İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/448 E. 2026/156 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/448
- Karar No
- 2026/156
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/448 Esas KARAR NO : 2026/156 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; İş ortaklığından alacaklı olan davalı ...'ın -------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı takip başlattığını, iş ortaklığının ---------- Belediyesi'nden aldığı ---------- sayılı "----------" ihalesinden olan hakediş alacakları üzerine haciz uyguladığını, müvekkili firma ve ortağı firma yetkililerinin alacaklı ... ve avukatı (Kardeşi) ---------- hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına alacağın geçerli bir kanuni nedene dayanmadığını iddia ederek şikayette bulunduklarını, takip talebi ve işbu İtirazın İptali davasının dayanağı olan 18/10/2017 tarihli Sulh ve İbra Sözleşmesi ile şikayetlerden vazgeçilmesi, hakediş dosyasının hazırlanması ve ödeme yapılması karşılığında icra takibi sona erdirilmesi hususunda anlaşıldığını, iş ortaklığının hak ediş işlemlerinden dolayı--------- İcra Müdürlüğünün hesabına 1.750.000,00 TL yatırıldığını, bu sırada mali sıkıntılar içine giren ve ortaklık sorunları ile uğraşan iş ortaklığındaki firmaların bu olay nedeniyle farkı davalıdan talep ettikleri halde olumlu yanıt alamadıklarını, aradan geçen süre içinde kendini toparlayan tarafların teker teker alacaklarının peşine düşmeye başladığını ve davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın yatırılan hakediş bedelinden aralarında yaptıkları Sulh ve İbra Sözleşmesinde anlaşılan tutarın üzerinde tahsilat yaptıkları halde fazla olarak tahsil ettikleri 325.000,00 TL'yi müvekkili firmaya iade etmediğini belirterek --------- İcra Dairesi'nin ---------- esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iş ortaklığına 432.000,00 USD borcun üç ay içinde ödenmesi kaydıyla borç olarak verildiğini; devam eden süreçte yönetimsel sorunlar nedeni ile ortaklar arasında görüş ayrılıkları ve uyuşmazlıklar baş göstermeye başladığını borcun ödenmediğini; bunun üzerine alacağın tahsili için takip başlatılarak, davacının --------- Belediyesine ait ----------, ------- ve ----------- ilçelerindeki ihale dosyalarına haciz konduğunu; davacın da borçlarını ödememek işin işi durdurarak hakkediş yapılmasının önüne geçmesi nedeniyle en azından dosyadaki alacağının bir kısmını tahsil edebilmek amacıyla dosya borçluları ile 18.10.2017 tarihinde sulh ve ibra sözleşmesi imzalamak durumunda kaldığını; sözleşmenin 5. maddesi uyarınca ''... dosya kapsamındaki alacağından indirim yaptığından, dosyaya hakkediş yapılarak para geldiğinde, yatan paranın 365.000,00 TL'sinin (tahsil harcı hariç) --------- isimli şahsa yapılan temlikten önce ödeneceğinin” kararlaştırıldığını; ancak dosyaya 365.000,00 T’nin altında bir para yatması durumunda --------- eksik kalan parayı herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini; sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca ''--------- yetkilisi --------- sulh sözleşmesinin imzalanmasından itibaren 10 gün içerisinde ---------Belediyesi’ne ait -------,-------- ve --------- İlçelerinde--------- ihale kayıt numaralı dosyasındaki hakkediş İçin gerekli tüm işlemleri tamamlayarak dosyasındaki borcun tamamına yetecek miktarda hakkediş yaptırmayı ve yine sorun çıkarsa aynı süre içerisinde problemi çözerek hakkedişi yaptıracağını kabul ve taahhüt ettiğini; sözleşmenin 11. maddesi uyarınca, 10 gün içinde icra dosya borcunun tamamına yetecek kadar hakkedişi yaptıramaması durumunda, ... tarafından--------- isimli şahsa yapılan 1.000.000,00 TL'lik ivazsız alacak temlikin karşılığı olarak ...'a 1.000.000,00 TL'yi şahsi borcu olarak herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın peşinen ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini; sözleşmenin 11. maddesinde belirtilen yükümlülükle ilgili ...'ın dava ve icra takibi başlatma hakkı saklı kalmak kaydıyla birbirlerine hukuk ve ceza davası açmayacaklarının aynı sözleşmenin 13.Maddesinde kararlaştırıldığını; ---------- Belediyesi’nde bulunan hakkedişlerin 10 gün içerisinde icra dosyasına gönderilmesi gerektiğini; aksi halde ...'ın sözleşme hükümleri ile bağlı olmadığını; ... dışında dosya borçlularının (davacı da dahil) iş bu sözleşmeye dayalı olarak menfi tespit davası, istirdat davası veya her ne ad altında olursa olsun başkaca bir dava açılmayacağını konusunda anlaştıklarını; sözleşmede taahhüt edilen sürede ödeme yapılmadığından, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı dosya borçlularına ve davacıya herhangi bir taahhüdü ve borcu bulunmadığı gibi alacaklı olduğunu; iş bu sebeple de müvekkili tarafından sözleşmenin tarafı olan dava dışı -------- ve ---------- karşı sözleşmenin 10. ve 11.maddeleri gereğince ---------- Müdürlüğü’nde--------- E. sayılı ile icra takibi başlatıldığından bahisle yerinde olmayan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayı lı dosyasının Uyap çıktıları, ---------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, Belediye Müzekkere cevabı, Esnaf ve Sanatkar odası müzekkere cevabı, ---------- müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Dosyanın, --------- sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, tarafların aralarında yaptıkları Sulh ve İbra Sözleşmesi nedeni davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalının -------- İcra Dairesi ------- Esas sayılı dosyana yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinde hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkeme’nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme sonunda; Yukarıda “değerlendirme” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun, somut olay özeline (2) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan nedenlerle, protokolde ödeme tarihi yönünden değil hakkediş işlemlerinin 10 gün içerisinde tamamlanması kararlaştırılması bulunduğundan, sürecin 10 gün yerine 20 gün olarak gerçekleşmiş olmasının artık Davalı tarafından protokoldeki 10 gün içerisinde hak edişlerin gerçekleşmediğini de sürülerek protokol hükümlerinin ortadan kalktığının ileri sürülmesinin TMK.m2/f.2 hükmü uyarınca himaye görmeyeceği sonucunun nihai takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; buna göre itirazın iptali davasındaki alacak kalemlerinin yapılan incelemesi sonunda: Yukarıda “değerlendirme” başlığı altında (3) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle , (protokole göre) davacıdan fazla tahsil edilen tutarın 409.338,70 TL olduğu; davacının takibine asıl alacak olarak 325.000,00 TL talep edildiği ancak, huzurdaki itirazın iptali davasında ise 315.000,00 TL harca esas tutar beyan ettiği; Davacının takibinde 257.140,00 TL birikmiş faiz talebi var ise de, harca esas tutarın yukarıda açıklandığı üzere asıl alacak olarak talep ettiği 315.000,00 TL’den ibaret olduğu; buna göre, huzurdaki davada itirazın iptali talebine birikmiş faiz talebinin konu olmadığının düşünüldüğü; herhangi bir itiraz olmaması bakımından 315.000,00 TL anaparanın son tahsil edildiği tarih ile takip tarihi arasındaki devrede birikmiş faiz tutarının talebiyle bağlı kalınarak 257.140,00 TL olduğu, 2. İşaret edilen hususlar ile hukuki değerlendirmenin tamamı ve buna göre davadaki taleplerin nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davadışı ---------Ş'nin iş ortağı olup, ----------- ilçelerinde ihalelere girerek beton parke yol inşaatı işi yaptıkları, iş ortaklığından alacaklı olan davalının, --------- İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosya ile kambiyo senedine dayalı takip başlatıp, haciz uygulattığı, 18/10/2017 tarihli Sulh ve İbra Sözleşmesi ile tarafların anlaştıkları, davalı tarafın, yatırılan hakediş bedelinden, aralarında yaptıkları Sulh ve İbra Sözleşmesinde anlaşılan tutarın üzerinde tahsilat yapttığı, fazla olarak tahsil edilen 325.000 TL'yi davacıya iade etmediği iddiası ile davacının davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili, davacı iddialarını inkarla sözleşme kapsamında davalıdan talep edilebilecek tutarın olmadığını savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.Eldeki uyuşmazlıkta; taraflar ve dava dışı kişiler arasında düzenlenen 18.10.2017 tarihli “Sulh ve İbra Sözleşmesi” uyarınca, davacının 10 günlük süre içinde hakkedişlerin yapılmasının sağlayıp sağlamadığı, kararlaştırmada yer alan sürede ödemelerin gerçekleşmemesi halinde, sözleşme öncesindeki davalının haklarının devam edip etmediği, devam etmesi halinde davalının kararlaştırma dışında ve daha fazla tahsilat yapıp yapmadığı, buna göre davacının davalı hakkında başlattığı takipte istirdadını isteyebileceği bir tutar olup olmadığı ve varsa miktarı çözülmesi gereken hususlardır. Davacının sadece sözleşme ile 35.000,00 TL'yi peşin ödemeyi üstlendiği, bu ödememin yapılmadığı yönünde bir savunmanın bulunmadığı, kalan 365.000,00 TL'yi 10 gün içinde ödemeyi üstlenmediği, sadece Belediye nezdinde hakkediş işlemlerini 10 gün içinde yaptırmayı üstlendiği, sözleşmenin 18.10.2017 tarihli olduğu, Belediye yazı cevabı eklerine nazaran, hakkediş işlemlerinin Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 1 Kasım 2017 tarihinde ilk olarak onaylandığı, her ne kadar 10 günlük süre 3 gün aşılmış ise de bu sürenin makul olarak değerlendirildiği, nitekim idari işlemlerin tamamını yüklenici olan adi ortaklığın kontrol edemeyeceği, muhasebe servisindeki onaylamanın da 07.11.2017 tarihinde nihai olarak gerçekleştiği ve iller Bankası'na ödeme talimatının da aynı tarihi itibariyle geçildiği, davalının protokolden dönerek davacı hakkında herhangi bir alacak talebi İleri sürmemesine, 10 gün yerine 20 gün sonra gerçekleşmesine zımni onay verildiği, her ne kadar kesin vade olmakla beraber, davalının ifayı beklediği, öte yandan 07.11.2017 tarihinde Belediye tarafından ödeme talimatı verilmişse de, ödemenin belediyeye yol yapım işi için kredi veren--------- Bankası tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla---------- Bankası'nın gecikmeli olarak icra dosyasına aşağıdaki tarihlerde ödeme yapmasının protokolün ortadan kalkması sonucunu doğurmayacağı, protokolde ödeme tarihi yönünden değil hakkediş işlemlerinin 10 gün içerisinde tamamlanması kararlaştırıldığından, artık davalı tarafından protokoldeki 10 gün içerisinde hak edişlerin gerçekleşmediği ileri sürülerek protokol hükümlerinin ortadan kalktığı savunmasının TMK.m2 hükmü uyarınca dürüstülük kuralı ile bağdaşmayacağı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının protokol gereği icra dosyasına ödemesi gereken tutarın 365.000,00 TL + 1.000.000,00 TL + 145.209,21 TL tahsil harcı + 45,20 TL (kapak hesabına yer alan icra masrafı) toplam 1.510.254,41 TL olduğu, icra dosyasına toplam yatan tutarın 1.919.593,11 TL olmasına göre, (protokole göre) fazla tahsil edilen tutarın 409.338,70 TL olduğu, ancak davacı talebi ile bağlı kalındığı, son tahsil tarihi ile takip tarihi arasındaki devrede birikmiş faiz tutarını davacının talep edilebileceği kanaati ve gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ---------İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynı şartlar ile devamına, 2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 39.765,98 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 9.771,42 TL peşin harç 170,77 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 29.823,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 9.771,42 TL peşin harç ve 170,77 tamamlama harcı toplamı olan 10.369,79 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.513,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 9.513,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 93.142,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----------Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/02/2026