İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/5 E. 2024/646 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/5
- Karar No
- 2024/646
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/5 Esas KARAR NO : 2024/646
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ : 03/01/2024 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ile birlikte eşit hisse oranına sahip yönetim kurulu üyesi ortaklar olduğunu, davacıların birinin şirketteki hissesinin % 33.333 ve Yönetim Kurulu Başkanı ...’nun hissesinin 33.334 oranında olduğunu, davalı şirketin başka ortağı bulunmadığını, davacılardan ...'nun ....Noterliğinin 12.05.2022 Tarih ve 07820 sayı ile tasdikli 09.05.2022 tarihli 2022/2 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ve .... Noterliğinin 12.05.2022 tarihve ... sayı ile tasdikli 09.05.2022 tarihli Genel Kurul Kararı ile şirketi yönetim kurulu başkanı ile birlikte ve ortak imza ile yönetmeye yetkilendirilmiş Yönetim Kurulu Başkan vekili olarak seçildiğini, yine 09.05.2022 tarihli ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile yönetim kurulu başkanı ...'nun 1 yıl için yönetim kurulu başkanı ve davacılardan ...'nin 1 yıl için başkan vekili olarak seçildiklerini yönetim kurulu kararı ile seçilen yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinin görev süresinin 08.05.2023 tarihinde dolduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkanvekilinin 1 yıllık süresi dolmasından sonra yaklaşık 8 aydır davalı ... ve Ticaret A.Ş. nin başında, yönetim kurulu başkanı ve başkanvekili bulunmadığını, 09.05.2022 yılında yapılan genel kurul sonrasında Yönetim Kurulu Başkanı ...'nun şirket yönetim kurulu toplantılarını yapmadığını, davacıların sürekli toplantıların yüz yüze yapılmasını ve gündeme girmesini istedikleri konuları yönetim kurulu başkanına iletmelerine rağmen, bu istemlerinin gerekçesiz biçimde kabul edilmeyerek, şirketin yönetilmeye çalışılıldığını, bu durumda şirketin yönetilmesi hususunda görüş ve önerilerin davacılar ile paylaşılamadığını ve davacıların şirketin işleyiş düzeninde fiilen yer alamadıklarını, davacıların 12.04.2023 tarihinde yazılı olarak, şirketin yönetim kurulu toplantılarının düzenli yapılmadığı, alınması gerekli kararlara ilişkin görüşmelerin yapılamadığı, şirketin yönetilmesi hususunda görüş ve önerilerinin paylaşılamadığı gibi aynı zamanda şirketin işleyiş düzeninde yönetim kurulu üyesi olarak kendilerinin fiilen yer almadığı nedenleriyle, yönetim kurulu üyelerinin değiştirilmesi hususunda görüşme yapılması ve karar alınarak şirketin olağanüstü genel kurulunun toplanmasına ve şirketin yönetim kurulu kararı ile şirket dışından Denetçi atanmasına ilişkin karar alınması gündemiyle, yönetim kurulu toplantısının 09.05.2023 tarihinde saat 12.00 de ... (Şirketin işyeri adresi) adresinde yapılması belirterek davalı şirket yönetim kurulu başkanlığına yazılı istemde bulunduklarını, yazılı isteme rağmen yönetim kurulu başkanı tarafından yönetim kurulu toplantısına katılım sağlanmadığını, davacıların 09.05.2023 tarihinde yönetim kurulu başkanının yokluğunda, “yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve değiştirilmesi için” bu nedenlerle olağanüstü genel kurulu toplantısı yapılmasına karar verdiklerini ve bu istemlerini de .... Noterliğinin 30 Mayıs 2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... A.Ş. ve Şirketin yönetim kurulu başkanı ...’ ya keşide ettiklerini, davalı şirket yönetim Kurulu Başkanı ...'nun ... . Noterliğinin 21.06.2023 tarih ve ...yevmiye numaralı cevabi ihtarında, ihtarname içerik kapsamından toplantı çağrısı yapıldığının anlaşıldığını, başkanvekili ve yönetim kurulu üyesi olarak toplantı çağrısı yapılamayacağını, çağrının kanunen yok hükmünde olduğunu, bu nedenle anılan nedenlerle çağrıya itibar edilmediğini, TTK gereğince olağanüstü genel kurulun hangi hallerde ve kimler tarafından toplantıya çağrılabileceğinin açık olduğunu, bu nedenle bu konuda karar alıp çağrıda bulunulamayacağını ve bunun bir başkasının yapmasını da buyurulamayacağını, şirketin genel kurulunun hesap dönemini takiben yasal sürede gerçekleştirileceğini iddia ettiğini, bu tarihe kadar yönetim kurulu başkanının yönetim kurulu toplantısı yapacağını belirtmesine rağmen yapmamakta direndiğini ve şirketi, yönetim kurulu üyelerinin varlığını dahi kabul ötmeden yönetmeye çalıştığını, davacıların yazılı ve sözlü olarak yönetim kurulu toplantısı talep etmelerine rağmen, cevabi ihtarda da görüleceği üzere yönetim kurulu başkanı tarafından, bu taleplerin sürekli gerekçesiz bir biçimde veya kardeş olmaları gerekçesiyle ya reddedilmekte ya da kardeş olarak birbirlerine duydukları güven ve inancı sarsıcı mahiyet taşıdığından bundan böyle yönetim kurulu toplantılarının şirketin işleyişi ile ilgili gerek görülen zamanda ve yerde yapılacağını, buna ilişkin çağrıyı, yönetim kurulu başkanı olarak kendi değerlendirmesine göre zamanı geldiğinde yapacağını bildirdiğini, iş bu cevabi ihtarnamenin davacılara tebliğinden beri 6 aya yakın süre geçmesine rağmen şirketin yönetim kurulu toplantısının yapılmadığını, davalı şirketin 8 aydan fazla süredir, yönetim kurulu başkanı ve başkanvekiline sahip olmadığını, Yönetim Kurulu Başkanı'nın, yeni yönetim kurulu başkanı seçilmesini engellemek için yönetim kurulu toplantısı yapmadığı gibi, şirketin hissedarlarını olağanüstü genel kurul toplantısına da davet etmediğini belirterek Türk Ticaret Kanunu'nun 410, 411, 412 ve devamı maddeleri gereği anonim şirketin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi davacılara “Genel Kurulu Olağanüstü Toplantıya Çağırma İzni” verilmesi ile olağanüstü genel kurulun Mahkeme Kararı ile yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 1985 yılında kurulmuş, ortakları eşit hisse sahibi ..., davacılar ..., ... olmak üzere üç kardeşten oluştuğunu, şirketin kuruluşundan 09/05/2022 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından tek başına imzaya yetkili olarak idare ve temsil edildiğini, şirketin faaliyet konusunun ... adresinde bulunan akaryakıt satış ve servis istasyonun işletilmesi olduğunu, başkaca faaliyet alanı bulunmadığını, 09/05/2022 tarihinde yapılan son genel kurulda adı geçen üç ortağın yönetim kuruluna seçildiğini, Yönetim Kurulu Başkanı olarak ..., Başkan Vekili olarak ..., Yönetim Kurulu Üyesi olarak ...'nun görevlendirildiğini, şirket yönetim kurulunun esasen şirketin genel kurul hazurunu ile aynı mahiyette olduğunu, davacıların da bu haliyle şirkette ve yönetimde %66 hisseyi temsil ettiklerini, dava dilekçesinde bahsolunduğu gibi yönetim kurulu toplantısı yapılmadığı, çağrıya olumlu yanıt verilmediği, şirketin yönetim kurulu toplantısı yapmasına imkan bulunmadığı iddalarının asılsız olduğunu, çağrının esas olarak yönetim kurulu başkanı tarafından yapılacağının (TTK.397/7) açık olduğunu, davacıların iş bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, anonim şirket genel kurulunun toplantıya çağırma izni ve olağanüstü genel kurulun mahkeme kararı ile yaptırılması istemlerine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu 410. maddesi düzenlemesine göre; "Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." Anılan maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere bu düzenleme ile uygulamada tartışmalı olan bir sorun açık çözüme kavuşturulmuş olup, genel kurulun, süresi dolmuş olsa, bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği kabul edilmiştir. Yine anılan maddeye ... tarafından değişiklik yapılarak eklenen ikinci fıkra ile tek pay sahibi ortağın dahi mahkemenin izniyle genel kurulu toplantıya çağırabileceği düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu 410. maddesi düzenlemesine göre genel kurulu toplantıya çağırabilecek asıl yetkili organ yönetim kurulu olup, görev süresi sona eren yönetim kurulunun görev ve yetkileri de sona ermişken bu durumun tek istisnasını TTK 410. maddesi bağlamında genel kurulu toplantıya çağırmak oluşturmaktadır. Bu halde Yönetim Kurulu TTK 390. maddesine göre olağan ya da olağanüstü genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini toplanıp alacağı bir karar ile kullanır. Böyle bir karar olmaksızın genel kurul toplantıya çağrılamaz. Geçerli bir yönetim kurulu kararı olmaksızın, genel kurul toplanmış ve karar almış ise, bu kararlar iptal yaptırımına tabidir ( ...).
Bu açıklamalar karşısında somut olay incelendiğinde; davacıların davalı şirketin yönetim kurulunda yer aldıkları ve toplam %66,66 hisse sahibi oldukları, bu haliyle davacıların, süreleri dolmuş olsa dahi Türk Ticaret Kanunu 410. maddesi uyarınca genel kurulu, yönetim kurulu üyeleri olarak, birlikte, oy çokluğuyla alacakları bir kararla toplantıya çağırabilecekleri, davacıların Türk Ticaret Kanunu 410. maddesi anlamında azlık konumunda olmadığı dikkate alındığında, eldeki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, hukuki yararın ise dava şartı olduğu anlaşılmakla, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzüne karşı kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/09/2024
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza