İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/452 E. 2025/1128 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/452
Karar No
2025/1128
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememize açılan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...’nın müvekkili olan Kooperatifin tahsis etmiş olduğu dairede ikamet ettiğini, davalının aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 29.02.2024 tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarının toplam 468.000,00-TL olduğunu, kooperatifin genel kurul tutanakları incelendiğinde 140-m2 ve 170-m2 daireler şeklinde aidat ödemesi ayrımı yapıldığının görüleceğini, ancak kooperatifçe yapılan tüm dairelerin 170-m2 olduğunu ve hesaplamanın da 170-m2 daireler dikkate alınarak yapıldığını, kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulun 8. maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin %5 gecikme faizi alınması kararlaştırıldığını, 2009-2014 yılları arasında faiz kararı olmaması nedeni ile bu dönemlere ilişkin borçlara kanuni faiz uygulanmayıp, 28/06/2014 yılından sonraki aidat borçlarına ise TBK'nın 120. maddesine uygun olarak yıllık %18 oranında faiz işletildiğini, davalının 2024 Mart ayına kadar toplam 468.000,00-TL ödeme yapması gerekirken 400.870,00-TL ödeme yaptığını, 67.130,00-TL anapara 13.213,58-TL faiz olmak üzere toplam 80.343,58-TL borcunun bulunduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile şimdilik davalı yandan 67.130,00-TL anapara 13.213,58-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.343,58 TL'nin tahsiline, her bir aidat döneminin sonundan itibaren işleyecek faiz ile (%5'i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden) ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: dava dilekçesinde belirtilen tüm taleplere karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca davacı tarafından aidat ve diğer akçeli borçlarına işletilen faizleri kabul etmediklerini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinin 2. fıkrası gereğince konut yapı kooperatiflerinin yapı kullanma izinlerinin alınmasını müteakip en geç 1 yıl içerisinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi mülkiyete geçmeleri gerektiğini, müvekkilinin Kooperatiften dairesini teslim aldığını, Kooperatife hiçbir borcunun da kalmadığını, 22/01/2021 tarihinde müvekkilin davacı kooperatife "Taahhütname-İbraname ve Üyelikten Ayrılma Beyannamesi" adı altında üyelikten ayrılma talepli dilekçesini sunduğunu, yine 22/01/2021 tarihinde davacı kooperatif tarafından müvekkiline ibraname ve üyelikten ayrılma belgesinin verildiğini, davacı kooperatif tarafından verilen belgede "Kooperatifimizin 1555 Nolu, Üyesi ...'nın Konutu Teslim Edilecek Olup, Konut Kesin Maliyet Bedelini ve %10 Erken Teslim Bedelini Ödemiştir. Yazılı Beyanı ve Kooperatifimiz Ana Sözleşmesinin Değişen 61. maddesi Gereği Üyelik Hesabı Kapatılarak Kooperatifimizden İlişiği Kesilmiştir. Kooperatifimize Her Hangi Bir Borcu Kalmamıştır. Kendisini Kooperatifimiz Adına Gayrikabili Rücuen İbra Ederiz." denmek suretiyle davacı tarafından verilen imzalı kaşeli belge ile müvekkilinin 22/01/2021 tarihinde üyelikten ayrılmasının yapıldığını, davacının ilişiği kesildikten sonra genel kurul toplantılarına davet edilmediği için alınan aidat ödenmesine dair kararlardan da bilgisinin bulunmadığını, davet edilmediği genel kurul toplantılarında alınan kararlardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili aleyhine bu davanın açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabi yazısı, kooperatif kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya mübrez 08/09/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda: davacı tarafın davalıdan 01/03/2024 tarihi itibariyle 67.130,00-TL anapara ve 13.213,58-TL faiz toplamı 80.343,58-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı kooperatifin 10/06/2023 tarihli genel kurulunda üye ödemelerinin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesine karar verildiği, ayrıca bu genel kurulda Haziran 2023 döneminden itibaren aylık 2.000,00-TL aidat alınmasına karar verildiği, davalının davacı kooperatife yaptığı toplam ödeme tutarının kooperatif kayıtlarından 400.870,00-TL olarak tespit edildiği, dava dilekçesinde belirtilen 01/03/2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam tutarın 468.000,00-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin ise 400.870,00-TL olduğu, bu durumda davalının davacı kooperatife 67.130,00-TL anapara borcunun hesaplandığı, dava dilekçesinde belirtilen 01/03/2024 tarihi itibariyle davalı borcuna hesaplanan faizin üç farklı alternatife göre hesaplama yapıldığı; Alternatif 1-Eşitleme kararından sonraki dönem için faiz hesaplanması gerektiği kanaatine varılması durumunda hesaplanan faizin 6.988,79-TL olacağı, Alternatif 2-Kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar dönemin aidat ve ödemeleri dikkate alındığında gecikmelere hesaplanan faizin 7.887,35-TL olacağı, Alternatif 3-Kooperatifçe imzalanan 22/02/2021 tarihli ibranamede davalının kesin maliyet bedelini ve %10 erken teslim bedelini ödediği ve borçlu olmadığının belirtildiği, mahkemece bu tarihten sonrası için faiz işletilmesi gerektiği kabul edilirse işleyen faizin 6.208,65-TL olacağı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. 15/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: davacı kooperatifin davalıyı ibra ettiği tarih itibariyle davalının genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken (aidat, kura, giriş bedeli vb) tutar 198.350 TL olduğu, ancak kooperatifçe bu dönemde kesin maliyet çalışması yapıldığı ve davalıdan 400.870,00-TL tahsil edildiği fakat kesin maliyet çalışmasının tüm inşaatlar tamamlanmadan yapıldığı için geçerliliği olmadığının düşünüldüğü, kooperatifçe 30.06.2023 tarihinde ödemelerin 450.000-TL'ye eşitlenmesi ve aylık 2.000,00-TL aidat kararı alındığı, bu kararın tüm üyelerin ödemelerinin denkleştirilmesine yönelik olduğu, bu karara göre davacının dava dilekçesinde belirttiği 01.03.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutar 468.000-TLolduğu, davalı ödemesi olan 400.870,00-TL ödenmesi gereken tutardan mahsup edildiğinde 67.130,00-TL davacının anapara alacağı kaldığı, davacı kooperatifin davalıyı 22.02.2021 tarihi itibariyle ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz hesaplandığı, buna göre davalıdan talep edilebilecek faiz tutarı 6.208,65-TL olarak tespit edildiği, ancak kooperatifçe davalı üyeye kesin hesap yapılıp ibra belgesi verildiği ve borcum yok algısı oluşturulduğu için ibraname tarihinden sonraki borçların davalıya bildirildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, eşitleme kararının alındığı genel kurul hazirun listesinde davalının isminin bulunduğu ancak imzasının bulunmadığı, davalıya genel kurula çağrıya yönelik tebliğinin yapıldığına ilişkin bir belgenin dosyada yer almadığı, bu bakımdan derdest dava kapsamında faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kooperatif alacak borcundan kaynaklanan alacak ve işlemiş faiz talebine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar." Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez. 1. Anasözleşmeyi değiştirmek, 2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek. 6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek. 7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek. 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi Azzem Özkan tarafından düzenlenen 08/09/2025 tarihli kök rapor ve 15/11/2025 tarihli ek raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının kooperatiften aldığı daireyi iade ettiğine dair bilgi bulunmadığından halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD ... Karar sayılı kararında ve aynı kooperatif ile ilgili benzer uyuşmazlıklarda davalı hakkında düzenlenen bir ibraname var ise bu hususun irdelenmesi, şayet böyle bir ibraname var ise davacının bu tarih öncesindeki aidatları aldığının kabulü ile bu tarihten sonra aidat borcu hesaplanması gerektiği belirtilmektedir. Bu husus ve tarafların kök rapora karşı yaptığı diğer itirazların değerlendirilmesi hususunda mahkememizce ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişiden 15/11/2025 tarihli ek rapor alınmıştır. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre davalının davacı kooperatiften aldığı daireyi iade ettiğine dair delil bulunmadığından halen davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalı tarafından davacı kooperatife toplam 400.870,00-TL ödeme yapıldığı, davacı ile davalı arasında 22/02/2021 tarihli "İbraname ve Üyelikten Ayrılma Belgesi" başlıklı belge düzenlendiği, evrak üzerinde kooperatif kaşesi ile birlikte çift imzanın bulunduğu, kooperatif ana sözleşmesinin 46. Maddesi uyarınca çift imza koşulu sağlandığından ibranamenin geçerli olduğu, 10/06/2023 tarihli genel kurulda ödemelerin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesine karar verildiği, anılan genel kurulun 13/b maddesine göre Haziran/2023 tarihinden itibaren üyelerin aylık 2.000-TL ödemesine karar verildiği, bu hesaba göre 468.000-TL-400.870-TL=67.130-TL davalının aidat borcu bulunduğu, davacı kooperatif davalıyı 22/02/2021 tarihinde ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz talep edebileceğinin kabulü gerektiği, buna göre bilirkişi tarafından yapılan 6.208,65-TL işlemiş faiz hesabının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, Yargıtay 23. HD'nin 2013/829 Esas 2013/1810 Karar sayılı 22/03/2013 tarihli ilamından da anlaşıldığı üzere Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, bilirkişi raporu, genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle davacının davasının 67.130,00-TL aidat ve 6.208,65-TL işlemiş faiz alacağı yönünden kabulüne, fazlaya dair istemin reddine ilişkin aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-67.130,00-TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2024 tarihinden itibaren aylık %5 faiz oranını geçmemek kaydıyla TBK'nın 120/2. maddesi uyarınca yasal faizin 2 katını geçmemek üzere belirlenecek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-6.208,65-TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair faiz alacağı isteminin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 5.009,76-TL ilam harcından, tahsil edilen 1.372,07-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 3.637,69-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 313,87-TL'lik kısmının davacıdan, 3.286,13-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 1.372,07-TL peşin harç, 3.200,00-TL bilirkişi ücreti, 93,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 5.092,67-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan; (davalı tarafın yaptığı 60,00-TL posta ücreti kabul-ret oranına göre hesaplanmış ve mahsup edilmiştir) 4.643,42-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 7.004,93-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/452, K. 2025/1128, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-452-e-2025-1128-k-4fff4ea1e4ef