İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/414 E. 2025/814 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/414
Karar No
2025/814
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/414 Esas KARAR NO:2025/814

DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/07/2024 KARAR TARİHİ:19/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafa ... sitesindeki araç ilanı için iletişime geçtiğini, araç hakkında sorgulama yapıldığını ve 2 adet kazaya karışarak hasar kaydı olduğunu, müvekkilinin araç bedelini 2 parça halinde davalının hesabına gönderdiğini sonrasında ekspertiz raporu alındığını ve ekspertiz raporunda bilinen hasar kaydı dışında bir hasar olmadığını bu sebeple araç satış sözleşmesi yapıldığını, ekspertiz raporu dışında müvekkilinin yaptığı sorgulamada daha büyük bir meblağda hasar kaydı bulunduğunu, sonuç itibariyle kullanım amacı bakımından değerini ve müvekkilinin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi ve ekonomik ayıplar bulunduğunu bu doğrultuda ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığını, ekspertiz raporunda görünmeyen hasarın çıkması müvekkilini ticari açıdan sıkıntılı bir duruma düşürdüğünü, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, TTK ve TBK ilgili maddelerine göre alıcının ayıpların açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değil ise malın tesliminden itibaren 8 gün içinde ayıpların satıcıya bildirilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete ayıplı malları 8 gün içinde ihbar etmesi gerektiğini, davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, ihbarın aracın tesliminden 1 ay 15 gün sonra yapıldığını, davacının araçtaki tüm ayıpları ve dava konusu olan 01/01/2024 tarihli hasarı bilerek satın aldığını, davacının gerçeğe aykırı bir şekilde hasardan haberdar olmadığını beyan ettiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... LTD ŞTİ. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın kötüniyetli olarak açıldığını, aracın satın alımından önce ekpertiz raporunun alındığını, Tesis edilen eksper raporunda hiçbir yanlışlık bulunmadığını, araçta ki hasarların ve kusurların tüm şeffaflığı ile alıcı tarafa aktarıldığını, davacı tarafın ortaya çıkan zararlarına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/07/2024 tarihli ... sayılı kararı ile dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 09/09/2024 tarihli tensip zaptının 8/A maddesi uyarınca ara kararın yerine getirilmesine müteakip kıymet takdirinin değerlendirilmesine karar verildiği, davacı vekilinin verilen süre içerisinde beyan dilekçesi sunduğu, mahkememizin 20/09/2024 tarihli ara kararı ile davacının delil tespiti (kıymet takdiri) talebinin kabulü ile davacı tarafından bildirilen adreste yerinde keşif yapılarak dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği eksik gider avansının dosyaya yatırılmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasında, davaya konu aracın, davacının 15/09/2024 tarihli beyan dilekçesi ile "..." adresinde bulunduğunun bildirildiği, 05/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile de, "..." adresinde bulunduğunun bildirildiği, bu husustaki çelişkinin giderilmesi için aracın hali hazırda nerede bulunduğu, aracın malikinin kim olduğu, araç için bildirilen yerde keşif yapılmasına karar verilmesi halinde aracın hazır edilip edilemeyeceği hususlarında beyan sunulması için davacı vekiline 27/12/2024 tarihli muhtıra ile süre verildiği, davacı vekilinin 08/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile aracın "..." adresinde olduğunun bildirildiği görüldü. Mahkememiz dosyasında, 27/12/2024 tarihli muhtıraya cevap olarak sadece aracın bulunduğu adresin bildirildiği, diğer hususlar hakkında beyan bulunmadığı görüldüğünden aracın malikinin kim olduğu, araç için bildirilen yerde keşif yapılmasına karar verilmesi halinde aracın hazır edilip edilemeyeceği hususlarında beyanda bulunmak üzere davacı vekiline 07/02/2025 tarihli muhtıra ile süre verildiği, davacı vekilinin 11/02/2025 havale tarihli beyan dilekçesi ile aracın ... isimli kişiye ait olduğu, keşif yapılması halinde aracın bildirilen adreste hazır edileceğinin beyan edildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 13/02/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca bildirilen adreste talimat yoluyla keşif yapılarak dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Aracın hasar kaydı tutarı: 621 703 TL Nispi yöntemle değer kaybı: 629 .001,7 ( % 23) -Bildirilen ve gerçekte olan hasar kaydı arasında ne kadar fark bulunduğu : 579.346,00 TL -Bu farkın aracın satış tarihindeki değerinin etkileyip etkilemeyeceği, etkileyecek ise ne tutarda etkileyeceği : Etkiler. Ancak değer kaybı tutarı satış rakamını birebir etkilemez. Genel piyasa şartları, döviz kurlarındaki hareketlilik , aracın marka ve kalitesi gibi bir çok etken hasar kaydı olan aracın ikinci el satış fiyatını etkilemektedir. Dosyaya konu aracın toplam hasar kaydının satış rakamını % 10 oranında etkileyeceği değerlendirilmiştir. Satış rakamı 2 380 000 TL x % 10 = 238 000 TL tutmaktadır. -Davacıya satılan aracın ayıplı olarak satılıp satılmadığı, ayıbın niteliği ve tarafların sorumluluk durumları ; Bilirkişi kanununa göre Bilirkişilerin Hukuki değerlendirme yapmaları yasaklanmıştır. Sayın Hakimin görevlendirme kapsamında sorduğu son soru hukuki değerlendirme kapsamına girdiğinden tarafımca cevaplanması uygun görülmemiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 16/07/2025 tarihli celsesine, davacı vekilinin katılmadığı, davacı vekilinin önceki celsede hazır bulunduğu, bu haliyle duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna rağmen duruşma günü ve saatinde hazır bulunmadığı, mazeret dilekçesi sunmadığı, e duruşma talebinde de bulunmadığı görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin 21/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasını talep ettiği, 24/07/2025 tarihli yenileme tensip zaptı ile yargılamaya kaldığı yerden devam olunmasına karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının yenileme tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, 19/11/2025 tarihli celseye davacı vekilinin katılmadığı, yenileme tensip zaptı davacı vekiline tebliğ edildiğinden duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna rağmen duruşmaya katılmadığı, duruşmaya katılmasını geçerli kılacak herhangi bir mazeret dilekçesinin de sunulmadığı, davacı vekilince e duruşma talebinde de bulunulmadığı, davacı vekilinin isminin duruşma gün ve saatinde duruşma salonu önünde birden fazla kez nida edildiği, buna rağmen davacı vekilinin hazır bulunmadığı görüldüğünden dosyanın HMK madde 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacının davalıdan almış olduğu araçta, daha sonra davacı tarafından öğrenildiği iddia edilen ve oluşan değer kaybının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda mahkememiz dosyasının yapılan incelemesinde işbu dosyanın mahkememiz 3. celsesinde işlemden kaldırılmış olduğu, huzurdaki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, davacı vekilinin 21/07/2025 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasını talep ettiği, mahkememizin 24/07/2025 tarihli tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği ve duruşmanın 19/11/2025 günü saat 11:45'a bırakılmasına karar verildiği, tensip zaptının ve duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiği, duruşma saatinin 11:45 olduğu, zaptın 12:29 itibariye açıldığı ancak duruşma gün ve saatinde duruşma salonu önünde davacı vekilinin isminin birden fazla kez nida edilmesine rağmen davacı vekilinin hazır bulunmadığı, davacı vekilinin e duruşma talebinde de bulunmadığı, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak herhangi bir mazeret de sunmadıkları, davalıların da davayı takip etmediklerini bildirdikleri görülmüş ve ilgili hususlar duruşma zaptında da tutanak altına alınmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlığını taşıyan 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi ile aynı kanunun Basit Yargılama Usulünün düzenlendiği Altıncı Kısım başlığı altında yer alan 320. Maddesinin 4. Fıkrasının "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olması sebebiyle davanın HMK m.320/4 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasının "(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir. " şeklindeki düzenlemesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlığını taşıyan 7. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklindeki düzenlemesi uyarınca ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmekle ve tevzi formundaki dava değeri dikkate alınmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) HMK madde 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, 2-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-) Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 4-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-) Davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan 81,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2025

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/414, K. 2025/814, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-414-e-2025-814-k-2eb4ba3bd396