İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/569 E. 2026/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/569
Karar No
2026/277
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/06/2024 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firma yetkilisi ... günü saat ... ... aracı ile seyir halinde iken şirket adına kayıtlı ... numaralı telefon, ... numaralı hattan aranarak "Ben ... Bankası sigorta poliçe bölümünden arıyorum. 1.980,00 TL iade yapılması gerekiyor. Poliçeyi hiç kullanmamışsınız. Onaylıyor musunuz?" demiş olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi araç kullandığı için ve karşısındaki kişinin banka personeli olduğuna duyduğu inanç ile "Onaylıyorum" şeklinde sözlü talimat vermiş olduğunu, sonrasında telefonda sesi gelen erkek şahıs "Telefonunuza onay gelecek onaylayınız" talimatı vermiş ve müvekkili şirket yetkilisi telefonuna gelen mobil onayı tuşlayarak gelen bildirimi kabul etmiş olduğunu ve ardından görüşmeyi sonlandırdığını, buraya kadar normal bir bankacılık işlemi yaptığını düşünen müvekkili şirket yetkilisi hiçbir şeyden şüphelenmemiş hesabına gelecek 1.980,00TL tutarındaki iadeyi bekleme başlamış olduğunu fakat poliçe bedelinin iadesinin yapılmaması şöyle dursun hem müvekkili şirket ... Endüstriyel Tesisat Teknik Sanayi LTD. ŞTİ., hem davadışı ... Teknoloji Endüstriyel Ürünler Sanayi Ticaret LTD.ŞTİ. Hem de kendi şahsına ait olan hesaplarda nakit giriş- çıkış işlemleri yapılmış olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, müvekkili şirketin davalı ... T.A.Ş.'nin kusuru nedeniyle uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için 493.800,00TL' nin olayın gerçekleştiği 10.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, % 20' sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın gerçekleştiğini iddia etmiş olduğu tüm işlemler dava dilekçesinde de ikrar etmiş olduğu gibi kendisi tarafından gerçekleşmiş olduğunu, söz konusu işlemler İnternet Bankacılığı hizmetlerinden yararlanmak için bankamız tarafından her müşteriye verilen müşteri numarasına ve müşterilerimizin kendi oluşturdukları şifre ve parola bilgilerine ihtiyaç duyulmakta olduğunu, davacı yan, dava konusu işlemler gerçekleştirilmeden önce müvekkil Banka ile ilişiği bulunmayan (bulunmadığının ispatı CBS soruşturma dosyasından gönderilen telefon numarasının sorgulanması sonucu hat sahibinin belirli olmasıdır.) ... numaralı hattan aranarak yine müvekkili Banka ile ilişiği bulunmayan dava dışı başka bir banka olan ... Banka'sı sigorta poliçe bölümünden aranmış ve belli bir paranın iadesi için onay istenmiş olduğunu, davacı yan söz konusu numaradan arayan kişi/kişilere rızası ile "onaylıyorum" demiş olduğunu, bu husus davacı yan tarafından dava dilekçesinde de ikrar edilmiş olduğunu, rızası ile telefonda arayan şahıs/şahıslara onay vermesi nedeniyle müvekkil bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkil bankaya husumet yöneltilmesi maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, ... CBS’ye,...’a,... Bankası’na yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak davasına ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın bir bankacı bilirkişiye ve bir bilişim alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Bankacı bilirkişi ... ve Bilişim uzmanı bilirkişi ... tarihli raporlarında özetle; 10/01/2024 tarihinde, davacının ... hesabından 493.800,00TL tutarında bir para transferi gerçekleştirilmiş olduğu, işlem, davacı yetkilisinin bir "sosyal mühendislik" saldırısı sonucunda dolandırıcılara mobil bankacılık onayı vermesiyle, teknik olarak davacının doğru ve meşru kimlik bilgileri kullanılarak yapılmış olduğu, dosyadaki deliller, davacının durumu bankaya bildirme zamanı konusunda çelişkili veriler sunmakta olduğu, davalı banka yaklaşık 5 saatlik bir gecikme olduğunu iddia ederken, davacı tarafından sunulan telefon kayıtları ve mesajlaşma dökümleri, işlemden bir saatten az bir süre sonra banka personeliyle temas kurulmaya çalışıldığını göstermekte olduğu, bu zaman farkı, fonların geri alınabilme imkanına yönelik değerlendirmede kritik bir unsur olduğu, bu tespitler ışığında, tarafların kusur durumlarına ilişkin heyetimizce değerlendirilen üç farklı yaklaşımın teknik sonuçları, herhangi bir yaklaşım diğerine tavsiye edilmeksizin, aşağıdaki gibi özetlenmiş ve yüce Mahkeme'nin takdirlerine arz olunduğu, davacının eylemlerinin merkezde olduğu teknik değerlendirmede, davalı bankanın sorumluluğu 98.760,00 TL olarak hesaplandığı, davalı bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün merkezde olduğu diğer teknik değerlendirmede ise, davalı bankanın sorumluluğu 395.040,00TL olarak hesaplandığı, tarafların sorumluluklarının eşit olduğu bir diğer teknik değerlendirmede ise, davalı bankanın sorumluluğu 246.900,00TL olarak hesaplandığı, mütalaa edilmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak davasına ilişkindir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli 28841 sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Kartın fiziki olarak ibraz edilmesinin mümkün olmadığı mesafeli işlemlerde ( mail order,telefon order, elektronik ticaret) “Kart numarası”,” Kartın Vadesi” , ”Güvenlik Kodu” nun çeşitli şekillerde öğrenilmesi veya ele geçirilmesi ile bu bilgilerle mal ve hizmet satın alınabilmesi dolandırıcılığa ve suistimale açık bir kullanım şekli olduğundan, hem Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları gereği hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre mal ve hizmet alımlarındaki zararlardan kart sahipleri sorumlu tutulamazlar. Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür () (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2023/ Esas 2023/ Karar) (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2022/ Esas ve 2023/ Karar)Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zoruna olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. (). O halde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18.maddesinin 2.fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğü şüphesiz daha ağırdır.5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun "Kart kullanımına ilişkin yükümlülükler" başlıklı 15.maddesinde "Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikvarlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. "Bildirim Zorunluluğu" başlıklı 16.maddesinde; "Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şeklide korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır." düzenlemesi yer almakta, Bu aşamada müterafik (ortak) kusur kavramından bahsedilmesi yararlı olacaktır.Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. Zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören, mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarar uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna ortak kusur, birlikte kusur veya müterafik kusur da denilmektedir. ... Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzıdır. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir. (... Hukuk Genel Kurulu 2019/ Esas 2022/ Karar sayılı kararı) 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesine göre, zarar gören, zararı doğuran fiilen razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırılmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim, tazminatı indirebilir. Ayrıntılı ve Hükme esas almak için yeterli görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak; dava konusu olayın 10/01/2024 günü davacı şirket yetkilisinin şirket adına kayıtlı telefon ile arandığı, davacı şirket yetkilisinin , karşısındaki kişyi banka personeli zannettiği, telefonuna gelen mobil onayı onayladığı, onay neticesinde davacı şirket adına olan hesaptan nakit giriş-çıkış işlemleri yapıldığı, davacı şirketin dolandırıcılığa maruz kaldığı anlaşılmıştır. Davacının olay sebebiyle sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde; dava konusu işlemlerin bizzat davacı şirket yetkilisi tarafından cep telefonuna gelen mobil onay kodunu onaylamak suretiyle dolandırıcılık eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı Bankanın olay sebebiyle sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; dava konusu işlemlerin "İşlem Güvenliği" ile "İşlemlerin Takibi" mekanizmalarını ilgili Yönetmelik'te belirtilen şekilde tesis edemediği, olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit edemediği ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kuramadığı, gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediğini tespit edemediği bu nedenlerle davalı bankaya kusur atfedilebileceği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, bu tür olaylarda ilkesel olarak internet bankacılığında güvenlik önlemlerini alma konusunda bankayı yetkili ve görevli sayarak doğabilecek en küçük zarardan dahi bankaların sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadır. Bu sebeple de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Bilirkişilerce tarafların müterafik kusurlu bulunmaları ile tarafların kusur durumunun 6098 sayılı TBK 52.maddesi gereğince hakim takdiri ile değerlendirilmek suretiyle; davalı bankanın olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin tespit edilememesi ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kurulamaması, yürürlükte bulunan tebliğ/yönetmeliklere uygun güvenlik tedbirlerinin tesis edemediği, ayrıca aynı gün aynı failler tarafından gerçekleştirilen benzer bir dolandırıcılık girişiminin dava dışı ... Bankası tarafından başarılı bir şekilde tespit edildiği, davacının ... Bankası'ndaki hesabının bloke edildiği tespit edildiği,bu durumun davalı ...'ın sehtakarlık tespit algoritmalarının /operasyonel müdahale sürecinin diğer bankaya göre daha az etkin olabileceğine işaret ettiği, kaldı ki davacının durumu fark ettikten sonra davalı bankaya ulaşmaya çalıştığı ancak yardım alamadığının da arama kayıtlarıyla ortaya çıktığı, davalı bankanın takdiren %80 oranında kusurlu olduğu, davacının bizzat korumak ve gizli tutmakla yükümlü olduğu kişisel bilgi ve şifrelerini gayri ihtiyari kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği, emsal Yüksek Yargı kararlarında dolandırıcılık eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olan davacıya da müterafik kusur atfedildiği, bu nedenle davacının atfı kabil kusur oranının % 20 olduğu anlaşılmıştır. Davacının hesabındaki toplam zarar miktarının 493.800,00 TL olduğu, % 20 davacı ve %80 davalı banka kusur oranına göre yapılan hesaplamalar ile davacının 395.040,00 TL lik zararından davalı bankanın sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE,buna göre 395.040,00 TL nin haksız fiil tarihi olan 10/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.985,18 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 8.432,87 TL nin mahsubu ile bakiye 18.552,31 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 8.086,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 6.468,80 TL yargılama gideri, 8.432,87 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 15.329,27 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 63.206,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi. 16/02/2026

Katip ¸E-imzalıdır.

Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/569, K. 2026/277, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-569-e-2026-277-k-3eb96ae82bc8