İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/432 E. 2025/799 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/432
- Karar No
- 2025/799
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/432 Esas KARAR NO:2025/799
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/07/2024 KARAR TARİHİ:18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: ... ... bünyesinde yer alan müvekkili davacı ... ... A.Ş tarafından televizyon yayıncılığı, gazete/dergi gibi basılı yayıncılık ve internet yayıncılığı gibi çok farklı alanlarda basın faaliyeti yürütüldüğünü, davalı taraf ile dava dışı ... Prod. A.Ş. arasında 28.08.2013 tarihli yapım sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşmeye istinaden davalı taraf ''...'' isimli programın yapımını üstlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek sözleşme uyarınca ''...'' isimli programın mevzuata aykırı olması halinden doğacak sorumluluğun münhasıran davalıya ait olacağını, mevzuata aykırılık dolayısıyla ... Prod. A.Ş.'nin herhangi bir nam altında bedel ödemek zorunda kalması halinde bu bedelden davalı tarafın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, Sözleşme'nin 6.2. maddesinde: "..." isimli programda yer verilecek her türlü reklam ve reklam uygulamalarından kaynaklanacak gelirin münhasıran turkuvaza ait olacağı konusunda mutabakat sağlandığını, davalı tarafından sözleşme hükmüne aykırı şekilde grup şirketlerinden olan davacı ... ... A.Ş. adına toplamda 651.006,00 TL tutarında faturalar düzenlendiğini ve haksız olarak tahsil edildiğini, davalı tarafın haksız şekilde elde ettiği ürün yerleştirme gelirini müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalıdan alacaklı olduğu 651.006,00 TL'nin haksız tahsilat tarihlerinden itibaren her bir ödeme için ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile davalıdan alınıp müvekkili ı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı definde bulunduklarını, Davacı şirketin müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği iddiasında olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle böyle bir durum olsa dahi zamanaşımı tahakkuk ettiğini, davacı şirket tarafından yapılan ödemelere ilişkin faturalar Haziran-Ağustos-Ekim 2014 ve Mayıs-Haziran-Temmuz 2015 yıllarına ait olduğunu, Arabuluculuk başvuru tarihinin 14/06/2024 olduğu dikkate alındığında 9 yıl sonra sebepsiz zenginleşmenin iadesinin talep edilmesi bağlamında zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının adına kesilen faturaları 8 gün içinde iade etmediği ve ödediği meblağı, aradan 9 yıl geçtikten sonra talep etmesinin çelişkili tutum ve hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkilince kesilen faturaları kabul edip, defterlerine işleyip, gerekli ödemeleri yapıp, aradan 9 yıl sonra 'eksik inceleme' ile 'sehven' ödeme yaptığının iddia edilmesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin global prodüksiyon..şti, dava dışı ... PROD. A.Ş.'nin talebi ile beko tanıtım ürün yerleştirme reklam bedeli faturalarını davacı ... ... A.Ş.'ne kestiğini, firmaca ödendiğini belirterek usul ve esas itibariyle haksız ve dayanaksız davanın reddini, yargılama giderinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, davalı ile davadışı şirket arasında imzalanan sözleşmede ... isimli programdan elde edilen reklam gelirlerinin davacı şirkete ait olacağı kararlaştığından bahisle ikame edilen sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaptığı ödemenin yerinde olup olmadığı, iadesinin gerekip gerekmediği, alacak var ise zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında toplanmaktadır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... bilirkişi raporunda; "..Dava konusu toplam 651.006,00 TL tutarındaki faturaların tamamı davacı tarafından defterlere kaydedilmiş ve ödemeleri yapılmıştır. Davacının 2015 yılı defterlerinde yer alan tüm kayıtların davalının da defterlerinde yer aldığı tespit edilmiştir. 2014 yılına ilişkin defter kayıtları davalı tarafından sunulmadığı için ilgili yıl özelinde davacı ve davalı taraf kayıtları karşılaştırılamamıştır. Ancak 31.12.2015 tarihi itibariyle davacı ve davalı kayıtlarında hesap bakiyeleri sıfırdır. Bu yönüyle davacı ve davalı kayıtları mutabıktır. Sebepsiz zenginleşmeden bir iade borcu doğabilmesi için TBK m.78 uyarınca borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Bu bağlamda davacının kendisini borçlu sanarak ödemede bulunduğunun ispatı gerektiği kanaatindeyiz. Belirtilen faturalara istinaden ödeme yapılması hususunun bu ispat yükünün yerine getirilmesi sağlayıp sağlamadığının takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 2 yıllık zamanaşımının işlemeye başlaması için fakirleşenin, sebepsiz zenginleşmeyi, zenginleşenin kim olduğunu ve zenginleşmenin kapsamını öğrenmesi gerekmektedir. Davacının sebepsiz zenginleşmeyi öğrenmesi hususunda yine ... ... bünyesinde yer alan ... .... A.Ş.ve davalı taraf ... LTD. ŞTİ. arasında görülen dava neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... 31.05.2018 tarihli kararının, 11. Hukuk Dairesi 2021/8780 E. 2023/2883 K. Sayılı kararı ile 10.05.2023 Tarihinde kesinleşmesine ilişkin 10.05.2023 tarihinin esas alınıp alınmayacağının, İlgili tarihe kadar davacının fakirleşerek davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini bilmesinin mümkün olup olmadığının takdiri mahkemenindir.” şeklinde mütalaada bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, mahkememizce celp edilen belgeler ile alınana bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalının 2014 yılında davacıya kestiği faturanın davacı yanca ödendiği, işbu davanın sebepsiz zenginleşme iddiası ile ödenen bedelin iadesi istemi üzerine ikame edildiği görülmüş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Davalı taraf ile dava dışı ... .... A.Ş. arasında 28.08.2013 tarihli yapım sözleşmesi akdedildiği anlaşılmakla akdedilen sözleşmeye istinaden davacı ... ... A.Ş. Adına davalı yan toplamda 651.006,00 TL tutarında fatura kesmiş, kesilen faturalar davacıya tebliğ olunmuş, davacı yanca defterlerine işlenmiş ve ödemeleri gerçekleştirilmiştir. Taraflar tacir olup basiretli tacir gibi davranma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu doğrultuda, davacı yan tarafı olmadığı sözleşme kapsamında adına kesilen faturaları sehven ödediğini iddia etmiş ise de borçlusu olmadığını iddia ettiği faturaların kendisine tebliğ tarihinden itibaren 8 günlük süresi içerisinde faturalara itiraz etmemiş, muhasebeleştirip ticari defterlerine işledikten ve ödemeleri gerçekleştirdikten yaklaşık 9 yıl sonra davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasını ileri sürmüştür. Bu davranış basiretli bir tacirden beklenenin aksinedir. Bu nedenle dava konusu faturalar sebebiyle ileri sürebileceği sebepsiz zenginleşme iddiası bakımından zamanaşımı faturalara itiraz süresi ile başlayacak olup davacının itiraz ettiği son fatura bakımından bu süre 20/07/2015 tarihinde dolmuştur. Zira davalı yan davacıya 2014-2015 yılları arasında pek çok fatura kesmiş, davacı bu faturaları herhangi bir ihtilaf konusu yapmaksızın ve itirazı kayıt düşmeksizin ödemiştir. Aradan geçen süreden sonra bu faturaların haksız olduğu iddiası basiretli tacirden beklenemeyeceği gibi ticari hayatın gerektirdiği güven ortamının da zedelenmesi anlamı taşıyacağından davalının süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 11.117,56 TL peşin harçtan düşümü ile artan 10.502,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 103.650,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır