İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/596 E. 2026/119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/596
- Karar No
- 2026/119
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/596 Esas KARAR NO :2026/119
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:21/12/2023 KARAR TARİHİ:20/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı ... marka ... model araç 20.05.2022 tarihinde ... terminalinde yükleme yapmak için beklerken davalı ... A.Ş.'ye ait iş makinesini kullanan davalı şirket çalışanı olan diğer davalı ... kullanımında olan iş makinesinin davacı şirkete ait ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarptığını, bu kazanın ardından davacı şirket tarafından trafik kaza tutanağı doldurulmak istendiğini fakat hasara sebebiyet veren şirket yetkilileri ve davalı ...'in tarafından hiç bir şekilde tutanak tutulmaya ilişkin belge bilgi vermeyip herhangi bir trafik kaza tutanağı tutulmasına da engel olunduğunu ve bu sebeple de kaza tespit tutanağının tutulmadığını, daha sonradan trafik polisinin aranmasına rağmen hava limanının gümrük kargo bölgesine polislerin o bölgeye giriş yapamayacakları bilgisinin verildiğini, herhangi bir kaza tespit tutanağı tutulmadığını, ayrıca davacı şirkete ait araca çarpan iş makinesinin plakası olmadığından tek taraflı olarak kaza tespit tutanağı tutulma imkanı bulunmadığını, yaşanan kazadan sonra İstanbul 10.sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş dosyası ile davacı şirkete ait olan ... araç üzerinde uğranılan maddi zararın tespiti amacıyla delil tespit davası açıldığını, bilirkişilerce davacı şirketin aracının üzerinde yapılan inceleme neticesinde maddi olarak zararının 03.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda görüleceği üzere 31.235-TL olarak hesaplandığını, davacı şirket tarafından zararının giderilmesi talebinde bulunulmuş ise de davacının uğradığı zararı ödemek istemedikleri ifade ettiklerini, bunun üzerine davalılara .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edildiğini bu nedenle takibin durduğunu, İstanbul Arabulucuk Bürosu Başvuru yaptıklarını, yapılan görüşmeler sonucunda 2023/... ve 2023/... olan arabuluculuk dosyasında yapılan görüşmeler sonucunda 08.09.2023 tarihinde anlaşmaya varılamadığını, yaşanan kazanın iş makinesinin aracın sevk ve idaresini sağlayan davalı ...'in kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini, davalı ... A.Ş.'nin KTK'nın 3. Maddesi gereği işleten sıfatına sahip olduğunu, yine Karayolları Trafik Kanunu 85. madde hükmünde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' denilmiş olmakla davalı araç sahibinin yaşanan kaza sebebiyle doğmuş olan zararlardan işleten sıfatına sahip olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, davalıların mal kaçırma olasılığı yüksek olduğundan davacının ileride hak ve alacaklarına kavuşması imkanı kalmayacağından, davalıların tüm malvarlığı yada en azından dosya borcunu karşılayacak tutardaki malvarlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle TTK 4/1 maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacının aracının davacı şirketin park halinde duran 10 tonluk forkliftine çarpmak sureti ile kazaya sebebiyet verdiğini, akabinde de sorun olmadığını belirterek tutanak tutturmadığını, öncelikle dava konusu araca ilişkin davacı tarafından sigorta şirketinde dosya açtırılıp açtırılmadığının sorgusu gerektiğini, aksi takdirde davanın esastan reddine, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kabulüne ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle TTK 4/1 maddesine göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının aracının şirketin park halinde duran 10 tonluk forkliftine çarpmak sureti ile kazaya sebebiyet verdiğini ve akabinde de sorun olmadığını belirterek tutanak tutturmadığını, öncelikle dava konusu araca ilişkin davacı tarafından sigorta şirketinde dosya açtırılıp açtırılmadığının sorgusunun gerektiğini, davanın reddine, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kabulüne ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2022/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. SBMye müzekkere yazılarak, ... plaka sayılı aracın 20/05/2022 tarihinde meydana gelen kaza ve tazminat bilgilerinin çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak, davaya konu, 20/05/2022 tarihinde kargo terminali bölümünde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu forklift arasında meydana gelen kazaya ilişkin varsa belge ve kamera kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı şirket ... LİMİTED ŞİRKETİ( VKN: ...) 'nin tüm sicil kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. 16/06/2025 tarihli celsede davacı tanıkları ..., ... ile davalı tanıkları ..., ..., ... dinlenilmiştir. 07/11/2025 tarihinde İş güvenliği alanında uzman Makine Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen hasar zararının tazmini için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak trafik kazası sebebiyle meydana gelen zarara dayanmaktadır. Davacı şirkete ait ... plakalı araç ile Davalı ...’in sürücüsü ve diğer Davalı ... A.Ş.’ye ait plakasız iş makinesi arasında 20/05/2022 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı taraf kendi aracının park halinde olduğu sırada davalı iş makinesinin aracına çarptığını iddia etmiş, davalılar ise iş makinesinin park halinde olduğunu davacı aracın hareket halindeyken iş makinesine çarptığını savunmuştur. Kazanın nasıl meydana geldiği hususunda tarafların iddia ve savunmaları farklı yönde olup, kazaya ilişkin tutanak ve kamera görüntüsünün bulunmadığı anlaşılmıştır. Kazanın oluşumuna ilişkin taraf tanıkları mahkememizce dinlenmiştir. Davacı vekilinin tanık olarak bildirdiği ... ve ... tanık olarak dinlenmişse de, mahkememizce duruşma sonrası yapılan araştırmada ... ve ...’ın davacı şirketi temsile yetkili müdür sıfatlarının olduğu, bu sebeple tanık olarak beyanda bulunamayacakları kanaatiyle 22/07/2025 tarihli ara karar ile davacı şirket müdürlerinin beyanlarının tanık beyanı olarak değerlendirilmemesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 01/07/2025 tarihinde sunmuş olduğu görüntü içerdiği beyan edilen usb bellek, HMK md. 19/1-ç ve md. 141 uyarınca davalıların açık muvafakati bulunmadığı gözetilerek hükümde esas alınmamıştır. Her ne kadar davacının tanık olarak bildirdiği ... ve ...’ın tanık olarak beyanda bulunması mümkün değilse de, şirket yetkilisi olarak duruşmada beyanda bulunmaları mümkündür. Bu kapsamda ... ve ...’ın beyanları değerlendirildiğinde, ...’ın olayın oluşumuna ilişkin görgü sahibi olmadığı, ...’ın ise ... plakalı aracın sürücüsü olduğu, kazanın, aracı park halindeyken iş makinesinin kendi aracına çarpması suretiyle gerçekleştiğini beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce dinlenen davalı tanıkları ise, davacıların beyanlarının aksine, kazanın iş makinesinin park halinde olduğu sırada davacı aracın geri geri hareket halindeyken meydana geldiğini, iş makinesi sürücüsünün ve çevredeki diğer çalışanların bağırarak ve kornaya basarak davacıyı uyarmaya çalıştıklarını beyan etmişlerdir. Kazanın oluşumuna ilişkin alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre, davacı araçtaki hasarın oluşumu ve şekline göre, davacı aracın geri manevrası esnasında sürtme suretiyle kazanın gerçekleşmiş olduğu, bu şekilde meydana gelen kazada davacı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Hukukî niteliği itibariyle haksız fiil alacağına dayanan trafik kazalarında davacı zarar gören, davalı tarafın kusurlu eylemini ispat etmek zorundadır. Eldeki olayda davacı ve davalıların olayın oluşumunu farklı şekilde anlattığı, davacı şirket yetkilisinin beyanının tek başına ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı vekili fotoğrafların kazanın oluşumunu gösterdiğini iddia etse de, fotoğrafların kaza anına ilişkin olmadığı, kazadan sonra çekildiği anlaşılmaktadır. Kazadan sonra çekilen ve dosyaya usule uygun olarak ibraz edilen fotoğraflar hasarı gösterir nitelikte olsa da, kazanın oluşumu hakkında yeterli kanı oluşturacak bir bilgi vermemektedir. 07/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda hasarın oluşumuna göre kazanın oluş şekli yönünde kanaat bildirildiği ve kazanın, davacı aracın geri manevrası sırasında meydana geldiği anlaşıldığından, kazada davacı şirket yetkilisi olan sürücünün tam kusurlu olduğu, davalı iş makinesi sürücüsünün kusurunun bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, kazada davacı tarafın tam kusurlu olduğu, meydana gelen zarardan davalıların sorumluluğunun bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Takip başlatmakta davacı alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, -Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 339,29-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 5-Davalı ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 32.515,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2026
Katip ...
Hakim ...