İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/400 E. 2025/322 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/400
Karar No
2025/322
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/400 Esas - 2025/322

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/400 KARAR NO : 2025/322

DAVA : Marka ... ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 08/09/2025 Yazım Tarihi: 29/09/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... başvuru sayılı markasına davalı firmanın itiraz ettiğini, müvekkilinin 6741 sayılı ".... Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile kurulduğunu, ....’nu temsil etmek ve yönetmek ile yetkilendirildiğini, Önceden tescilli markaları bulunduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Markaların benzer olduğunu, Karıştırılma olasılığı bulunduğunu, Hizmetlerin aynı olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ....sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacının ... sayılı markasının başvuru markası açısından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 01/08/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/09/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;"... başvuru numaralı "... geleceğe güvence" ibareli başvurunun ... ŞİRKETİ tarafından yapılan yayına itiraz üzerine, adı geçen şirket adına tescilli bulunan .... sayılı "... a. ş", "..." ibareli markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. .... verilen ret kararının kapsamındaki hizmetler şunlardır: SINIF 36: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. Belitilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, "..." ibaresini esas unsur olarak içeren başvuru konusu marka ile ret kararına gerekçe olarak gösterilen .... sayılı "... a. ş", "..." ibareli markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Ayrıca, başvuru ile ret gerekçesi markaların kapsamında aynı hizmetlerin bulunduğu belirlenmiştir. Bilindiği üzere, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında iktisadi veya idari yönden bir bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, eğer ilgili tüketici kesiminin, ihtilaf konusu markaları taşıyan (veya taşıyacağı var sayılan) ihtilaf konusu mal veya hizmetlerin aynı işletmeden ya da duruma göre, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilmesi riski söz konusu ise, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir. Bu hususlar çerçevesinde, başvuruya konu marka ile ret gerekçesi ... arasındaki benzerliğin yanı sıra, markaların aynı hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ortalama tüketici kesimi nezdinde bu hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından sunulduğu veya marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile ... arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Başvuru sahibi adına ... sayı ile tescilli bulunan "..." ibareli markanın, inceleme konusu başvurudan farklı olarak, herhangi bir üçüncü kişi tarafından yayına itiraza konu edilmeksizin, diğer bir ifadeyle nispi ret nedenlerine dayalı bir incelemeye tabi tutulmaksızın tescil edildiği gibi söz konusu markanın tescil tarihinden itibaren henüz yeterince uzun bir sürenin de geçmemiş olduğu tespit edildiğinden söz konusu markanın inceleme konusu başvuru bakımından bir hak oluşturması mümkün görülmemiştir. Her ne kadar ret markaların kötü niyetle tescil edilmiş olduğu öne sürülmüşse de, yürürlükteki mevzuat uyarınca, tescil edilmiş bir markanın kötü niyetli olarak yapılan bir başvuru sonucunda tescil edilmiş olduğuna ve buna dayanarak hükümsüzlüğüne karar verme yetkisi mahkemelere ait olup Kurum'un tüm idari süreçleri eksiksiz olarak tamamlanarak tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kılma yetkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki, ret gerekçesi markaların tescil sürecinde bu gerekçeye dayalı olarak yayına itirazda bulunulmamış olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, belirtilen iddianın ilgili markaların hükümsüzlüğü talebiyle, görevli ve yetkili mahkemeler nezdinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayrıca, yayına itiraz eden tarafın, tescil edilmiş markalarına dayalı olarak başvurunun yayınına itirazda bulunması yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, bu yönde somut ve yeterli delillerin yokluğunda, yayına itirazın kötü niyetli olduğu iddiası da haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, başvuru hakkında ... Dairesince verilen karar isabetli görülmüş ve başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/... arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde özetlenebilir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Markası Davalı Markaları ....

10/05/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE; Dava konusu hizmetlerinin, red gerekçesi ... kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olduğu, Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunduğu, Dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, Davacının ... sayılı marka yönünden kazanılmış hakkı bulunmadığı, şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki başvuru veya tescilli bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " .... " ibareli marka başvurusu ile davalının " ... A.Ş ." ve " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ayrıca başvuru markasının kapsamında yer alan hizmetlerin mesnet markalarda da aynen yer aldığından emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının ".... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ... A.Ş ." ve " ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle bu hizmetlerde yanılgı yaşayabileceği , bu hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğu; Davacı tarafın ... sayılı önceki tescilli bulunan markası tescil tarihinden itibaren henüz yeterince uzun bir süre geçmemiş olduğu tespit edildiğinden müktesep hak koşulu da oluşmadığı; Neticeden rapor da benimsenerek dava reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.08/09/2025

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/400, K. 2025/322, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-400-e-2025-322-k-e110175bc700