İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/478 E. 2025/404 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/478
- Karar No
- 2025/404
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/478 Esas - 2025/404
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/478 KARAR NO : 2025/404
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 Yazım Tarihi: 31/10/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ...’nın 12.12.2023 tarihli kararı ile ... başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edildiğinden 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde müktesep hakkının olduğunu, ... sayılı ... markasının bulunduğunu ve en az 14 yıldan beri var olduğunu, müvekkilinin müktesep hak teşkil eden, itiraza mesnet markalardan çok daha önceki tarihli markalara sahip olduğunu, bu markaların varlığı müvekkile isnat edilen kötüniyet iddiasını da bertaraf ettiğini, markaların görsel ve işitsel olarak da benzer olmadığını, redde mesnet markanın ...’nın ikinci harfi “O” iken, müvekkil markasının ikinci harfinin “U” olduğunu, markaların aynı ve ayırt edilmeyecek derecede benzer olmadığını, çağrışım olarak birbirine benzemediğini 6/1 benzerlik değerlendirmesinin söz konusu olmayacağını belirterek ... ...’nın 17.09.2024 tarih ve ... sayılı kararının iptalini ... sayılı ... markasının müktesep hak yaratan önceki tescili ve markalar arasında iltibas yaşanması ihtimali bulunmaması nedeniyle tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı şirketin itiraz ve iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup kanaatimizce kötü niyetli olarak yapıldığını, davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... sayılı markası arasında iltibas koşulları oluştuğunu, ... kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın ... sayılı önceki markasının bu başvuru açısından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı. ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 18/09/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/11/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markanın görse ve işitsel yönden benzer oldukları, markaların tescil kapsamında yer alan mal ların da aynı/aynı tür olduğu dikkate alındığında ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir deyişle başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR; İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde özetlenebilir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ... ...+...
07/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "Davaya konu olan ... sayılı marka başvurusu ile redde mesnet olan ... sayılı markaları arasında görsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu, Dava konusu edilen 30. Sınıftaki malların da redde mesnet olan markanın tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı, Bu mallar bakımından markalar arasında SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin oluşacağı, Davacının davaya konu olan ... ibareli markanın önceki tarihli ... markasının hem malları ile aynı / aynı tür malları kapsadığı, hem de önceki markanın asli unsuru muhafaza edilerek başvuruya konu edildiği tespit edilmek ile birlikte 30. Sınıf malları bakımından müktesep hak için aranılan markanın ciddi, yoğun ve fasılasız / çekişmesiz kullanımı kriterini ortaya koyacak delillerin ne işlem ne de dava dosyasında mevcut olmadığı, salt sicildeki önceki kaydın varlığının yerleşik ilkeler kapsamında müktesep hak için esas olmayacağı, bu nedenle nihai anlamda müktesep hak açısından bir kanaate varılamadığı, bu konuda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...+... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden davacı başvurusunun emtiaları ile davalı markasının kapsamındaki emtiaların aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı olduğu bilirkişi raporunda sayfa 2 de tablo halinde gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının" ...+... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının" ...+... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davacının "... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacının ... ibareli önceki markasının tescil tarihi 30.10.2018 olup davalı markası da 02.05.2023 tarihinde tescil edildiğinden 5 yıllık süre geçmediğinden davacı açısından bu marka müktesep hak da oluşturmadığı; Nihayetinde davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/10/2025
Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.