İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/520 E. 2026/4 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/520
- Karar No
- 2026/4
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/520 Esas - 2026/4
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/520 KARAR NO : 2026/4
DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Yazım Tarihi: 19/01/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının “...” esas unsurlu ...ayılı markalarına dayalı olarak davalı şahsın tescil ettirmek istediği “...” ibareli ve ... sayılı markasına karşı dosyaladığı itirazların diğer davalı ... tarafından nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacının “...”li markalarını uzun zamandan beri ve aralıksız olarak tescil edildiği alüminyum folyolar, sentetik malzemeden gıda ambalajı, çöp torbaları, buzdolabı torbalarında kullanmakta olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, zira markaların esas unsurunun yakın benzer “...” ve “...” ibareleri olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, dava konusu markanın davacının “...”li marka serisinin bir devamı izlenimi bıraktığını, davacının “...”li markalarına dayalı olarak aynı ibareyi ihtiva eden dava dışı üçüncü kişilerin marka başvurularına karşı dosyaladığı itirazların ... tarafından kabul edilegeldiğini, somut uyuşmazlığa konu ... kararının bu emsal kararlarla da çeliştiğini ileri sürerek, ... ...’nın 18.11.2024 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan farklı olduğunu, taraf markalarında ortak olarak geçen ve Türkçe’de “yeşil” anlamına gelen “...” ibaresinin bir renk adı olması itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu ibarenin farklı sektörlerde pek çok kişi ve kuruluş tarafından “yeşil dostu ürün” anlamına kullanıldığını, nitekim ... nezdinde farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli onlarca “...”li markanın bulunduğunu, Yargıtay’ın emsal kararlarında da “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğunun ve kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceğinin içtihat olunduğunu, zaten de davalının markasının esas unsurunun davacının iddialarının aksine “...” ibaresi değil “...” ibaresi olduğunu, davalının bu ibareyi marka olarak tercih etmesinin sebebinin, “yeşil” kelimesinin davalının soy ismi olmasından kaynaklandığını, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddin talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesneti markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 25/11/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 16/12/2024. tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ..., ... sayılı ve "...", "..." ibareli markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ......Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu "..." ibareli marka ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ..., ... sayılı ve "...", "..." ibareli markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşıldığından, başvuru sahibi itirazının kabulüne karar verilmiştir. KARAR; İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...
26/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE;" 1) Karşılaştırılan işaretlerde ortak olan ve markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan “...” ibaresine, kullanım sonucunda korunması gereken bir ekonomik değer kazandırıldığının davacının sunmuş olduğu delillerden anlaşılamadığı, bu nedenle bu ortaklığın markaları benzer kılmaya yetmediği, 2) Davacının ... sayılı markası özelinde, davalının markasının kapsamına iade edilmiş olan 27 tüm emtialar açısından somut olayda emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, 3) Dava konusu edilen markanın kapsamına iade edilmiş olan emtiaların hitap ettiği alıcı kesiminin, bu emtiaları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyeleri hususunda bir genelleme yapılamayacağı, 4) Bu nedenlerle, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 5) Dava konusu edilen 18.11.2024 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ve diğerleri ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" ... " ve diğerleri tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının" ... " ve diğerleri ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 12/01/2026
Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır