İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/429 E. 2025/307 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/429
- Karar No
- 2025/307
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/429 Esas KARAR NO : 2025/307 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, davalı yana ... sözleşme hesap nolu abonelik çerçevesinde elektrik tedariki sağlandığını, davalı tarafça ödenmeyen kapanış tahakkuk faturasının tahsili amacı ile İzmir Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin .... Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı hakkında, 11.537,96- TL fatura alacağı, 205,39- TL işlemiş faiz ve bu faiz nedeni ile doğan 41,08-TL KDV olmak üzere toplam 11.784,43 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV' sinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalının 19.12.2023 tarihli itirazı neticesinde takibin durduğunu, davaya konu sözleşmenin, davalının...Mah.... Bornova - İzmir adresindeki ticarethanesi için düzenlendiğini, takibe konu ... numaralı 01.08.2023-31.08.2023 dönem aralığı faturası olup fatura ek tüketim faturası olarak,... numaralı faturanın ise 01.09.2023-04.09.2023 önem aralığı faturası olup Yekdem faturası olarak tahakkuk ettirildiğini, davalının ticarethane aboneliğinden kaynaklanan elektrik tüketim bedeline ilişkin fatura borcunun ispatı için takip konusu faturaların işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, ödeme yeri belgesinin müvekkil şirketten istenmesi gerektiğini, hal bu iken itirazın iptali davası açmak amacıyla 6102 sayılı TTK. md. 5/A gereğince alacağın ticari uyuşmazlık kapsamında bulunması nedeniyle arabuluculuğa başvurulmuş olup ... numaralı arabuluculuk dosyasında taraflarca anlaşma sağlanamadığını, dava konusu alacağın faturaya dayalı bir alacak olup likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan ve davalının borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin de açık olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğundan, itirazın iptali ve takibin devamı için Mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu, davalı tarafa fatura tebliğinin akabinde fatura hakkında bilgi verilmiş ve ödenmemesi nedeni ile sonraki süreçte de bilgilendirmeler yapıldığını, ancak, sonuç alınamadığını, davalı tarafından itirazın kötü niyetle ve zaman kazanmak için yapıldığını, bu süreçte davalı tarafın alacaklılarından mal kaçırmaya giriştiğinin anlaşıldığını, müvekkil şirketin alacağı rehinle temin edilmiş olmayıp, bu nedenle ihtiyati haciz talep etme zaruretinin oluştuğunu, açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalı tarafın 11.784,43 -TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine; davanın kabulü ile; İzmir Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Mah.... Bornova - İZMİR adresinde tekstil ürünlerinin üretimini gerçekleştirmekte olduğu dönemde, kullanmış olduğu elektrik enerjisinin karşılığı olarak 2022 ve 2023 yıllarında ortalama 40.000,00-TL ile 50.000,00-TL arasında elektrik faturası ödediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 10 seneyi aşkın bir süredir devam etmekte olduğunu ve müvekkilinin işbu davaya konu faturalar dışında ödenmemiş herhangi bir fatura borcunun bulunmadığını, ancak söz konusu faturaların düzenlendiği dönemde müvekkilince herhangi bir şekilde elektrik enerjisi tüketmediği için icra takibine itiraz edilmesinin gerektiğini, şöyle ki; müvekkil firmanın ... Mah. ... Bornova - İZMİR adresinde kiracı olarak faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu taşınmazın, ...Belediyesi Başkanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 6306 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde riskli yapı olarak ilan edildiğini ve yıkımına karar verildiğini, söz konusu karara istinaden müvekkilinin taşınmazı 2023 yılı Mayıs ayında tahliye ettiğini, müvekkil şirket yetkilisinin 2023 yılı Haziran ayında davacı tarafa müracaat ederek aboneliğini iptal ettirdiğini, taşınmaz maliki tarafından 2023 yılı Haziran ve Temmuz aylarında binanın yıkım işlerine başlandığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların ise 2023 yılı Ağustos ayı ve Eylül ayına ilişkin olduğunu, ilgili dönemde müvekkil firma tarafından söz konusu adreste faaliyet gösterilmediği gibi adreste elektrik enerjisi tüketimi de gerçekleştirilmediğini, mahkemenizce dava dilekçesindeki talep doğrultusunda ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye müzekkere yazıldığını ve dosyaya müvekkilinin aboneliğine ilişkin tesisat endeks dökümü gönderildiğini, ilgili evrak incelendiğinde müvekkil firmanın icra takibine konu faturalarda belirtilen dönemde elektrik enerjisi tüketmediğinin anlaşılmakta olduğunu, söz konusu endeks dökümü incelendiğinde davacının başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılacağını, zira davacı kayıtlarına göre müvekkilinin Ağustos ve Eylül aylarında herhangi bir enerji tüketiminin bulunmadığının sabit olduğunu, bu çerçevede davacı tarafın iddia ettiği alacağının %40'ından aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, dosyaya sunulan abonelik sözleşmesinin davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkilinin elektrik enerjisi tedarik edebileceği tek şirket olduğunu, müvekkilinin söz konusu sözleşmenin hükümlerini davacı ile müzakere etme imkanı bulunmadığını, davacı tarafın hazırlamış olduğu işbu sözleşme ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırladığı bir sözleşme niteliğinde olduğunu, bu çerçevede ilgili sözleşmedeki genel işlem koşulu niteliğinde bulunan ve müvekkili aleyhine sonuç doğuracak olan hiçbir maddeyi kabul etmediklerini, davacı taraf ile müvekkili arasında sözleşme ilişkisi kurulurken güvence bedeli tahsil edildiğini ve henüz daha güvence bedelinin geri iadesinin gerçekleştirilmediğini, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin söz konusu faturalardan kaynaklanan borcunun bulunduğu kanaatine varılması halinde işbu güvence bedelinin borçtan mahsup edilmesini talep ettiklerini ve takas definde bulunduklarını, açıklanan sebeplerle; haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, davacı tarafın takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmayacak tutarda belirlenecek olan kötü niyet tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tarafımızca ödenen güvence bedelinin güncel karşılığının iddia edilen alacaktan mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, abonelik sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 2 adet fatura dayanak gösterilerek toplam 11.784,43TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davacı vekili takibe konu ...numaralı 01.08.2023-31.08.2023 dönem aralığı faturanın ek tüketim faturası olarak,... numaralı faturanın ise 01.09.2023-04.09.2023 önem aralığı Yekdem faturası olarak düzenlendiğini iddia etmektedir. Davalı vekili faturaların düzenlendiği dönemden önce taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin feshedildiğini ve tesisatın bulunduğu binanın yine fatura dönemleri öncesinde riskli yapı olmasından ötürü yıkıldığını savunduğundan mahkememizce ilgili yerlere müzekkereler yazılmış ve toplanan delillere göre bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 13/02/2025 tarihli bilirkişi ön raporunun sonuç kısmına göre; "Bilirkişi raporunun sağlıklı olarak düzenlenebilmesi için; Sayın Mahkemenizce davac... Elektrik Perakende Satış A.Ş.’ne müzekkere yazılarak; 1) Davalı ... Mühendislik İnşaat Taah. Teks. Nak. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı ...k Mah. ... Bornova – İzmir adresindeki ... tesisat nolu (Sözleşme Hesap No:...) elektrik aboneliğinde; a) Davalı şirkete düzenlenen...seri nolu ve 759,13 TL tutarlı fatura ‘ek tüketim’ faturası olduğundan, ek tüketim hesaplamasının nasıl yapıldığını gösterir hesap detayının gönderilmesi, b) ...seri nolu ve 759,13 TL tutarlı ‘ek tüketim’ faturası sayacın arızalı olması nedeniyle düzenlenmiş ise; sayaç sökme tutanağının, Sayaç İnceleme tutanağın, ek tüketim faturası hesap detayının gönderilmesi, c) Davaya konu edile... nolu ve 10.778,83 TL tutarlı YEKDEM faturası dayanağının ve nasıl hesaplandığının net ve açık bir şekilde dosyaya sunulması, d) Davalı şirket ile ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında takip konusu faturaların oluştuğu dönemde geçerli ikili anlaşmasının dosyaya sunulması, e) Davalı şirketin sözleşmenin başlangıcında yatırmış olduğu güvence bedelinin davalının borcundan nasıl mahsup edildiğinin açıklanması, f) Davalı vekili tarafından müvekkilince aboneliğin 2023 yılı Haziran ayında sonlandırıldığı beyan edildiğinden, sözleşmenin sonlandırılıp sonlandırılmadığı, sonlandırılmış ise hangi tarihte sonlandırıldığının bildirilmesi, g) Davalı şirketin yapmış olduğu ödemeleri gösterir cari hesap ekstresinin (Ödeme yeri Listesi) gönderilmesi gerekmektedir. Söz konusu belgelerin davacı şirket tarafından dosyaya ibraz edilmesinden sonra bilirkişi raporu düzenlenerek sayın Mahkemenize sunulacaktır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan ön rapora karşı davacı vekili tarafından yeni maddi vakıa ( dava dilekçesinde belirtilmeyen trafo kaybı) ileri sürülmüş ve bir kısım delillerin celbi için müzekkere yazılması talep edilmiş, davalı vekili ise yeni delil toplanmasına muvafakat etmediğini bildirir dilekçe ibraz etmiştir. Türk Medeni Usul Hukukuna yön veren en önemli ilkelerden biri teksif ilkesidir. Teksif ilkesi tarafların bütün iddia ve savunma sebeplerini belli bir usul kesitine kadar mahkemeye sunmalarını öngörmektedir. Bu ilke uyarınca taraflar dava malzemelerini yargılamanın herhangi bir aşamasında değil, ancak kanunca öngörülen süre dâhilinde mahkemeye hasredeceklerdir. Teksif ilkesiyle davaların gereksiz ve kötü niyetli olarak uzamasının önlenmesi ve yargılamanın sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Teksif ilkesi hem tarafları hem de Hâkimleri kanunda belirtilen süreye uymaya zorlayarak yargılanmanın hızlanmasını sağladığından usul ekonomisi ilkesinin gerçekleşmesine de hizmet etmektedir. Teksif ilkesinin yargılamadaki en önemli yansıması iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağıdır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 319. maddesinde tarafların yargılamada iddia ve savunmalarını ne zamana kadar değiştirebilecekleri düzenlenmiştir. Buna göre, İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla (basit yargılamaya tabi davalarda); savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Bu düzenleme ile kural olarak dilekçeler aşamasında tarafların iddia ve savunmalarını sunmaları istenmektedir. Somut olayda, taraflar arasında feshedilen abonelik sözleşmesinin bulunduğu ihtilafsız olup, takibe dayanak...numaralı ek tüketim faturasının mahkememize sunulan bilirkişi raporuna göre nasıl hesaplandığının belirlenemediği, bunun üzerine davacı vekili tarafından sunulan 28/02/2025 tarihli dilekçede, iş bu faturanın trafo kaybına istinaden düzenlenen ek tahakkuk olduğu beyan edilmekle, dava dilekçesinde belirtilmeyen trafo kaybının mahkememize sunulan bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz dilekçesinde belirtilmesi, davanın tam ıslahında dahi dava dilekçesinde dayanılmayan maddi vakıaların değiştirilemediği 6100 sayılı HMK gereği usulüne uygun görülmeyerek bu fatura yöndeki istemin, diğer fatura yönünden ise, davacıya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda faturanın hatalı olarak düzenlendiği davalının iade faturası düzenlemesi halinde iptal edileceği açıkça beyan edildiğinden iş bu faturanın da usulüne uygun düzenlenmediği kanaatine varılarak davanın ve takip başlatmakta davacını kötü niyetli olduğunu gösterir somut deliller dosyada bulunmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 11.784,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır