İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/476 E. 2025/318 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/476
Karar No
2025/318
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/476 Esas - 2025/318 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/476 KARAR NO : 2025/318

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı şirketin .... sayılı markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, davalı şirketin kullanım ispatı talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından kullanım ispatına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulduğunu, itirazların nihai olarak .... sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın eksik ve hatalı incelemelere dayandığını, müvekkili markalarının ciddi bir biçimde kullanıldığını, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markaların benzer/aynı sınıfları kapsadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkili şirket markasının tanınmış marka olduğunu, tarafların hedef tüketici kitlesinin aynı olduğunu, taraf markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu beyanla;.... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itiraza mesnet markaları bakımından davalı şirketin kullanım ispatı talebinde bulunduğunu, davacının markalarını ciddi biçimde kullandığını ispatlamaya yeterli delil sunamadığını, kullanımı ispatlanamayan markaların iltibas incelemesine konu yapılamayacağını, davacı markalarının tanınmış markalar olmadığını, tanınmışlık iddiasının ispatlanamadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, .... kararının hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kalyon Holding çatısı altında yer aldığını, müvekkilinin “....” ibareli seri markaları bulunduğunu, davacının itiraz aşamasında ileri sürmediği delillere muvafakat etmediklerini, davacının dayanak markalarını ciddi olarak kullandığını ispatlayamadığını, müvekkiline ait marka ile davacının mesnet markalarının iltibas yaratacak derecede benzer olmadığını, müvekkili markasının kendine özgü ayırt edici şekil unsurları ve kompozisyondan oluştuğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların kapsadığı mal/hizmetlerin de benzer olmadığını, davacının kötü niyet iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, ... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu .... sayılı marka başvurusu, 16 / 19 / 35 / 36 / 41 / 43. sınıflar için tescil talebiyle 26.09.2022 tarihinde yapıldığı, başvurunun tüm sınıflar yönünden 28.11.2022 tarihli 409 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı, dava konusu başvurunun yayımına davacı şirket tarafından itiraz edildiği, davalı şirket tarafından itiraza karşı görüş bildirildiği, davacı şirketin yayıma itirazı .... sayılı kararı itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markaları Arasında İlişkilendirilme İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Kullanım İspatı Bakımından Değerlendirme .... sayılı markaların tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmiş olduğundan, bu gerekçe ile davalı şirketin ilgili markalar yönünden “kullanmama def’i” ileri sürebileceği tespit edilmiştir. Markalar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararında, .... sayılı markalar, kullanım ispatına tabi değildir. Davacı taraf 26.09.2017-26.09.2022 tarih aralığında, kullanım ispatına tabi markalarını kullandığını ispatlamalıdır. Davacı firmanın "nevbahar” ve “nevbahçe” konutları ibaresini kullandığını gösterir belgeler dosyaya sunulmuşsa da, bu projelerin teslim tarihinin 2009 yılı olduğu, sunulan belgelerin tamamının, ispatlanması gereken tarih aralığının dışında kaldığı, davacının 26.09.201726.09.2022 tarih aralığında, .... sayılı markalarını kullandığını gösterir herhangi bir belge dosya kapsamında bulunmadığı, Sonuç olarak, .... sayılı markaların kullanımın ispatlanamadığı ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesi bakımından değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği ...’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Dava konusu marka başvurusu, 16, 19, 35, 36, 41 ve 43. Sınıf mal ve hizmetleri içermektedir. Davacının kullanım ispatına tabi olmayan markaları ise 36 ve 37. Sınıf mal ve hizmetleri kapsamaktadır. Dava konusu marka kapsamında yer alan 36. Sınıf hizmetler bakımından, taraf markaları arasında sınıfsal ayniyet oluştuğu, Dava konusu marka kapsamında yer alan “19. Sınıf: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.” ve “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri ise, davacıya ait markalar kapsamında yer alan “37. Sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri” ile benzerdir. Zira, bu mal ve hizmetler aynı ekonomik faaliyet alanı içerisinde değerlendirilmekte olup, hem aynı hedef kitleye hitap etmekte hem de ticari olarak birbirini tamamlayıcı niteliktedir. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar, çoğunlukla hem malzeme tedariki (19 ve 35. sınıf) hem de inşaat uygulama/uygulayıcı hizmetleri (37. sınıf) sunmakta ya da bu alanlarda hizmet satın almaktadır. Ayrıca bu ürün ve hizmetlerin dağıtım ve pazarlama kanalları da örtüşmektedir. Bu nedenle, bu mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan “19. Sınıf: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.”, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, “36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri”mal ve hizmetleri bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı ve/veya benzer olması” şartının sağlandığı, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ....” kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, “... çarşı ...” ibareleri ile bu ibarelerin solunda yer alan kırmızı renkli bir çizimden oluşmaktadır. Markada yer alan “Üsküdar’ın Alışveriş Merkezi” ibaresi, boyut açısından diğer unsurlara kıyasla daha küçük puntoyla yazılmış olup, bu yönüyle tanımlayıcı nitelikte bir ifadedir. Bu ifade, tüketici nezdinde marka algısı oluşturmaktan uzak olup, markanın tali unsuru konumundadır. Markada yer alan “nevçarşı” ibaresi, aynı satırda yer almakla birlikte, “...” ibaresi “çarşı” ibaresine kıyasla daha kalın puntolarla yazılmıştır. Bu tasarımsal vurgu, markada ön planda tutulmak istenen unsurun “...” ibaresi olduğunu göstermektedir. Nitekim “çarşı” kelimesi, Türkçede yaygın şekilde kullanılan ve "alışveriş yapılan yer" anlamına gelen jenerik bir ifadedir; bu nedenle ayırt edici niteliği zayıftır. Buna karşılık, “....” ibaresi, sözlük anlamı bulunmayan ve yazıldığı gibi okunan bir kelime olduğu, özgünlüğü ve ayırt edici gücü itibarıyla markanın esas unsuru olduğu, Davacıya ait markalar, herhangi bir grafik veya şekil unsuru içermeyen, düz yazı karakteriyle oluşturulmuş “....” ibareleri, Türkçede yerleşik ve anlamlı kelimeler olup, tanımlayıcı niteliktedir. Nitekim “kasaba” kelimesi, “İlçeden küçük, köyden büyük, nüfusu iki bin ile yirmi bin arasında olan, belediye ile yönetilen, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş yerleşim merkezi; belde.” anlamına gelmekte; “vadi” ise “İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit; koyak.” anlamında kullanılmaktadır. Bu tanımlayıcı ifadeler, tüketici nezdinde doğrudan bir yer veya coğrafi unsur çağrışımı yaratmakta olup, ayırt edici nitelikleri sınırlıdır. Buna karşılık, “...” ibaresi sözlük anlamı bulunmayan, hayal gücüne dayalı ve yazıldığı gibi okunan özgün bir unsurdur. Dolayısıyla davacı markalarında da esas ve ayırt edici unsur “...” ibaresidir. Davacı markaları ile dava konusu marka arasında, her üç markada da ortak olan “...” ibaresi nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik meydana gelmiştir. Söz konusu “...” ibaresi, her üç markada da ayırt edici konumda olup, markanın esas unsurunu teşkil etmektedir. Dava konusu marka, “... markalarıyla benzerlik arz etmektedir. Zira her üç marka da "..." ibaresine, anlamlı ve coğrafi çağrışımı olan bir kelimenin eklenmesi suretiyle oluşturulmuştur. Bu kurgu benzerliği, markalar arasındaki bütünsel izlenimi daha da yakınlaştırmıştır. Diğer yandan, "..." ibaresi, sözlük anlamı olmayan ve kulağa özgün gelen bir ifadedir. Bu nedenle markada ayırt ediciliği sağlayan esas unsur niteliğindedir. Markalar arasında ortak olan bu unsurun varlığı, markaları, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer kılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, bu nedenle somut olayda “markaların benzer olması” şartının sağlandığı, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde, somut uyuşmazlığa bakıldığında dava konusu marka kapsamında bulunan ve davacı markaları ile benzer kabul edilen 19, 35 ve 36. Sınıf mal ve hizmetler, genel olarak inşaat hizmetleri ile ilgili mal ve hizmetlerdir. Bu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; bu hizmetlerin, tüketicinin/alıcının gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan hizmetler olmadığı, fiyatlarının ucuz olmadığı, hatta bir kısmının alıcılar tarafından daha ziyade profesyonel meslekleri/iştigal alanları ile alakalı olarak satın alındığı fiili gerçeği de gözetildiğinde, tüketicilerin/alıcıların bu mal ve hizmetleri satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/algı/özen seviyelerinin düşük olmadığı, Sonuç olarak; davacıya ait...sayılı markaların ise kullanım ispatına tabi olmadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan “19. Sınıf: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.”, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, “36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul ...sayılı markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, davacı markalarının ....” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markada ise “...” ibaresinden sonra “çarşı” ibaresinin getirildiği, taraf markalarının ortak unsurunun “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin üç markada da esas unsur konumunda olduğu, dava konusu markanın bütünsel değerlendirmede de davacı markaları ile benzerlik taşıdığı, zira davacı markalarında olduğu gibi, dava konusu markada da “...” kelimesinden sonra bir yer bildiren kelimenin getirildiği, dolayısıyla markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel değerlendirmede benzer olduğu, davacı markalarında yer alan hizmetler ile benzer kabul edilen 19, 35 ve 36. Sınıf hizmetler bakımından ilgili tüketicinin bilgi ve dikkat düzeyinin düşük olmadığı değerlendirilse dahi, dava konusu markanın davacı markalarının imajından uzaklaşmadığı gözetildiğinde, dikkat düzeyi ortalamanın üstünde olan tüketicinin dahi taraf markalarını aynı/aynı tür ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, somut olayda “AYNI/AYNI TÜR/BENZER” olarak işaretlenen mal ve hizmetler bakımından markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, Davacının, davalının marka tescil başvurusunda bulunurken kötü niyetli olduğuna yönelik iddiasını destekler nitelikte marka işlem dosyası ve dava dosyası kapsamında somut bir bilgiye ya da delile rastlanılmamıştır. Salt benzerlik iddiaları ise kötü niyet değerlendirmesi açısından önem teşkil eden bir argüman değildir. Netice itibariyle, Davacıya ait ....sayılı markalar hakkında ileri sürülen kullanmama def’inin yerinde olduğu, Dava konusu marka kapsamında yer alan “19. Sınıf: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.”, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, “36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” mal ve hizmetleri bakımından taraf markaları arasında sınıfsal ayniyet/benzerlik bulunduğu, Davacıya ait .... sayılı markalar ile dava konusu marka başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, Davacıya ait ... sayılı markalar ile dava konusu marka başvurusu arasında “19. Sınıf: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.”, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, “36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, Kötü niyet iddialarının ispat edilemediği kanaatlerine varılmış davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, ...sayılı kararının “19. Sınıf: Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler.”, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, “36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 10.888,40.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17.09.2025

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 488,40.-TL Bilirkişi Ücreti : 10.000,00.-TL P.P : 400,00.-TL TOPLAM : 10.888,40.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/476, K. 2025/318, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-476-e-2025-318-k-bc04c8d85485