İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/53 E. 2026/176 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/53
Karar No
2026/176
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/53 Esas KARAR NO: 2026/176 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip alacaklısının davalı ---- olduğu, takip borçlusunun müvekkil olduğu-------sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan haksız ve hukuka aykırı bir şekilde takip başlatıldığını, davalının davacıya karşı haksız ve hukuka aykırı şekilde başlattığı takibe dayanak adi senetlerin hükümsüz olduğunu, davacının davalıya karşı gerek takibe konu edilen adi senetler kapsamında gerekse de başkaca herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını, zira davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı takibe konu edilen adi senetlerin, davacı ile aralarında ortaklık ilişkisi bulunan davalının oğlu ---- emrine düzenlendiğini, fakat ------ ve davacı, ortaklık ilişkilerini sonlandırdıkları tarihte, aralarındaki borç-alacak tutarlarını kontrol ettiklerini ve davacının 50.000,00-TL tutarında borcu kaldığını tespit ettiklerini, neticede; davacı ile ----- ortaklık ilişkilerini sonlandırdıkları 27.05.2016 tarihinde bir protokol tanzim ettiklerini ve ------- söz konusu bonoları iptal etmesi karşılığında da davacının da ------ ------ olan 50.000,00-TL tutarındaki borcunu devraldığını, davacı devraldığı borcu, üçüncü şahıs ----ödediğini ve söz konusu borcu kapattığını, --- tarafından da söz konusu bonoların tarafınca imha edildiğinin davacıya beyan edildiğini, ancak gelinen noktada, anılan protokolün imzalandığı tarihten neredeyse sekiz yıl sonra davacı aleyhine sözde imha edildiği beyan edilen bonolar ile kötü niyetli bir şekilde haksız ve hukuka aykırı bir icra takibinin başlatıldığını, gerçekten de ------tarihli protokol incelenecek olur ise; davacı ile haksız ve hukuka aykırı takibe konu edilen adi senetlerin lehtarı arasında düzenlenen ilgili tarihli protokolde, davacının lehtar ------ son olarak yapılan borç-alacak kontrolleri neticesinde 50.000,00-TL tutarında borcunun bakiye kaldığı ancak lehtar ---- lehine düzenlenen bonoların iptal edilmesi karşılığında da ----üçüncü şahıs ------ olan borcunun davacı devir alındığı taraflarca kabul edildiğini, ancak başlıkta da belirtildiği üzere, ilgili protokol uyarınca davacının anılan lehtarın borcunun devir alındığını ve üçüncü şahıs ----- ödendiğini, lehtar ve ilgili protokolün tarafı ------- tarafından da bunun karşılığında bonoların iptal ve imha edildiği beyan edildiğini, fakat bugün gelinen noktada, davacıya karşı neredeyse sekiz yıl sonra iptal ve imha edildiği belirtilen adi senetler ile kötü niyetli ve haksız bir icra takibinin başlatıldığını,” beyan ederek o bakımdan açıklanan ve sayın mahkeme tarafından re ’sen dikkate alınacak nedenler ile neticeten davanın kabulü ile fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; davacının davalı tarafa herhangi bir nedenle borcunun bulunmadığının ve ------- sayılı dosyasına konu borçtan ve toplamda----bedelli 22 adet adi senetten sorumlu tutulamayacağının tespitine, davacının aleyhine kötü niyetli bir şekilde başlatılan haksız ve hukuka aykırı icra takibi nedeniyle takip alacaklısı aleyhine dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, -----Esas sayılı takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini; dava dışı ------ ile ortaklığını sonlandırdığını,------ 50.000 TL borcunu üstlendiğini ve bazı bonoların iptaline ilişkin bir protokol sunduğunu bildirdiğini, davalı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, husumetin gerçek muhatabı olan dava dışı ---------- yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltildiğini savunduğunu, davalı, davacı tarafından sunulan protokolde hangi tarihli, hangi bedelli ve hangi senetlerin imha edileceğine dair herhangi bir ayrıntı (adet, vade, tutar, seri numarası, düzenleme tarihi/yerine ilişkin bilgi) bulunmadığını belirttiğini; bu nedenle protokolün iddia edildiği gibi 50.000 TL ödemeye karşı ------ senedin teslimine ilişkin bir düzenleme içermediğini, protokolün yalnızca -------- borcun 50.000 TL'sinin merci değişikliği yoluyla başka bir kişiye ödenmesini kararlaştırdığını ifade ettiğini, davalı, protokolden ve senetlerin imha edilmemesinden anlaşılanın senet borçlarının ödenmediği olduğunu, davacının senetleri ödemeden imha edildiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve tacirin Türk Ticaret Kanunu uyarınca “basiretli bir iş adamı” gibi davranma yükümlülüğü olduğunu, senet borçlarının ödenmediği, ülke ticaret teamüllerinde kambiyo senetlerinin ancak ödemenin ardından geri alınarak/teslim alınarak imha edildiğini, davacının böyle bir imha iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının ödeme yaptığını gösterir yazılı delil sunmadığını ileri sürdüğünü, davalı, davacı tarafından açılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu; bu durumda davacının müvekkile karşı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunduğunu, davalı, dava dışı -------- ile müvekkili arasında ticari ve borç-alacak ilişkisi bulunduğunu, senetlerin müvekkile alacağına karşılık ciro edildiğini ve müvekkilin senetlerin meşru hamili olduğunu, davacının borcunu ödemediğini ve bu yüzden------Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını belirttiğini, davalı, davacının protokole dayanarak tanık dinletme talebinin kambiyo senetlerinde yazılı delil ilkesine takıldığını ve bu yüzden bu talebe muvafakat etmediklerini, ayrıca -----isimli tanığı müvekkilin tanımadığını bildirdiğini, davalı, davacının dava dışı -------- babası olduğu gerekçesiyle müvekkile kötü niyet isnat etmesinin dayanaksız olduğunu, böyle bir iddianın ispat yükünün davacıya ait olduğunu ve kötü niyet iddiasının basiretli tacir anlayışı çerçevesinde kabul edilemeyeceğini vurguladığını, davalı, davacının kambiyo senetlerini alacağın temliki hükümlerine göre değerlendirmesi suretiyle borcunun bulunmadığını ileri sürdüğünü; bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacının ödemeyi senetleri almadan yaptığına dair iddiasını ispatlamadığını iddia ettiğini, davalı, ortada senetlerin kapsamına ilişkin belirgin bir belirsizlik bulunduğunu, bu belirsizlik varken davacının borcunun yokluğuna karar verilmesinin absürt sonuçlar doğuracağını ve davacının iddialarının usul ve yasaya aykırı, mesnetsiz ve hukuki yarardan yoksun olduğunu savunduğunu, sonuç itibarıyla davalı, cevap dilekçesiyle davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın öncelikle derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini; mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan ederek davaya cevaplarının kabulüne, davanın, öncelikle dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, davalının iyiniyetli 3.şahıs olup, 3.şahıslara karşı ödemezlik def'inde bulunulamayacağından davanın reddine, davacının son derece haksız, mesnetsiz, kötüniyetli, usul ve yasalara, gerçeklere ve hakkaniyete aykırı davasının reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzer kötüniyet (icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedine bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından----- esas sayılı icra takip dosyasına konu bonoların ----- tarihli borç devir tutanağına gereğince kararlaştırılan 50.000,00TL'nin dava dışı ------------ ödenmesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, zamanaşımına uğradığını, icra takibine konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-------- sayılı İcra Dosyası ve dava konusu senetlerin okunaklı örnekleri ----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- tarafların vergi kayıtları celp edilmiş, ---- tarafların esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ---- tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, bilirkişi heyetinden --- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin ---- tarihli raporu nda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen ---- işletme defteri olarak tuttuğu görülmüştür. İşletme defteri niteliği itibariyle borç alacak tespitine uygun bir defter değildir. Davacı tarafın ibraz ettiği -----yılları ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı tarafın ticari defter kayıtlarını ibraz etmediği, Dava konusu bonoların taraflar arasında imzalanan----- tarihli protokol gereğince yapılan anlaşma sonrasında bedelsiz kalıp kalmadığı, davacının protokol gereği üzerine düşen borcu ödeyip ödemediği, davacının dava konusu zamanaşımına uğrayan senetler (adi senet hükmünde) yönünden menfi tespit taleplerinin yerinde olup olmadığı yönünde davacı tarafın ticari defter kayıtlarında bir yevmiye kaydına rastlanmadığı, Davacının aleyhinde başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, durdurulmuş bir icra takibine yönelik olarak menfi tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, davalının öncelikle itirazı hükümden düşürmesi gerektiği, davacının ancak davalı itirazın kaldırılması yoluna başvurur ve takibin devamına yönelik bir karar alır ise, menfi tespit davası açabileceği, çünkü icra mahkemeleri tarafından itirazın kaldırılmasına yönelik kararların maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı, ancak davalının takibe dayanak yaptığı belgelerin itirazın kaldırılmasını sağlayacak mahiyette İİK m.68 kapsamında belgeler olmadığı ve bu nedenle itirazın iptali davası açabileceği, bu davanın da bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği ve itirazın iptali davasının açılması yönündeki hak düşürücü sürenin geçtiği, Davacının ticari kayıtlarında takibe konu bonoların bulunmadığı, davalının ticari kayıtlarının incelenmediği, lehtar ile hamilin baba-oğul olmaları sebebiyle hamilin iyi niyetli üçüncü kişi kabul edilemeyeceği, davalının zamanaşımına uğramış bonolara yönelik alacağının sebebini ve alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, kıymetli evraklara has özellik olan illetten mücerret olma özelliğinin zamanaşımına uğramış kıymetli evraklarda geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, dava konusu edilen bonoların----- tarihli borç devir tutanağına gereğince kararlaştırılan ----- dava dışı ---- ödenmesi sebebiyle bedelsiz kaldığını iddia ettiğinden anılan hususların davacı tarafça ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Hemen belirtmek gerekir ki zamanaşımına uğramış olan bononun kambiyo vasfını yitirmesi durumunda hâmil, 6102 Sayılı TTK m. 778 atfı gereğince 732 (mülga 6762 sayılı TTK m. 644) hükmüne dayalı olarak ya hakkında sebepsiz zenginleşme nedeniyle keşideci aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak kendi cirantası aleyhine alacak davası açabileceğinden eldeki davada davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmakta olup aksi yöndeki bilirkişi raporu tespitlerine ve davalı itirazlarına itibar edilememiştir.Dava konusu senetler incelendiğinde; keşidecisinin davacı-----lehtarının dava dışı ---- hamilin ise davalı ---- olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında celp edilen kayıtlar, alınan SMM bilirkişi raporu ve mali tespitler ile ----- müzekkere cevabı dikkate alındığında davacı tarafça -----tarihli protokol gereğince ödemelerin yapıldığı ve dava konusu senetlerin bedelsiz kaldığı, ----- üzerinden yapılan incelemelerde davalının, dava dışı-lehtar ------ babası olduğu, bu itibarla davacının lehtar ile keşideci arasındaki şahsi defi niteliğinde olan bedelsizlik iddiasını davalı-hamile karşı ileri sürebileceği, davalının dava dışı-lehtar'ın babası olması sebebiyle davacı ile dava dışı-lehtar arasındaki hukuki durumu ve ------tarihli protokolü bilmemesinin mümkün olmadığı, iyiniyetli hamil olarak kabul edilmeyeceği, esasen zamanaşımına uğramış olan ve TTK 732/4 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de geçen bonolar yönünden davalının kambiyo senetlerine özgü sebepten mücerretlikten faydalanmasının da mümkün olmadığı, sonuç itibariyle davacının menfi tespit talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davacının davalıya -----esas sayılı takip dosyasına konu senetler ve takip dosyasında dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. ----- Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı, davacı tarafça tedbir talebinin olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının davalıya----- esas sayılı takip dosyasına konu senetler ve takip dosyasında dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı tarafça talep edilen şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli karar harcı 25.603,80 -TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.400,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.202,84-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 6.400,96-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 14.343,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.831,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 59.970,85-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/53, K. 2026/176, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-53-e-2026-176-k-752585b15459