İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/599 E. 2025/748 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/599
Karar No
2025/748
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/599 Esas KARAR NO : 2025/748

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/10/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 09/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlanması olduğunu, taraflar aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturalar kesildiğini, buna karşılık davalının davacı şirket tarafından ifa edilen taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu fatura değerlerinin toplamı 30.178,13 TL olarak çıkmadığını, davacı şirket tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı taraf ile defalarca iletişime geçmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındığını, bunun neticesinde davacı şirket tarafında ... 9. İcra Müdürlüğü ...Esas Numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takip durduğunu, bu doğrultuda, davalı tarafından haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, zira davacı şirketin faturaya ilişkin edim borcunu yerine getirmesine rağmen davalı tarafından bedel ödeme borcu tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, açıklanan bu nedenlerle; haklı davalarının kabulüne, borçlunun ... 9. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı duruşmalara temsilen kimsenin katılmadığı görüldü. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası, BA/BS formları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 20/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı tarafın 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmıştır. Bu döneme ait defterlerin tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmaktadır. Davalı taraf Bursa merkezlidir. Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 30.178,13 TL.’dir. Bu tutar takip talebinde talep edilen tutarla uyumludur. Davacının kargo işletmecisi sıfatı ile dayanak sözleşmeye göre düzenlediği faturalar ve bu faturalar ile ödemelerden bakiye hesaplanan asıl alacak tutarında alacaklı olacağı, davalının taşıma işinin görülmemesi yönünde itiraz ve iddiası olmamakla; borcu ödeme, ibra veya sair şekilde sona erdirdiği ortaya konulmadıkça görülen taşıma işinden hesaplanan tutarda bakiye borçlu olduğu değerlendirilmektedir. İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkeme olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, alacağın fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda taraflar arasında sözleşme gereği ticari ilişki oluştuğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada cevap dilekçesi ile davacıya borçlarının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olmakla ifanın gereği gibi yapıldığı hususunu ispatlaması gerekmektedir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada taraf vekillerine ihtar edilmiş, ancak buna rağmen davalı yanca ticari kayıtları sunulmadığından ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından davalı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafın 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, bu döneme ait defterlerin tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyeti bulunduğu, davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 30.178,13 TL olduğu, bu tutar takip talebinde talep edilen tutarla uyumlu olduğu, davacının kargo işletmecisi sıfatı ile dayanak sözleşmeye göre düzenlediği faturalar ve bu faturalar ile ödemelerden bakiye hesaplanan asıl alacak tutarında alacaklı olacağı, davalının taşıma işinin görülmemesi yönünde itiraz ve iddiası olmamakla; borcu ödeme, ibra veya sair şekilde sona erdirdiği ortaya konulmadıkça görülen taşıma işinden hesaplanan tutarda bakiye borçlu olduğu, açıkça belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı yanca itiraz edilmiş ise de raporun ve davacı yanın ticari kayıtlarının aksini gösterir hiçbir delil ibraz edilmediğinden, yapılan salt inkar Mahkememizce kabul edilmemiş ve bu kapsamda davacının davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura ve açık hesap alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 9.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 30.178,13 TL alacağın %20'si olan 6.035,63 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 2.061,46 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 1.633,86 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.178,13 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 150,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.066,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/599, K. 2025/748, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-599-e-2025-748-k-0e24e170e51d