İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/396 E. 2025/83 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/396
Karar No
2025/83
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/396 Esas KARAR NO : 2025/83 Büyükçekmece İcra Dairesi : ....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı .... Ticaret A.Ş. İle davalı arasında yürütülen ticari faaliyetlere istinaden alacaklı olduğunu, davalı firma ile olan ticari ilişki sebebiyle davaya ve icra takibine konu alacağı .... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, takibimize konu alacağın, kredi risk sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, alacağın bir kısmına ilişkin hasar ödemesinin .... Sigorta A.Ş. Tarafından gerçekleştirildiğini, iş bu alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve davalı tarafça iş bu takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, takibe konu faturalara ve cari hesap tutarına ilişkin olarak müvekkil firma açısından temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi sunulmadığını, davalı firma tarafından hizmete ilişkin teslime dair herhangi bir ıslak imzalı evrakın bulunmadığını, takip konusu borcun doğmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Davacı şirket ve davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin fatura alacağı davacı sigorta halefiyet'e dayalı alacağına dair Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Büyükçekmece İcra Dairesi ’nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 908.928,63-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle, Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, Davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 813.648,13-TL alacağı olduğu, Davalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 08/11/2024 tarihinde dosya kapsamında ticari defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığından ticari defterlerinin incelenemediğini, bununla beraber davalının bağlı bulunduğu İstanbul Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07/05/2024 tarihli yazı cevabında, davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2023 yılında 6 adet toplam 805.592,21-TL BA kaydı göründüğü, davacının davalı adına düzenlediği faturalarla davalının davacı adına 2023 yılında görülen BA kayıtlarının uyumlu olduğu, dava konusu faturaların e-fatura Temel Fatura olduğu, davalının ilgili faturalara iade/itiraz ettiğine dair evrak görülmediği, Takip tarihi itibariyle davacının davlıdan 813.648,13-TL asıl alacak, 95.280,50-TL işlemiş faiz olmak üzere, 908.928,63-TL toplam alacağı olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Genel Olarak; Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir, öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Ticaret Kanunu’nda ve Vergi Usul Kanunu’nda fatura ile ilgili başkaca düzenlemeler de bulunmaktadır. Nitekim, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde; fatura düzenlenmesinin hangi hallerde ve kimler için mecburi olduğu hususunda düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nun 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Kısacası; TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerekir. TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Eş söyleyişle, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. TTK’nun 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.( Bkz 27.06.2003 gün ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/15-472 E.,2011/608 K sayılı kararı) Davacı, fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. ) Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç bir kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, icra dosyası, fatura dökümleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu incelenen ticari kayıtlar ile de tespit edilmiş olup davacı .... Gıda bakımından; davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmayan bakiye fatura alacağının sübut bulduğu ve yine aynı doğrultuda, davalı sigorta şirketinin, sigorta poliçesi kapsamında zararını karşıladığı davacı ... Gıda' ya halef olarak ödediği bedelin rücusuna dair talebinin de incelenen ticari defter ve kayıtlar ile sabit görülerek bu haliyle davacıların talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 62.088,91-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 10.977,59-TL harcın mahsubuyla bakiye 51.111,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 10.977,59-TL peşin harç olmak üzere toplam 11.405,19-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı tarafça 64,00-TL posta/tebligat ve 4.500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.564,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 139.250,01-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/396, K. 2025/83, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-396-e-2025-83-k-ad3ff5785907