İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/486 E. 2025/944 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/486
- Karar No
- 2025/944
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/486 Esas KARAR NO : 2025/944 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.10.2023 tarihinde, müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu -------- plakalı araç ile --------- plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, bu yaralanma sonucu bedensel zararı oluşmuş ve kalıcı maluliyet meydana geldiğini, müvekkilinin söz konusu kazada yolcu konumunda olup, hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza sonucu müvekkilinin kemik kırığı meydana geldiği ve -------- Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, sonrasında meydana gelen kırık nedeniyle platin takıldığını, 27.10.2023 tarihinde meydana gelen kazada, ------- plakalı araç --------- poliçe numarası ile davalı şirketin sigortalısı olduğunu, meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle---------Soruşturma sayılı soruşturma dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, --------- plakalı aracın sürücüsü --------, müvekkilinin yeğeni olduğunu, müvekkilinin sürücünün teyzesi olduğunu, nitekim soruşturmada ki ifadelerde kaza anında araçta, sürücü --------- annesi ---------, teyzesi --------, --------- ve -------- bulunduğu belirtildiği ve bu nedenle hatır taşımacılığı bulunmadığını, müvekkilinin tedavi süresi boyunca çalışamamış, geçici olarak iş göremez duruma geldiğini, bununla birlikte müvekkilinin tedavi üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen iyileşme gösterememiş, trafik kazası nedeniyle süreklilik arz edecek şekilde beden gücü kaybına uğramış ve kalıcı maluliyeti oluştuğunu, müvekkilinin uğradığı zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, 27.10.2023 tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu -------- plakalı araç ile -------- plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanmış ve kalıcı/sürekli maluliyeti ve geçici iş göremezlik maluliyeti/meslekte kazanma gücünü kaybettiğinden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat edilmediğinden öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iyileşme süresi dolmadan davacı tarafından alınan süreli sağlık kurulu raporunun kabulünün mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri poliçe kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı ve tedavi giderlerinden --------- sorumlu olduğunu, davacının TBK’nın 76. Maddesi uyarınca geçici ödeme taleplerine itibar edilmemesi gerektiğini, tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, davaya konu aracın ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemeyeceğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğini ve kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini de belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce davacının, Erişkinler için Ergenlik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Uyarınca sürekli ve geçici maluliyet oranı ve süresinin tespiti için ATK'dan rapor aldırılmış olup, alınan rapordan özetle; Kas-İskelet Sistemi, üst ekstremiteye ait sorunların, %2 üst ekstremite engellilik oranı olup, kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği yönünde heyet raporu sunulduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce, kusur durumu ve geçici- sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının tespiti için trafik ve aktüerya bilirkişilerinden rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle; ------ plakalı araç sürücünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı -------- plakalı araç sürücüsü --------- %0 oranında tam kusursuz olduğu, --------- plakalı araçta yolcu konumunda bulunan Davacı -------, dava dışı -------, --------- ve ---------- % 0 oranında tam kusursuz oldukları, davacı ----------- hesaplanan; geçici iş göremezlik zararının 56.628,98 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının 699.454,05 TL olduğu yönünde rapor sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır.-------- Esas sayılı dosyasında sanık -------- ve --------- hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan takipsizlik kararı verilmiş olduğu anlaşıldı.2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.---------- 09/10/2020 tarihli --------- yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ------- E, --------- K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Mahkememize sunulan 10/07/2025 tarihli kusur raporunda; Dava konusu olayda davalı --------Ş sigortalısı--------- plakalı araç sürücüsü ---------- %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğu, dava dışı ---------- plakalı araç sürücüsü ---------- %0 (Yüzde Sıfır) oranında Tam Kusursuz olduğu, ------- plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı ---------, dava dışı ---------, --------- ve ---------- kusursuz oldukları, kanaatleri bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus ---------- sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmamasının belirsiz olarak işaretlenmesi, soruşturma dosyası içerisinde yaralananların emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir beyan ve delilin bulunmaması, davacının kaza sonrasında araçtan fırlamış şekilde olay yerinde bulunduğu gibi bir tespite de yer verilmemesi nazara alındığında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı kesin bir şekilde saptanamadığından müterafik kusur indirimine gidilmemiştir. Davalının Hatır taşıma itirazının incelenmesinde: Dosya kapsamından ve tanık ifadelerinden sabit olduğu üzere davacının dava dışı sürücünün teyzesi olduğu, yaralanın sürücünün yakın akrabası olduğundan yerleşik Yargıtay uygulamasına göre eş, çocuk veya yakın akrabanın bir yere götürülmesi veya bunlardan birine aracın kullandırılması hatır işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden ve yakın akrabanın taşınmasında ahlaki bir ödev söz konusu olduğundan hatır indirimi yapılmaması gerektiği kanaatine varılmıştırr.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 13/03/2025 tarihli maluliyet raporunda; Davacının oluşan kazada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Mahkememize sunulan 10/07/2025 tarihli raporda; davacı ---------- hesaplanan; Geçici İş Göremezlik Zararının 56.628,98 TL olduğu, Sürekli İş Göremezlik Zararının 699.454,05 TL olduğu kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Davadan önce davalı sigorta şirketine 06/05/2024 tarihinde başvuru yapıldığından temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 17/05/2024 tarihi olarak kabul edilmiştir. Sigortalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmış ve davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 07/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 699.454,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 56.628,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 756.083,03 TL tazminatın (teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 17/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar harcı olan 51.648,03 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL ile ıslah harcı 2.155,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 49.065,43 TL'nin davalıdan (teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 2.155,00 TL ıslah harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 11.322,5 TL yargılama gideri ile 6.600,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 17.922,5 TL masrafın davalıdan (teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 119.412,45 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde-------- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2025