından davalının tacir kaydının olmadığı; .... 'nün 13/09/2024 tarihli yazısından davalının esnaf kaydının olduğu; Kütahya 30 Ağustos ...'nün 13/09/2024 tarihli yazısından da davalının tacir kaydının bulunmadığı, bilanço esasına göre değil işletme esasına göre defter tuttuğu, gelirin tacir düzeyinde olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın her iki tarafı tacir niteliğini haiz olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün görülmemiştir. Sonuç olarak; davanın tarafları tacir niteliğini haiz olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün görülmediğinden, eldeki davada uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davanın görev yönünden usulden reddi ile son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair tarafların dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2024 Katip .... E-imzalı
Hakim .... E-imzalı