İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/516 E. 2026/142 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/516
Karar No
2026/142
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/516 Esas KARAR NO :2026/142

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/12/2023 KARAR TARİHİ:17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., müvekkili ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile dava dışı ...'ya çarptığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava dışı ...'nın .... Asliye Ticaret mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtığını, müvekkili ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç davalı ... Sigorta A.ş tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığını, dava dışı ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararını .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, takip borçluları ise sadece davacı müvekkilleri olduğunu, davalı sigorta şirketi de maddi tazminat ve ferileri yönünden davacı müvekkiller ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen takip borçlusu olarak gösterilmediğini, davalı ... Sigorta A.ş'den talep ettiklerini ancak sigorta şirketinin davacı müvekkillerine hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile davalı sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak sigorta şirketinin itiraz ettiğini, müvekkilleri mağdur ettiğini, arabuluculuk dava aşamasında anlaşma sağlanamadığını bu nedenle davalı tarafın itirazın iptali ve takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen tazminat talebine ilişkin yargılamanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının talebi olan geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderleri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin her durumda reddi gerektiğini bu nedenle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 2023/1713 E sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, icra inkar tazminatının reddini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan her halükarda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, araç sürücüsü tarafından zarar gören 3.kişiye yapılan ödemenin ZMMS sigortacısından tahsili için başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir. Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. ... BAM 4. HD'nin 2023/1302 Esas - 2023/1395 Karar sayılı ilamında: "...Bir davanın ticari dava olup olmadığını 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesine göre belirlemek gerekir. Bu düzenlemeye göre, uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK'nun 4/1. maddesine göre her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğması gerekir. TTK'nun 4/2 maddesine göre ise, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın '' a-f'' bentlerinde sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılmaktadır. Somut olayda, davacı ile davalı sigorta arasında sigorta sözleşmesinin bulunmadığı, aracın hususi olduğu, davacının tacir olmadığı, tüm bu nedenlerle mutlak ticari dava veya nispi ticari dava olmayacağından, yargılamanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir..." görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olması gerektiği belirtilmiştir. Hal böyle iken huzurdaki dosyada davacı tarafın tacir olmadığı, davaya konu aracın hususi olduğu, taraflar arasında sigorta sözleşmesi ilişki bulunmadığı dolayısı ile dava konusunun mahkememizin görevli olmasını gerektiren şartların yerine gelmediği anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasında haksız fiile dayalı dava ikame edildiğine göre uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Daha önce aynı konuda .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve istinaf edilmeksizin kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesine gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/516, K. 2026/142, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-21-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-516-e-2026-142-k-8c1745f92c7a