İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/17 E. 2024/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/17
- Karar No
- 2024/398
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/30 KARAR NO : 2024/399 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - T.C. Kimlik No:... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ... - T.C. Kimlik No:... ... VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescili DAVA TARİHİ : 24/01/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... başvuru numarası ile “... ...” ibareli marka tesciline ilişkin .... Sınıf yönünden başvuru yaptıklarını, başvurularının 12.10.2021 tarihli ... numaralı marka bülteninde yayınlandığını, yayın kararına davalı tarafından itiraz edildiğini, söz konusu itirazlarının .... red edildiğini, red kararına karşı davacının yeniden itiraz ettiğini, söz konusu itirazın ... da kabul edilerek müvekkili marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddine karar verildiğini, davaya konu “... ...” ibareli marka başvurusu ile itiraza konu diğer markaların karıştırılma/iltibas ihtimali bulunmadığını, markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal açıdan herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “... ...” markasına ilişkin logonun, kırmızı renk ... yazılı, mavi renk üst ve alt çizgi ile ... kelimesi yazılı olduğu, mavi renk yel değirmeni ve yaprak şeklini içerdiği, “...” marakasına ilişkin logonun ise mavi renk elips çizim ile etrafı çevrili kırmızı renk ... yazılı olduğu, mavi renk ... şekli ile kırmızı renk Türk Bayrağı şeklini içerdiğini, her ne kadar her iki markada da ... ibaresi bulunmakta ise de ... ile ... kavramlarının anlam ve fonetik açıdan birbirinden farklı olduğu ve iltibas yaratmayacağını, her iki markanın logosunun yazı tipi ve boyutları birbirinden farklı olup bu kriter dikkate alındığında da markalar arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığını, ... kararında markaların her ikisinin de kırmızı-mavi renk kombinasyonundan oluştuğu belirtilmişse de sırf aynı renkler kullanılarak tasarım yapılması tescil başvurusunun reddi için yeterli bir sebep sayılmayacağını, sair diğer tüm koşulların da bir arada bulunması gerektiğini, “... ...” ibareli marka başvurusu, yanındaki yel değirmeni, yazım şekli ve kelimenin tamamı itibarı ile benzer olarak gösterilen diğer markadan ayrıldığını, markalar arasında görsel açıdan hiçbir benzerlik bulunmadığını, işitsel açıdan müvekkili markasının esas unsuru ... olacak şekilde 4 hece olarak telaffuz edildiğini, davalı yana ait markanın esas unsurunun ise ... olmak üzere 3 hece olarak telaffuz edildiğini, her iki marka ibaresinde de “...” kelimesinin ortak unsur oluşu söz konusu olsa da markaların ayrı ayrı açık anlamlarının olduğunu, kırmızı-mavi renklerin .... sınıfa dahil ... emtiası sektöründe oldukça yaygın olarak kullanıldığını, davalıya ait “...” isminin ... ’da bilinen bir ilçe adı olduğu, tescile konu tüm gıda ürünleri için özellikle de ... nolu sınıfa dahil ... ve unlu mamuller ile ... nolu sınıfa dahil üzüm ve hayvan yemleri ürünleri için coğrafi kaynak belirttiği, .... ’nın ... ilçesinin adı anılan bu ürünlerle özdeşleştiğinden ve ... Karası üzümü, ... Çöreği, vs coğrafi işaret başvurularının bulunması nedeni ile davalıya ait ... içerikli markaların .... nolu sınıfa dahil mallar için ayırt edicilik gücünün zayıf olduğunu, müvekkili markası ile davalıya ait markanın bütünü ile bıraktıkları izlenim itibarı ile ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, tüketici tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Davalı yanın ilan üzerine yaptığı ilk itirazına gerekçe gösterdiği ... sayılı markası için talep etmelerine rağmen yeterli kullanım ispatı sunulmadığını, ... kararında ise, kullanım ispatına konu olmayan itiraz gerekçesi ... sayılı marka nedeniyle başvurunun reddi sonucuna varıldığından kullanım ispatı değerlemesi yapılmadığını, bu hususa ilişkin taleplerimiz kabul görmediğini, davalının itirazında kötü niyetli olduğunu neticeten; ... ...’nun 29.11.2023 tarih ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... sayılı ve “... ...” ibareli marka başvurusunun kabulü ile tüm mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkiline ait marka ile davacı yana ait markanın iltibas oluşturacak görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmanın yanı sıra, tescili istenen mal/hizmet sınıfları yönünden de aynı/benzer olduğunu, markalarda esas unsur olarak yer alan “.../...” ibareleri olduğunu, davacı ait “...” markaları ile ilgili tüketici nezdinde bir seri marka algısı yaratacağını, ... ibaresinin sonuna eklenen ... hecesinin markaya ayırt edicilik katmadığını aksine telaffuz olarak da yakınlaştırdığını, başvuru konusu markanın tertip tarzının müvekkili markası ile aynı olduğunu, markada kullanılan renk yazım karakteri ve ... unsurunda kullanılan renklerin dahil tümünün müvekkili markaları ile benzer olduğunu, markaların başlangıçlarının ... kelimesi ile başladığını, kelimenin sonuna eklenen 3 harfli hecenin markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, davacını kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ... markalarının tanınmışlığından faydalanmak gayesiyle ... markasına çok yakın benzer olan ... markasını tescil ettirmeye çalıştığını, markaların tüketicisinin benzer olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nun 29.11.2023 tarih ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... sayılı ve “... ...” ibareli marka başvurusunun kabulü ile tüm mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; başvuru konusu ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunun .... Sınıfında yer alan emtiaları kapsayacak şekilde başvuru konusu edildiği, başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.10.2021 tarih ve ... sayılı bültende ilanına karar verildiği söz konusu yayına karşı işbu dosyanın davalısı tarafından itirazda bulunulduğu, yapılan itirazların ... tarafından kabul edildiği başvuruya konu markanın tümden reddine karar verildiği, söz konusu red kararına başvuru sahibinin itirazda bulunması üzerine itirazı inceleyen ... tarafından verilen 29.11.2023 tarih ... sayılı karar sonucunda özetle; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "... ... ve irmik ... ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, "..." asli unsurlu başvuruya konu marka ile itiraz gerekçesi ... sayılı "..." ibareli markanın her ikisinin de kırmızı-mavi renk kombinasyonundan oluşması ve "..." ile "..." ibarelerinin aynı yazı tipi ile yazılması nedeniyle görsel ve işitsel bakımdan benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür malların ... sayılı markanın da tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan başvuru sahibinin ... sayılı marka için kullanım ispatı talebinde bulunduğu görülmekle birlikte, kullanım ispatına konu olmayan itiraz gerekçesi ... sayılı marka nedeniyle başvurunun reddi sonucuna varıldığı için usul ekonomisi gereğince kullanım ispatı değerlendirmesi yapılmamıştır. ”şeklindeki gerekçeler ile itirazların reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: -Dava konusu ... sayılı marka kapsamında reddine karar verilen ....Sınıf: “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü ..., irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” emtiaların tamamı bakımından, davacı ... davalı markaları arasında aynı – aynı tür düzeyde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, -Bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretler arasında özellikle görsel ve işitsel unsurlar ve bu unsurların bütüne olan etkileri bakımından, tüketiciyi yanılgıya düşürebilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, dolayısıyla işaretler arasında iltibas ilişkisinin mevcut olduğu, -Raporun genel kapsamının dava konusu edilen 29.11.2023 tarih ... Karar ile uyumlu olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Sektör uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1.Dava konusu ... sayılı marka kapsamında reddine karar verilen ....Sınıf: “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü ..., irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” emtiaların tamamı bakımından, davacı ... davalı markaları arasında aynı – aynı tür düzeyde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, 2.Taraf markalarını oluşturan işaretler arasında özellikle görsel ve işitsel unsurlar ve bu unsurların bütüne olan etkileri bakımından, tüketiciyi yanılgıya düşürebilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, dolayısıyla işaretler arasında iltibas ilişkisinin mevcut olduğu, 3.Raporun genel kapsamının dava konusu edilen 29.11.2023 tarih ... sayılı karar ile uyumlu olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı Markası
... ...+... ...+... (.... sınıf) (29, ..., .... sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu Marka Kapsamında Kalan ....Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü ..., irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının davalının redde mesnet markasında ortak olarak bulunduğu, bu anlamda bu emtialar bakımından taraf markalarının kapsamları itibariyle ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmaksızın, benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, birbirleri yerine tercih edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki emtiaları kapsadıkları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu ''... ...+...'' ibareli markanın, beyaz zemin üzerine mavi ve kırmızı renklerin hakim olduğu, mavi renkte iki paralel çizgi içine konumlandırılmış şekilde ''...'' kelimesinin kırmızı renk ile baş harfi büyük geri kalan harfleri küçük olacak şeklide oluşturulduğu, kelimenin sol yanında mavi rengin hakim olduğu yel değirmeni figüratif ... unsurunun yer aldığı, kelimenin sağ alt kısımda ise büyük harfler ve mavi renkte kelimeye nazaran daha küçük punto ile tasarlanmış “...” kelimesinin yer aldığı, “...” kelimesinin tanımlayıcı yan tali unsur olarak kullanıldığından dava konusu markanın esas unsurunun ... kelimesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının redde mesnet ''...+...'' şeklindeki markasının ise; mavi renkte daire şekli içine konumlandırılmış ''...'' kelimesinin kırmızı renkte, baş harfi büyük geri kalan harfleri küçük olacak şeklide oluşturulduğu, kelimenin üst kısmında mavi rengin hakim olduğu ... figüratif ... unsurunun yer aldığı, markanın esas unsurunun ''...'' kelimesi olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. ...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, davaya konu markanın ... şeklinde dört hece ve yedi harften, davalı markasının ise ... şeklinde üç hece yedi harften oluştuğu, taraf markalarının başlangıç kısımlarında yer alan ... kelimesinin aynı olduğu, davacı işaretinde başlangıç kısmındaki ilk iki hecenin davalı markası ile aynı olması ve kelimdeki vurgunun başta yer alan ... kelimesinde yoğunlaşması nedeniyle taraf markaları sesçil olarak birbirine yakınlaştırdığı, davalı markasının bir bütün olarak davacı ... işaretinin başlangıç kısmında bulunması, hatta marka işaretlerinde benzer birbirine paralel çizgi/daire görsellerinin yer alması, marka işaretlerindeki renklerin tamamen aynı toplarda olduğu ve hatta hem kelimeye uygulanan renk hem dış çerçeve ve ... unsuruna uygulanan renklerin tamamen aynı tonlara sahip olduğu dikkate alındığında dava konusu marka ile davalı markası arasında görsel benzerlik oluşturduğu; davaya konu ... kelimesinin “... ilinin ... ilçesi sınırları içerisinde yer alan deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine verilen isimdir.” anlamına geldiği, davalının ... kelimesinin ise “... iline bağlı ilçelerden biri” anlamına haiz olduğu, taraf markaları arasında anlamsal bir benzerlik bulunmadığı; dava konusu markanın ilk algısı ve bu algının üçüncü kişilere aktarımında ön plana çıkacak unsurun “...” kelimesi olacağı, “...” ve “...” kelimelerinin sözlük anlamları birbirlerinden farklı olsa da ortalama tüketici davaya konu markayı ... kelimesinden türetilmiş bir kelime olarak algılayacakları, zira ... kelimesinin anlamının herkes tarafından bilinemeyeceği, ayrıca, dava konusu markada “...” sesine eklenen “...” ekinin taraf markalarını farklılaştırmaya yetmediği aksine sesçil olarak ... kelimesine benzerliğini pekiştirdiği; taraf markalarının “...-...” şeklindeki benzer esas unsurları içerdikleri bütünsel açıdan benzer algıları tüketiciye verdikleri, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "... ..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır