İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/484 E. 2026/168 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/484
- Karar No
- 2026/168
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/484 Esas KARAR NO:2026/168
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ :05/05/2014 KARAR TARİHİ:23/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu 13.05.2014 tarihli dava dilekçesi ile Müvekkillerinin davalı ...Ş.'nin bayisi olduğunu, Bayilik Sözleşmesinin hiçbir suretle müvekkillerine verilmediğini, 18.06.2012 tarihinde davalı şirketin herhangi bir gerekçe göstermeksizin müvekkillerinin sisteme girişini engellendiğini, davalı yanın bayilik sözleşmesindeki hükümleri hakkaniyete aykırı ve keyfi bir şekilde değiştirdiğini ve müvekkillerinin ticari hayatını sekteye uğratacak birçok yükümlülük getirdiğini, davalı yanın yaklaşık 2000 bayinin sözleşmelerini yapılan tüm itirazlara rağmen tek taraflı olarak değiştirdiğini, davalı şirketin müvekkillerine hak ettiği primlerde kesinti yaptığını, davalı yanın denetlemek amacıyla “Gölge Müşteri” uygulamasıyla bayilerine anlaştığı personeli gönderip haksız birçok cezaya sebebiyet verdiğini, davalı yanın yakın ilişki içinde olduğu bayilere önceden gölge müşterinin gideceğinin haberi verildiğini, müvekkillerinin de bu uygulamadan dolayı birçok ceza aldığını, müvekkillerinin bu cezalara neden olan durumun tespiti için davalı şirketten kamera kayıtlarını istediğini fakat bu talebinin sonuçsuz kaldığını, müvekkillerinin çarptırıldığı cezaların hukuki dayanağının mahkemece tespitini, davalı şirketin bayilik sözleşmesini tek taraflı ve hukuka aykırı olarak feshettiği için bayilik sözleşmesi uyarınca ... tarafından düzenlenen teminat mektubunun müvekkillerine iadesinin gerektiğini ancak 24.09.2013 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnameye rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir cevap alınmadığını, sözü edilen teminat mektubunun müvekkillerine iadesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasını, müvekkillerinin bayiliği süresince hak kazandığı tüm primleri şimdilik 100,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile müvekkillerine ödenmesini, fesih sebebiyle uğranılan zarar için şimdilik 100,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faiziyle müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davacı ile müvekkili şirket arasında 01.07.2010 tarihinde Bireysel Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesi müvekkili şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin 06.07.2012 tarih ve...yevmiye no'lu ihtarneme ile bayilik sözleşmesinin 7.10., 20.1 maddeleri gereğince davacı'nın satış performans hedeflerini yerine getirmediğini ve satışlarının bu hedeflerin altında kaldığının tespit edilmesi sebebiyle feshedildiğini, satış performans tablosunda davacının Ocak 2012'de satış yapmadığı, ve Şubat 2012'de 19 adet, Mart 2012'de 9 adet ve Nisan 2012'de 12 adet satış yaptığını, müvekkili şirket tarafından bayilik sözleşmesi'nin eklerinde yapılan tüm değişikliler bayilik sözleşmesi hükümlerine uygun olarak yapıldığını, bayilik sözleşmesinde müvekkili şirket tarafından sözleşme'nin akdedildiği tarih olan 01.07.2010 tarihinden itibaren herhangi bir değişiklik yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından kesinlen cezalar bayilik sözleşmesi'nin ek'i ceza sistematiğinde öngörülen davacının müvekkili şirketi zarara uğratan/zarara uğrama tehlikesi ile karşı karşıya bırakan ve bayilik sözleşmesi hükümlerine aykırı nitelikte davranışları nedeniyle kesilmiş olduğunu, usulsüz ve keyfi olduğu iddiaları doğru olmadığını, dava dilekçesinde aboneliği yapılan müşteriler için ödenen satış ve performans primlerinin abone olan müşterinin aldığı hizmete ilişkin ilk aya ilişkin faturasının ödenmemesi sebebiyle davacıdan geri aldığı, sonraki aylar borcunu ödemiş olsa dahi satış ve performans priminin davacıya iade edilmediği şeklindeki iddiaları ise; söz konusu prim hesaplamasının 2011 dönemi ve 2012 döneminde Fraud (sanal sahte abonelik) durumunu engellemek amacıyla gerçek müşteri durumunun ölçümlenmesi amacıyla yapıldığını, davacının teminat mektubunun iadesini istemiş ise de davacı ile müvekkili şirket arasındaki borç alacak süreci tamamlandığını, davacının teminat mektubunun süresinin geçtiğini, davacının cari hesabında 7.361-TL borcu olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DOSYANIN SAFAHATİ: -Mahkememizin ... sayılı, 13/02/2017 tarihli kararı ile; " Dava dilekçesinde davacının belirtmiş olduğu maddi vakalar değerlendirildiğinde davacının davalıdan ödenmeyen prim alacaklarını, haksız fesih sebebiyle uğradığı zararı talep etmiş olup, davacının alacaklarını ve zararını belirleyebilecek durumda olduğu HMK'nın 107 m. belirtilen belirsiz alacak davası açma koşullarını oluşmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar yokluğundan reddine" gerekçesi ile karar verilmiştir. Bu karar taraflarca süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2018/1365 Esas, 2019/1244 Karar sayılı 30.05.2019 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Dava mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılarak ve Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. -Mahkememizin ... sayılı, 07/12/2021 tarihli kararı ile; "... Her ne kadar, istinaf makamının “kaldırma” kararının etkisi, temyiz makamının “bozma kararından farklı olmakla, buna göre, kaldırma kararı (İstanbul BAM 2018/1365 E. ve 2019/1244 K. ) sonrası yapılan irdeleme sonucu; Davacının dosyaya sunduğu 6.10.2020 tarihli dilekçesi içeriğine göre, davacının kayıtları incelenme kabiliyetini kaybetmiş olmakla, davacı yanın giderim talepleri yönünden hesaplama yapılması olanağı olmadığı; “genel esaslara göre” davacının giderim isteme hakkını haiz olup olmadığının Mahkemeye ait bulunduğu. Yukarıda anılan 11.517,74 TL faturanın bedelinin, teknik inceleme sonuçları da gözetildikte, davacı yana tahmili için yeter koşulların olmadığının düşünüldüğü, takdirin Mahkemeye ait olduğu. Davalı yan, cevap dilekçesinden itibaren yanlar arası alacak verecek ilişkisinin tamamlandığını ve teminat mektubunun süresinin dolduğunu bildirmektedir. Dosyadan başkaca bir çıkarım yapılması zemini Mahkemece görülmediği takdirde, alacak vereceğin kalmadığının davalı yanca kabul edildiği durumda, teminat mektubunun fiziken (sürenin dolup dolmadığına bakılmaksızın) işlemsiz olarak onu davacıya iadesi gerekir” kanaati ile raporunu sunmuştur. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen delil dosyası, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; Huzurdaki davada taraflar arasında 01.07.2010 tarihli ... Bayilik Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşme uyarınca davacının davalı ...Ş.'nin bayisi olduğunu. Bayilik Sözleşmesinin hiçbir suretle davacıya verilmediğini. 18.06.2012 tarihinde davalı şirketin herhangi bir gerekçe göstermeksizin davacının sisteme girişini engellenmiştir. Davalı yanın bayilik sözleşmesindeki hükümleri hakkaniyete aykırı ve keyfi bir şekilde değiştirdiğini ve davacının ticari hayatını sekteye uğratacak birçok yükümlülük getirilmiştir. Davalı yanın yaklaşık 2000 bayinin sözleşmelerini yapılan tüm itirazlara rağmen tek taraflı olarak değiştirdiğini, davalı şirketin davacının hak ettiği primlerde kesinti yapmıştır. Davalı yanın denetlemek amacıyla “Gölge Müşteri” uygulamasıyla bayilerine anlaştığı personeli gönderip haksız birçok cezaya sebebiyet verdiğini, davalı yanın yakın ilişki içinde olduğu bayilere önceden gölge müşterinin gideceğinin haberi verildiğini. Davacının da bu uygulamadan dolayı birçok ceza aldığını, bu cezalara neden olan durumun tespiti için davalı şirketten kamera kayıtlarını istediğini fakat bu talebinin sonuçsuz kaldığını. Davacının çarptırıldığı cezaların hukuki dayanağının mahkemece tespitini, davalı şirketin bayilik sözleşmesini tek taraflı ve hukuka aykırı olarak feshettiği için bayilik sözleşmesi uyarınca ... tarafından düzenlenen teminat mektubunun davacıya iadesinin gerektiğini. Ancak 24.09.2013 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnameye rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir cevap alınmadığını, sözü edilen teminat mektubunun davacıya iadesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasını, davacının bayiliği süresince hak kazandığı tüm primleri tahsili için belirsiz alacak davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı yan tarafından davalı şirkete .... Noterliğinden 24.09.2013 tarihinde keşide edilen ... yevmiye no.lu ihtarnamede aynen; “Müvekkil ile aranızda yapılan bayilik sözleşmesi devam ederken, müvekkile hiçbir bildirim yapılmadan 18.06.2012 tarihinde müvekkilin sisteme girişi engellenmiştir ve müvekkil ile akdedilmiş olan bayilik sözleşmesi hükümleri tarafınızca ihlal edilerek, bu durum müvekkilin mağduriyetine sebep olmuştur. Müvekkil ile aranızda yapılan bayilik sözleşmesi tarafınızca hukuka aykırı olarak uygulanamaz hale gelmiştir. Bu nedenle müvekkilin bayiliği süresince nezdinizde doğan tüm alacaklarının, hak kazandığı primlerin işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde müvekkilin banka hesabına yatırılması ve sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle sözleşmenin teminatı olarak müvekkil tarafından verilen teminat mektubunun işbu ihtarnamenin tebliğinden 7 gün içinde müvekkilin adresine iadesini aksi takdirde hukuki yollara başvuracağımızı ihtaren bildiririz.” denmektedir. Davacı tarafın ticari defterleri Ankara'da olup buna ilişkin talimatla incelenmesine karar verilmiş olup daha sonra talimat ara kararından vazgeçildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları incelenememiştir. Davalı yan 13.11.2010 tarihinde yapılan incelemeye gelmemiş ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Davalının, davacıyı denetlemek amacıyla “gölge müşteri” uygulamasıyla bayilere gönderdiği personel vasıtasıyla davalı tarafından davacı adına ceza faturaları (11.517,74 TL) düzenlendiği görülmektedir. Bu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davalı tarafından haklı yere düzenlenip düzenlenmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının dosyaya sunduğu 6.10.2020 tarihli dilekçesi içeriğine göre davacının kayıtları incelenme kabiliyetini kaybetmiş olmakla, davacı yanın giderim talepleri yönünden hesaplama yapılması olanağı olmadığı. Ancak “genel esaslara göre” davacının giderim isteme hakkını haiz olup davalı tarafından davacı adına 11.517,74 TL ceza faturaları kesildiği, bu faturaların taraflar arasında imzalanan 01.07.2010 tarihli ... Bayilik Sözleşmesine uygun olduğu kanaatine varılmış olmakla kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2022/363 Esas, 2024/1176 Karar sayılı 04/07/2024 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Dava mahkememizin 2024/484 Esas sırasına kaydı yapılarak ve Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizin 18/11/2025 tarihli celsede, tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle HMK 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun150/1 maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Yasanın 150/5 maddesi uyarınca ise, İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. 6100 sayılı HMK’nın 331/son maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama giderleri davacıya yükletilir. Yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu HMK’nın 323 ilâ 333. maddelerinde açıklanmıştır. Vekalet ücreti hususu ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 7/1. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre; görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez. Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olmakla birlikte davanın esasına ilişkin olarak verilmiş bir karar olarak kabul edilemez. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarifenin III. Karar ve ilam harcı bölümünün 2/a fıkrası uyarınca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekecektir. HMK'nın 150/5. maddesi hükmü gereğince; işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve Mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Hukuksal durum bu olunca da davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; duruşma günü olan 18/11/2025 tarihinde davacının duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla, açılan davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve dava üç ay içerisinde yenilenmemiştir. Bu nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 150. maddesi gereğince 30/04/2024 tarihi itibariyle işlemden kaldırıldığının; 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli 732,00-TL harcın peşin yatırılan 175,20-TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Bozma öncesi harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise bu harçtan mahsubuna) 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 10.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır