İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/534 E. 2026/147 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/534
Karar No
2026/147
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/534 Esas - 2026/147

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/534 KARAR NO : 2026/147

DAVA : Marka .... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“...’nin bir kamu kurumu olup, 2012 yılından beri, ... numaralı başvuruda da yer alan logoyu kullanmakta olduğu, bu logonun 22.09.2003 tarihli ... numaralı ve 03.06.2013 tarih ... numaralı başvurular ile ... adına tescilli olduğu, başvuru markasının da ... logosu yanında ... ibaresini içermekte olduğu, başvuru markası ile itiraz eden marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmayıp, redde gerekçe gösterilen markada şekil unsuru bulunmazken, .... markasında ayırt edicilik sağlayan ve herkes tarafından bilinen ... logosunun bulunduğu, başvuru markasının ... ait olup, belli bir bilinirliğe sahip turkuaz renkli logonun, başvuruyu, redde mesnet markadan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi anlamında benzerlik/karıştırılma ihtimali olmaktan çıkarmakta olduğu, ...’ne ait logonun, görsel anlamda açıkça farklılık oluşturmakta olduğu, tüketicilerin bu logo ile iki markanın birbirinden bağımsız ve farklı markalar olduğunu anlayabileceği,bu logonun yoğun şekilde kullanılan ve ülkemizde bilinen bir logo olduğundan, SMK’nın 6/1 maddesi hükmü koşulları somut olayda gerçekleşmemiş olup, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, başvuruda yer alan logonun güçlü bir ayırt edicilik sağladığı, ortalama bir tüketici kitlesinin derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvurunun esas unsurunun yazı değil logoolduğu, davacının bir kamu kurumu olduğu ve davalının markasından haksız yarar sağlaması gibi bir durumun söz konusu dahi olamayacağı,bu nedenle de uyuşmazlığın çözümünde ticari işletme gibi değerlendirilmemesi gerektiği, markanın asli unsurunu oluşturan ...’ne ait logonun öne çıkartıldığı, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı, ... ibaresinin ise tali unsur olarak yer almakta olup, logonun yer almadığı bir ... ibaresinin ...’nce düzenlenen sanat etkinlikleri ile karıştırılması ihtimalinin olmadığı, başvuru markasında ... ibaresinin, logo ile aynı renkte olup, tüm ibarenin büyük harflerle yazılmakta olduğu,itiraz edenin markasında ise tüm ifadenin küçük harflerle yazılmış olup, bu durumun da halk arasında karıştırılma ihtimalini kaldıran bir diğer unsur olduğu”öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, başvuru markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “başvuru markasının, davalı şirket adına ... numaralı başvuru ile tescilli "..." ibareli marka ile 6769 sayılı SMK madde 6/1 hükümlerinde tanımlandığı şekilde benzer ve kolaylıkla karıştırılabilecek markalar olduğu, dava konusu markalarda markaların adı olan "...." ve faaliyet konusu olan "...." ibarelerinin birebir ortak olduğu, ortaya konulan hizmetlerin de bire bir aynı olduğu, markaların "..." ifadelerini birlikte kullanması halindemarkalarında ilave ayırıcı işaretleri olsa bile karıştırılacağının kesin olduğu, ortalama tüketicinin markadan bahsederken üzerindeki görseli değil doğrudan doğruya markanın adı olan "..." ifadesini kullanacağı, bu şekilde de ortaya konan ürünün hangi kurum tarafından ortaya konulduğunun anlaşılmasının imkansız hale geleceği, davalı şirketin tüketiciye sunacağı ürünlerin kesin saatlerde başlayacak etkinlikler olacağı düşünülürse, ortalama tüketicinin kurumları karıştırması neticesinde yanlış adrese gitmesi ve etkinlik saatini, dolayısıyla da etkinliği kaçırmasına neden olabilecek bir karışıklık söz konusu olacağı, markaların neredeyse aynı denilecek düzeyde benzerliğinindavalı şirketin telafi edemeyeceği kazanç kayıplarına sebep olacağı, markalar karşılıklı olarak karıştırılacağından, ortalama tüketiciyi ise her iki yönde zarara uğratacağı, davalı şirketin markasına bağlılığı olan tüketicinin yaşayacağı hayal kırıklığının da, davalı şirkete ve markasına zarar vereceği, davacı kurumun markasında kullanmış olduğu logonun da ayırıcı nitelik taşımamakta olduğu, çünkü davacı belediyenin her türlü faaliyetinde bu logoyu kullandığı,davaya konu faaliyetleri için ayırıcı olabilmesi açısından "..." ibaresini ön plana çıkarmak zorunda olduğu,aksi takdirde davacı kurumun diğer hizmetlerinden hangisine ilişkin olduğunun ortalama tüketici tarafından anlaşılamayacağı,bu nedenle marka benzerliği değerlendirilirken logodan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği”öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 26/10/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/12/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ....'nun ... sayılı kararında; “ ... numaralı "..." ibareli başvuruya konu marka ile itiraza mesnet ... sayılı "..." ibareli ret gerekçesi markanın görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu görüşüne varılmış olduğu, buna ilaveten, başvuru ile itiraza mesnet markanın 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen 41. sınıfa dahil hizmetler bakımından aynı/aynı tür ve benzer nitelikte hizmetleri kapsadıklarının tespit edildiği, bu çerçevede, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında, 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığı ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararının yerinde görülmüş olduğu, öte yandan karara itiraz dilekçesinde belirtilen ... sayılı markanın uyuşmazlık konusu markaya tescil hakkı veya önceliği vermeyeceği”gerekçeleriyle yapılan itirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası

....

26/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE; "Davaya konu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen hizmetlerinin tamamı; yani 41. Sınıfa konu; “Eğitim ve öğretim hizmetleri.Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” Hizmetlerinin davalının SMK 19/2 uyarınca fiili markasal kullanımını ispatlaması talep edilmeyen ... ve ... sayılı markalarının kapsamındaki 41. Sınıf hizmetleri ile birebir AYNI HİZMET niteliği taşıdığı, SMK 6/1 çerçevesinde, “....” ibareli başvuru markasının, davalının itiraza/davaya mesnet ... sayılı “...” ve ... sayılı “....” markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzer olduğu, Bütünsel genel izlenim itibariyle taraf markalarının içerdiği diğer unsurlarla birlikte kompozisyonları görsel anlamda farklılık yaratsa da görsel anlamdaki faklılığın, işitsel ve kavramsal benzerlikleri bertaraf edecek düzeyde olmayıp davalının kullanım ispatı talep edilmeyen davaya mesnet gösterdiği ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarıyla başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 41. sınıf aynı hizmetler bakımından SMK md.6/1 anlamında markalar arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; iltibas ihtimalinin bulunduğu, .... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, "şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...." ve " ... (...) " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markaları arasında emtia benzerliği oluştuğuna dair bilirkişi raporunda sayfa 5-6 daki tabloda gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının ".... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ...." ve " ... (...) " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı firmanın " ...." ve " ... (...) " ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının ".... " ibareli başvuru markalı hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı firmanın tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde ... sayılı markası bulunması var olan iltibası ortadan kaldırmadığından başvuru markasının tescilini sağlayamayacağı ; Nihayetinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar harcı davacı ... harçtan muaf olduğu için alınmasına yer olmadığına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı ve davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 06/04/2026

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/534, K. 2026/147, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-534-e-2026-147-k-3702088fef0d