İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/586 E. 2026/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/586
Karar No
2026/64
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/586 KARAR NO : 2026/64

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı -----acentesi olan davalı----- tarafından düzenlenen poliçe kapsamında müvekkilinin zararının karşılanması gerektiğini, davalı ------ ile müvekkili ile arasında Endüstriyel Paket Poliçesinin düzenlendiğini, müvekkilinin işyeri mali mesuliyet sigortası kapsamında iş ekipmanlarını ve özellikle forklift araçlarını sigortalatmak istediğini, acente tarafından iş yeri incelemesi ekspertiz yapılmadan dava konusu poliçenin düzenlendiğini, müvekkilinin depoculuk alanında faaliyet gösterdiğini, davalının bu hususu bilmesine rağmen iş yerinde gereken ekspertiz çalışmasını yapmadığını, bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, gerekli çalışma yapılmadan poliçenin eksik düzenlenmesinin sigortacının sorumluluğunda olduğunu, 06/04/2022 tarihinde----- model forkliftin devrilmesiyle oluşan zarar sebebiyle müvekkilinin davalı acenteye başvuru yaptığını, hasar bedelinin karşılanmasını talep ettiğini, davalı ----- tarafından hasar talebinin sigorta şirketine iletildiği ve karşılanacağı yönünde yazışmaların yapıldığını, daha sonra sigorta tarafından taleplerin karşılanmak istenmediği ancak ödeme yapılması yönünde görüşmelerin devam ettiğinin bildirildiğini, davalı ----- şirketinin müvekkiline gerekli bilgilendirmelerin yapılmaması sonucu yaklaşık 1 yıl bekletildiğini, müvekkilinin davalı ----- tarafından hasar karşılanmayacağı cevabi yazısının dahi kendi imkanlarıyla öğrendiğini, hasar bedelinin karşılanması adına davalı---23.12.2023 tarihli --- Noterliği,---- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından müvekkilin talepleri karşılanmadığını, ---- tarafından 13.06.2023 tarih, ----Noterliği, ----- yevmiye numaralı ihtarname ile talep edilen hasar bedelinin teminat kapsamında olmadığı ve karşılanmayacağının bildirildiğini, hasar bedelinin önce karşılanacağının daha sonra ise teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle taleplerin reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigortacının depoculuk işinin doğası gereği kullanılan forklift araçlarının hareketsiz kalmayacağının bilmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının karşılanmak zorunda olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı ----- acentenin vermiş olduğu zarardan poliçe kapsamında sigortacı olması nedeniyle sorumlu olduğunu, davalı acente tarafından müvekkiline gerekli aydınlatma ve bilgilendirme yapılmadığını, zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, sigorta poliçesinin teminat dışı hallerinini ya da kapsamı hakkında müvekkilinin bilgilendirilmediğini, müvekkilinin hasar bedeli talebinin poliçenin düzenlenmesinde kusuru bulunan davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiğini iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıların kusur ile müvekkilinin uğramış olduğu hasar bedeli olan 589.692,88 TL'nin hasar tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı ------vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının iddialarının haksız olduğunu, davacının kendi sorumluluklarından bahsetmediğini, dava konusu hasarın kaynağı forkliftin hareketli bir araç olduğunu, belirli bir işyerine özel, sadece tek bir yerde kullanılan sabit bir araç olmadığını, lojistik firma deposu düşünüldüğünde bilgilerinin ayrıca poliçeye eklenip ilave prim ödemesiyle teminat altına alınması gereken bir araç olduğunu, diğer davalı----- tarafından yapılan Endüstriyel Paket Poliçesinde hangi risklerin teminat altına alındığının açıkça yazılı olduğunu, poliçenin içeriğinde depoda kullanılan hareketli/motorlu araçların teminat altında olmadığının açıkça ortada olduğunu, teminatlar ve istisnaların poliçenin hemen başında büyük puntolu başlıkların altında açıkça yazdığını, davacının dava konusu forkliftin hasarının 589.692,88 TL olduğunu iddia ettiğini, hasarın nerede, nasıl ve ne şekilde olduğuna hiç değinmediğini, kaza raporunu mahkemeye sunmadığını, hasar içeriği, tamir faturaları ve hasarın kapsamıyla ilgili de hiçbir belgenin sunulmadığını, davacının 1 yıl oyalandığı iddiasının samimi olmadığını, diğer davalı sigorta şirketinin davacının hasar talebini 31/08/2022 tarihli yazısı ile reddettiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerin mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin poliçenin yapımında sadece aracılık hizmeti verdiğini, poliçeyi yapanın ----- olduğunu, husumet yönünden itiraz ettiklerini savunarak; davanın müvekkili yönünden husumetten reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı ----- tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.

DELİLLER : ----- müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 07/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ------tarafından hazırlanan 07/04/2025 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸¸¸¸¸

Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor sunulmak üzere yeniden bilirkişi heyetine verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 07/04/2025 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸¸¸¸ HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı ----- aracılığıyla davacı ile davalı ---- arasında akdedilen ----- poliçe numaralı ---- Endüstriyel Paket Poliçesi kapsamında 06/04/2022 tarihinde --- MARKA ----- model forkliftin devrilmesi sebebiyle oluşan zararın giderilmesine ilişkin tazminat davasıdır. Davalı ----- yönünden; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/3. Maddesi uyarınca "(3) Sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından, gerek sözleşmenin kurulması gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehdar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir." Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik'in 7/1 maddesi uyarınca "(1) Sigorta sözleşmesinin kurulması ve devamı sırasında; bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş veya sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş veya Bilgilendirme Metninde yer alan bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş ve bu hâllerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettiren sigorta sözleşmesini feshedebileceği gibi, varsa uğradığı zararın tazminini de talep edebilir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. Maddesi uyarınca "(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir." "Sigorta genel şartları, sigorta poliçesine ekli olan ve her sigorta dalı için önceden hazırlanmış olan sözleşme şartlarıdır. Genel şartlar bir sigorta dalında yapılan tüm sigorta sözleşmelerinde yer alır. Sigorta genel şartlarında, sigorta teminatının kapsamı, sigorta ettirilen riziko ve tarafların hak ve borçlarına ilişkin usul ve esaslar ile rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatının ödenmesi ile ilgili konular yer almaktadır. Sigorta genel şartları sigorta sözleşmesinin hükümleridir. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum 5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması, emredici bir hükme bağlanmıştır. Taraflar, genel şartlara aykırı düzenlemeler yapamaz, sözleşme şartları kabul edemezler. Kanun, genel şartları, tarafların iradesinden bağımsız olarak sözleşmeye dahil etmiştir ve bağlayıcılıkları konusunu da yine yasal düzenlemelerle teyit etmektedir. Sigorta sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan genel şartlar hükümlerinin taraflarca bilinmesi ve Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi ile poliçenin genel şart hükümlerine göre düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. TTK'nın 1423 üncü maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme, poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur. ------Karar sayılı ilamı)Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalı acentenin, davacının diğer davalı ile arasındaki ---- poliçe numaralı ------ Endüstriyel Paket Poliçesi'ne aracılık ettiği hususunun sabit ve çekişmesiz olduğu, davacının davalı----yönelik tazminat davasını, bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğünün ihlaline dayalı olarak ikame ettiği, yukarıda atıf yapılan yasa ve yönetmlik hükümleri ve yargı içtihadı da dikkate alındığında, davalı acentenin bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda bundan doğan zararı karşılayacağı düzenlenmiş olsa da, somut olayda uyuşmazlığın riziko konusu makinenin sigorta sözleşmesine dahil olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta poliçesinin mevzuata uygun olarak düzenlendiği ve davacıya teslim edildiği hususunun da çekişmesiz olduğu, sigorta poliçesinde teminata dahil olan ve olmayan unsurların genel ve özel şartlar altında açıkça yazıldığı, yine poliçede özel şartların 10. Maddesinde "İşbu poliçe ile teminat altına alınan makinalar poliçe ekinde belirtilmiş olup, sözkonusu liste haricindeki makina ve techizat teminat haricidir. (25.000,00 TL ve altı limitler için liste zorunluluğu bulunmamaktadır.) Listesiz poliçeler için herhangi bir tazminat ödemesi yapılmayacaktır." hükmünün bulunduğu, bu sebeple basiretli tacir gibi davranması gereken davacının poliçeyi inceledikten sonra poliçeye dahil edilmesi gereken makineleri ayırt edici özellikleri ile bildirmesi gerektiği gibi davalının aydınlatma yükümlülüğünün ihlali (mahkememizce davalının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair herhangi bir delil bulunmadığından, davalı acentenin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği kanaatine varılmıştır) neticesinde poliçeyi inceleyip sözleşmenin içeriğine on dört gün içinde itiraz etmesi gerektiği, bu yönde bir delil bulunmadığı, bu sebeple sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olduğu, bu nedenle dava konusu makinenin zarara uğraması ile davalının aydınlatma yükümlülüğünün ihlali neticesinde makinenin sigorta koruması altına alınmamış olması arasında nedensellik bağının kesildiği, davalının sigorta tazminatından dolayı sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı------yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ---- yönünden; Dava konusu poliçenin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir: ¸(...) ¸(...) ¸(...) ¸(...) ¸(...)

Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda belirtildiği gibi taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin poliçede yazılan şekilde akdedildiğinin kabulünün gerektiği, bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi her ne kadar poliçenin başında makinenin kırılması teminatı parantez içinde sabit makineler için akdedilmiş görünse de özel şartların 7. maddesinde yaş sınırı belirlenirken sabit ve hareketli makineler ayrımı yapıldığı, bu nedenle "bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır" hükmünü öngören TBK 19 maddesi uyarınca tarafların gerçek iradesinin esas alınması gerektiği, bu kapsamda sözleşmenin hareketleri makineleri kapsadığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, buna ek olarak bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava konusu hareketli makinenin 12 yaşından büyük (16 yaşında) olduğu hususunun sabit olduğu, özel şartlar 7'de hareketli makinelerden 12 yaşında büyük olanların teminat haricinde bırakıldığı, yine her ne kadar özel şartlar 10'da teminat altına alınan makinelerin poliçe ekinde belirtildiği yazıyor ise de, poliçede böyle bir ek bulunmadığı, davalı tarafça envanter listesi oluşturulmadığı gibi, davacı tarafça da sözleşmenin akdedilmesi sırasında böyle bir envanter listesi sunulmadığı, belirtildiği gibi davacı tarafça poliçeye on dört gün içinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle sözleşmenin poliçede yazıldığı haliyle kurulduğu, dava konusu makinenin 12 yaşından büyük olması nedeniyle sigorta teminatı altında bulunmadığı, dava konusu makinenin poliçe ekinde belirtilen makinelerden olduğu kabul edilse dahi, özel şartlar 7 maddesinin lafzi yönden açık olduğu, buna göre poliçe ekinde belirtilse dahi belirtilen hareketli makinelerden 12 yaşından büyük olanların teminat haricinde olduğu, tüm bu sebeplerle dava konusu makinenin kırılmasından kaynaklanacak zararın sigorta örtüsü altında bulunmadığı, davalının tazminat başvurusunu bu sebeple reddetmiş olmasının ya da olmasının, zararı sigorta teminatı altına almayacağı, kaldı ki davalı tarafından başvuruya "poliçede söz konusu talebi karşılayan bir teminat olmadığı tespit edildiğinden" şeklinde, rizikonun teminat altında olmadığı gerekçesiyle ret karşılığı verildiği, bu yönüyle bilirkişi raporundaki tespite hukuken katılmanın mümkün olmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın davalı ---- yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davanın ------- Şirketi yönünden ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 10.070,49 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.338,49 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ------ tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----verilmesine, 6-Davalı ------ Şirketi tarafından yapılan 175,00 TL vekalet harcı ve 6.500,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.675,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi'ne verilmesine, 7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 8-Davalı ----- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (589.692,88 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine, 9-Davalı ------- Şirketi yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (589.692,88 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 94.350,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi'ne verilmesine, 10-Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ------ sayılı dosyası bakımından; 6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 11-Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ----- sayılı dosyası bakımından; 6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/586, K. 2026/64, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-586-e-2026-64-k-30406e1d18fc